Showing posts with label Türkçe. Show all posts
Showing posts with label Türkçe. Show all posts

Sunday, February 28, 2010

Şifreniz 5 dakikada kırılabilir

İzmir Ekonomi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi İlker Korkmaz, Ege Üniversitesi Uluslararası Bilgisayar Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Dalkılıç ile birlikte hazırladıkları ''Türk Kullanıcıların Parola Seçimleri'' isimli araştırma sonuçlarına ilişkin bilgi verdi.



Korkmaz, bilgisayar sistemlerindeki parolanın, sisteme bağlanan kullanıcı kimliğinin doğrulanması amacıyla kullanıldığını anımsattı. Parola seçiminde, kullanıcıların genelde hatırlanması kolay ve kısa parolalar seçtiklerinin bilinen bir yöntem olduğunu belirten Korkmaz, bu tür parolaların bilgisayar korsanları için kolay hedef olduğunu ve tek bir ''zayıf'' kullanıcı parolasının bile tüm sistemin güvenliğini tehlikeye düşürebildiğini vurguladı.



GERÇEK ŞİFRELER KIRILDI



Korkmaz, akademik çalışmalarında, güvenilir kaynaklardan elde ettikleri ve bir sistemde kullanılan 2 bin 564 gerçek Türkçe parolayı seçtiklerini ve çeşitli yöntemlerle Bilimsel veriler kullanılarak ''şifreleri kırmaya'' çalıştıklarını anlattı. İlker Korkmaz, bu parolaların gizlilik nedeniyle araştırma kapsamı dışında hiçbir şekilde kullanılmadığını bildirdi.



Çalışmanın ilk bir aylık sürecinde tüm parolaların yüzde 30'una karşılık gelen 777'sinin tahmin edilebilir özellikte olduğunun belirlendiğini ifade eden Korkmaz, denenen parolaların yüzde 5'inin beş dakika içinde, yüzde 10'unun da ilk gün içinde tahmin edilebildiğini kaydetti. Korkmaz, çalışma sonucunda elde ettikleri verilere ilişkin şu bilgileri verdi:



''Kırılan 777 parolanın 564'ü sadece sayısal karakter içeriyor. Sadece rakam dışında hiçbir karakter kullanmadan parola seçen kullanıcı sayısı azımsanmayacak oranda. Ayrıca, kırılan parolaların büyük oranının sadece rakamlardan oluşması, bu tür parolaların zayıf olduğunu gösteriyor. Kırılan parolalar arasında sadece 32 parola, en az bir Türkçe alfabeye ait karakter içeriyor. 2 bin 564 Türk kullanıcısı içinde yüzde 98'den daha fazlası, parola seçiminde Türkçe karakter tercih etmiyor. Tümü sayılardan oluşan parolaların büyük oranı, 3 karakterli şifrelerin tamamı kırıldı. Türk kullanıcıların parolalarının yüzde 73'ünde en az 1 rakamsal karakter, yüzde 39'unda en az 1 büyük harf kullandığı ortaya çıktı.''



İlker Korkmaz, 2 ve 3 karakterden oluşan tüm şifrelerin kırılabildiğine işaret ederek, 4 karakterli parolaların yüzde 96'sının, 5 karakterlilerin yüzde 42'sinin, 6 karakterlilerin yüzde 31'inin, 7 karakterlilerin yüzde 4'ünün, 8 karakterlilerin yüzde 2'sinin kırılabildiğini bildirdi.



Korkmaz, Türk kullanıcı parolaları üzerine bulgulara ulaşılan çalışma sonuçlarının Türk kullanıcı eğilimleri olarak belirtilmiş olsa da diğer ülke kullanıcıları için de genel olarak benzediğini kaydederek, ''İnternet kullanıcılarına akılda kolay kalabilecek ve aynı anda da karışık karakterli şifreleme yöntemlerini tavsiye ediyoruz'' dedi.



Dünya çapındaki bazı araştırmacıların parola seçiminde çeşitli öneriler getirdiklerini belirten Korkmaz, ''Araştırmacılar, kullanıcının kendilerini anlatan anlamlı bir cümledeki kelimelerin ilk harflerini bir araya getirerek parola yapılabileceğini belirtiyor. Buna örnek olarak, 'Ben 3 yıldır mühendislik eğitimi alıyorum, memnunum' cümlesi gösterilebilir. Bu cümlenin baş harfleriyle oluşturulan 'B3yMea,m' parolasındaki gibi; internet kullanıcılarına, kolay hatırlanabilen ve aynı anda da zor kırılabilecek kendilerine ait cümlelerin baş harfleriyle şifreleme yapmaları önerilebilir'' dedi.



ÖNERİLER



Korkmaz'ın verdiği bilgiye göre, araştırma sonucunda belirlenen zayıf parola nitelikleri şöyle sıralanıyor:



''Parola uzunluğunun 7 karakterden az olması, parolanın 'zayıf' olarak nitelendirilmesine yetiyor. Karakterlerin tümünün rakamsal ya da alfabetik olması, sayısal karakterlerle sonlandırılması da zayıf parolaya neden oluyor. Parolanın uzunluğunun 7 karakterden büyük olsa da kullanıcı bilgisinin, parolada sözlüklerde yer alan bir kelimenin, özel bir ismin bulunması da zayıf olmasına yetiyor.''



''Güçlü'' parola nitelikleri ise şöyle sıralanıyor:



''Parolanın içerdiği karakterlerde en az 1 rakam ve en az 1 büyük harf olacak şekilde, parolada hem sayısal, hem de alfabetik karakterler birlikte kullanılmalı. Parolada, en az 1 harf veya rakam olmayan noktalama işareti gibi özel bir karakter içermeli. Kullanıcıların yalnız kendi alfabelerinde yer alan harflerden en az birini kullanması şifrenin kırılma olasılığını düşürüyor. (Türk kullanıcılar için, 'ç,ğ,ı,ö,s,ü' karakterleri gibi.)''
Şifreniz 5 dakikada kırılabilir

Tablet PC, iPad den önce Toshiba ile martta geliyor

Dokunmatik tablet bilgisayarları iPad piyasaya çıkınca fark ettik ama Toshiba'nın tableti daha önce çıktı bile. 2009'un sonunda Toshiba 7 inçlik ekrana sahip JurnE Touch dokunmatik bilgisayarı vitrine çıkarmıştı. Şimdi bu ürün Türkiye'de yaklaşık 310 dolardan piyasaya sürülecek. Ürünün iPad'de olduğu gibi sanal tuştakımı bulunuyor. Tuş takımının Türkçe desteği de unutulmamış.



OPERATÖRLER DE SATACAK

JurnE Touch'ın bazı özellikleri iPad'den daha iyi olmasına rağmen Türkiye'de satış fiyatının 310 dolar civarında olması bekleniyor. 2 USB girişi ve SD kart yuvası ile iPad'de olmayan genişleme olanağını sunuyor. Windows CE 6.0 işletim sistemi kullanan cihazın tarayıcısı Opera olacak. Ekran desteği ve cep telefonundaki hızı taşımak için tarayıcı olarak Opera kullanılıyor. JurnE Touch'ın Türkiye'de satış modelini belirlemek için Toshiba temsilcisi TNB ile operatörler arasında görüşmeler devam ediyor. Türk Telekom, Turkcell ve Vodafone uzun süreli kontrat karşılığı ürünün satışını yapmak istiyor. Yılın son çeyreğinde 10 inç ekran, 3G erişimi, TV için HDMI bağlantısı olan modeli de vitrindeki yerini alacak. Yetenekleri karşılaştırıldığında JurnE, iPad'e göre bilgisayara daha yakın.



DÜKKÂN FARK YARATIYOR

Apple'ın kıskanılan yanını Tasarım ve pazarlama yeteneği dışında internetteki iTunes, App Store gibi sanal mağazaları oluşturuyor. App Store adı verilen uygulama mağazasındaki 140 bin adet seçenek, sistemdeki en önemli farkı yaratıyor.
Tablet PC, iPad'den önce Toshiba ile martta geliyor

Wednesday, February 17, 2010

Davutoğlu nu Türkçe "hoşgeldin"le karşıladı

Ahmedinecad, temaslarda bulunmak üzere Tahran'a gelen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu Türkçe "Hoş geldin" diyerek karşıladı.



İran ile Türkiye arasındaki ilişkilerin gelişmesinin hem iki ülkenin hem de bölgenin çıkarlarına olacağını söyleyen Ahmedinecad, İran'ın Türkiye ile iyi niyet ve güven temellerine dayalı olarak ilişkileri sağlamlaştırmak istediğini söyledi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise İran'ın bölgedeki önemli rolüne dikkat çekerek, Türkiye'nin İran ile ilişkilerin güçlendirilmesine verilen önemi arttıracağını ifade etti. Davutoğlu ayrıca, Türkiye'nin İran ile ilişkilerini çeşitli alanlarda geliştireceğini kaydetti.
Davutoğlu'nu Türkçe "hoşgeldin"le karşıladı

Friday, December 25, 2009

SOKAK PARTİLERİ İLE YENİ YIL

HT İSTANBUL- Özdemir ERKAN



BU haftamın iki akşamını sokaklarda geçirdim. Sokak derken orada, burada yemekte veya bir davette değil, gerçek anlamda sokağın tam ortasında! Zorun neydi ki diyebilirsiniz ama ben anlatayım; biri Talimhane’de diğeri Akaretler’de gerçekleşen sokak partilerine katıldım... Önce Talimhane izlenimlerim... Geçen haftaki yağmurdan eser bile yoktu ama bir o kadar da dondurucu bir soğuk vardı. Yine de son derece keyifli bir organizasyondu. Talimhane son yıllarda sokaklarında düzenlenen partileri, otellerin önlerine kurdukları kış



bahçeli restoranları, Arnavut kaldırımlı yolları ve Türk Müziği’nin ünlü seslerinin Sahne aldığı Portofino Stage ile adından sıkça söz ettiriyor.



Şimdi de sokak partisi ile yılın son günlerine damgasını vurdu. Geçen akşam Larespark Hotel ve Eresin Premier Hotel’in ev sahipliğinde gerçekleşen parti için Talimhane meydanı özel çadırlar ve ısıtıcı sobalarla bir güzel düzenlendi. Sucuk ekmek partisi için mangallar hazır edildi. Kış günlerinin en güzel içkisi sıcak şaraplar konuklar için özel olarak hazırlandı. Bir partinin olmazsa olmazı nedir? Tabiki müzik... DJ masasında İstanbul gece hayatının en keyifli DJ’lerinden Serkan Çorumluoğlu, hemen yanıbaşında da Serkan’ın en hareketli müziklerine eşlik edecek perküsyon sanatçıları... Şimdi bunların hepsini yan yana koyun ve Talimhane sokaklarında nasıl da keyifli bir erken yılbaşı partisi yaşandığını artık siz hayal edin...



Talimhane’den Akaretler’e...



TALİMHANE sokak partisinin ardından aynı hafta içinde ikinci bir sokak partisi olacağı haberi geldi. Akaretler’de akşamüstü başlayacak parti sevgili İzzet’in mekanı Al Jamal’in önünde devam edecek... Biz hızımızı alamadık, Talimhane’deki sokak partisinin tadı damağımızda kaldı ya 2 gece sonra soluğu Akaretler’de aldık. O caddede hiçbirşey yapılmasa bile sadece ışıl ışıl binaların arasından yürümek için bile gidilir; o kadar keyifli bir cadde yani. Biz partiye vardığımızda İstanbul kalabalığı hazır ve de nazır oradaydı. Gökyüzünü tarayan lazer ışıkları, binaların ihtişamı, kalabalık ve havada uçuşan kar taneleri; gerçekten yaşanmaya değer bir ortam vardı. WHotel’in önüne kurulan büyük sahnedeki orkestra ağırlıklı Türkçe parçalarla gelenleri iyiden iyiye coşturdu. İnsanlar bir yandan şarkılara eşlik ediyor bir yandan da ellerindeki sıcak şarapların



keyfini çıkarıyorlardı. Nedendir bilmem o coşkulu yeni yıl partisi için trafiği kapatmamışlardı. Sahnenin önünden geçen (ya da geçmeye çalışan diyeyim) arabalara rağmen gayet keyifli bir atmosfer vardı.



Oradaki eğlenceyi bırakıp biraz da Al Jamal’in önüne gidelim dedik. Biz oraya doğru yürürken ellerinde saksafondan davula kadar birçok enstrümanın olduğu bir grup da aşağıya doğru yürüyorlardı. Meğer Al Jamal’ın özel olarak yurtdışından getirttiği dansçıların performans saati gelmiş, onlar da enstrümanları çala çala herkesi yukarıya doğru getirmeye hazırlık yapıyorlarmış. Görülmeye değer bir tabloydu! Sahne ile aramızdan geçen arabalara rağmen çok keyifli bir performans izledik. Öyle ki etraftaki bazı bayanlar önlerinde masa olsa tempolu müziklere dayanamayıp üstlerine çıkacak gibiydiler. :) Hani daha önceki yazılarımda sizlerle paylaşmıştım ya; yılbaşı gecesi herkes mutlaka eğlenilecek havasına girer, ben de hiç haz etmem diye... İşte ben bu iki sokak partisi ile hiç kasmadan, zoraki Eğlence moduna girmeden yeni yıla erkenden girenlerdenim... Yani benim 2010 yılım başladı, darısı



sizin başınıza. :)


SOKAK PARTİLERİ İLE YENİ YIL

Thursday, December 24, 2009

Reşadiye gazisi hain saldırıyı anlattı


İŞTE HAİN SALDIRININ OLDUĞU YER / FOTO GALERİ
Tokat'ın Reşadiye ilçesindeki terörist saldırıda ağır yaralanan Uzman Çavuş Yusuf Öztürk, tedavi gördüğü Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nden (GATA) taburcu edildi.Adana'nın Tufanbeyli ilçesindeki baba evine gelen Uzman Çavuş Öztürk, terörist saldırıda ayağına, bacağına, baldırına ve karnına isabet eden kurşunların, vücuduna girip çıktığını, göğsüne bir kurşunun saplandığını, bacak kemiğinde çatlaklar olduğunu, 3 kurşunun ise kafasını sıyırdığını belirterek, mucize eseri kurtulduğunu söyledi.
Saldırının yapıldığı sırada havanın sisli olduğunu anlatan Öztürk, şöyle devam etti:“Ancak 2 metre önümüzü görebiliyorduk. Kalaşnikof tüfeklerle taradılar. Yaralandıktan sonra silahımın kabzasını karnımdaki yaraya palaska ile sıkıştırarak tampon yaptım. Kısa süre içinde aranabilecek bütün önemli telefonlara bilgi verdim. Daha sonra yaralı halde bir kilometre yürüyerek köy dolmuşuna ulaşmayı başardım. Arkadaşımla kendimizi güvenli bölgeye attık. Saldırıdan hemen sonra yukarıdan Türkçe bir sesle '2 kişi kaçıyor' bağırtısını duydum.”
Bu arada, Öztürk'ü evinde Tufanbeyli Kaymakamı Cevat Uyanık, Belediye Başkanı Recep Balı, Jandarma Bölük Komutan Vekili Jandarma Kıdemli Başçavuş Rıdvan Gülcü ve Emniyet Amiri Bahadır Sakin ziyaret ederek, geçmiş olsun dileğinde bulundu.
Reşadiye gazisi hain saldırıyı anlattı

Saturday, December 19, 2009

İstiklal Marşı nı en iyi Marina okudu


MARINA, İSTİKLAL MARŞI'NI OKURKEN BÖYLE KENDİNDEN GEÇTİ
İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü'nce düzenlenen ‘İstiklal Marşı'nı Ezbere Okuma Yarışması'nda Beyoğlu ilçe birincisi olan Rum asıllı Marina Sözde, Şubat ayında yapılacak İstanbul finali için kendisine güvendiğini söyledi. Marina Sözde, İstiklal Marşı’nı okurken de duygulanıp ağladı.
Beyoğlu'ndaki 40 ilköğretim okulu arasında birinci olan Özel Zapyon Rum İlköğretim Okulu 6'ncı sınıf öğrencisi 11 yaşındaki Marina Sözde öğretmenleri tarafından ödüllendirildi. Bayrak töreninde İstiklal Marşı'nı okurken gözyaşlarını tutamayan Marina arkadaşları tarafından da uzun süre alkışlandı.
Marina Sözde, elde ettiği başarıdan büyük gurur duyduğunu, İstanbul finali için de iddialı olduğunu söyledi. Elemelere Türkçe öğretmeniyle hazırlandığını anlatan Sözde, “İstiklal Marşı'nı okurken çok duygulanıyorum. Çok güzel bir şiir” dedi.
Türkçe öğretmeni Damla Ölmez, Marina Sözde'nin yarışmaya gönüllü katıldığını belirterek, “İstiklal Marşı'nın 10 kıtasını 3 yıldan bu yana ezberlemişti zaten. İstiklal Marşı'nı okurken çok duygulanıyor. İstanbul içinde finali alıcağına inanıyoruz kenidisine güveniyoruz” diye konuştu.
Okul müdürü Eva Kanarya, bir avuç öğrecinin bulunduğu okuldan böyle büyük başarı gelmesinin kıvanç verici olduğunu söylerken, okulun Türk Müdür Yardımcısı Muazez İlter de “Kızımınla gurur duydum, Marina'ya güveniyorum” diye konuştu.
‘İstiklal Marşı'nı Ezbere Okuma Yarışması'nda ilçelerde birincileri 12 Ocak 2010 tarihinde elemeden geçecek. Burada finale kalmayı başaranlar 17 Şubat'ta İl birinciliği için yarışacak.
İstiklal Marşı'nı en iyi Marina okudu

Wednesday, December 16, 2009

Türkçe haber olsun mu olmasın mı?

SOFYA - Bulgaristan'da devlet televizyonu BNT'nin 1'inci kanalında hafta içi her gün 10 dakika olarak yayımlanan Türkçe Haber programının yasaklanıp yasaklanmaması konusunda Referandum yapılacak.
Türkçe haber programının yasaklanması için uzun süredir kampanya yürüten ırkçı ATAKA partisinin lideri Volen Siderov, Başbakan Boyko Borisov ile bugün bir araya gelerek istediği desteği aldı.
Başbakan Boyko Borisov, görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, lideri olduğu GERB partisinin, Türkçe haber programı için halk oylaması yapılması önerisine parlamentoda destek vereceğini açıkladı.
Referandum sonucu halkın söz konusu haberleri isteyip istemediğinin kesin olarak ortaya çıkacağını belirten Borisov, herkesin Uydu alıcılarıyla istediği dilde istediği yayını seyretme şansı olduğunu söyledi.
Bulgaristan'da hiçbir özel Televizyon kanalının yabancı dilde yayın yapmadığını kaydeden Borisov, devlet televizyonunun bir ayrıcalığı olmaması gerektiğini savunarak, "En iyisi bu durumu halka sormak ve referandum sonucuna göre hareket etmektir" diye konuştu.
Irkçı ve aşırı milliyetçi lider Volen Siderov da BNT'de Türkçe haber programının yayından kaldırılıp kaldırılmaması konusunda referandum yapılmasını içeren önergeyi en kısa sürede parlamentoya vereceklerini bildirdi.
Siderov, devlet televizyonunun sadece Türkçe haber bülteni yayımlamasının ülkede yaşayan diğer etnik azınlıklara karşı haksızlık olduğunu öne sürdü.
Türkçe haber olsun mu olmasın mı?

Monday, December 14, 2009

İki ustadan bağlama metodu

Ercan SAATÇİARİF Sağ ve Erdal Erzincan iki ciltik “Bağlama Metodu” hazırlamışlar. Fakat Bağlama metodu deyip geçmeyin, bildiğiniz “enstruman öğretme” amaçlı metodlardan öte, gelecek nesillere bağlama kültürünü en detaylı şekilde aktaracak bir hazine. 10 yılı aşkın bir sürede hazırlanmış bu iki ciltlik dev eser hem ingilizce hem de Türkçe dillerinde. Metoda biraz göz atınca, dünyada yayınlanan diğer enstruman metodlarından hiç bir farkı olmadığını ve hatta çok daha kaliteli bir şekilde işlendiğine tanık oluyorsunuz. Bir örnek vermem gerekirse, bu metodla bağlama öğrenmek isteyen biri, mesela Ertuğrul Özkök bile üç ay içersinde bağlamanın tellerini tıngırdatmayı başarabilir.Caz metodu gibiDünyanın en iyi Müzik akademisi olarak kabul edilen Berklee’de yayınlanan metodlardan eksiği yok fazlası var desem abartmış olmam... Her cazcının kutsal kitabı nasıl Berklee profesörü John LaPorta’nın “A Guide to jazz Improvisation ? 1968” isimli metodu ise bağlama ve Türk Halk Müziği için Arif Sağ ve Erdal Erzincan’ın metodu aynı değer ve önemdedir.Zengin bir enstrümanÖnsözde ustaların belirttiği gibi, son derece zengin bir enstruman olan bağlamanın özgünlüğünün tek bir kitapta toplanması, farklı düzen ve icra türlerinin çeşitliliği bakımından imkansız. Ama Arif Sağ ve Erdal Erzincanlı, iki ciltlik “Bağlama Metodu”nun, bu özgünlüğü ve zenginliği anlatmaya giden yolun sadece başı olduğunu belirtiyor. Bu da bizlere, bağlama ve Türk Halk Müziği konusunda aynı değerde eserlere kavuşmaya devam edeceğimiz müjdesini veriyor.KONSERSarıkamış ağıtlarıSARIKAMIŞ harekatında donarak yaşamlarını yitiren 90 bin askerimiz için 95 yıl önce 5 dilde yakılan ağıtlar “Sarıkamış Kahramanlarının Türküsü”nde ilk kez bir arada seslendirilecek. Prof. Dr. Bingür Sönmez Recep Ergül’ün ortak projesi olan gecede, Sarıkamış Şehitleri üstüne söylenmiş Türkçe, Çerkesce, Gürcüce, Lazca ve kürtçe ağıtlar seslendirilecek. Gecede İzzet Altınmeşe, Tayfun Talipoğlu, Cavit Murtezaoğlu, Bayar Şahin, Muammer Ketencoğlu, Havva Karadaş ve Doğan Özden 5 dilde yakılan ağıtları yorumlayacaklar. Bugün Cemal Reşit Rey konser Salonu’nda saat 19.00’da başlayacak.OPERAAşk-ı Memnu sahnedeHALİD Ziya Uşaklıgil’in aynı adlı romanından hareketle Selman Ada’nın bestelediği ve Tarık Günersel’in librettosunu yazdığı Aşk-ı Memnu İzmir’de sahneleniyor. 1900 yılında ilk basımı gerçekleşen Aşk-ı Memnu romanının yüzüncü yılında (2000 yılında) Opera olarak yazılan eser, dünyada ilk kez 23 Ocak 2003 tarihinde Mersin’de sahnelendi. Aşk-ı Memnu operası bugün ve 15, 17 Aralık 2009’da, 21 ve 23 Ocak 2010’da, 24, 27 ve 28 Nisan 2010 tarihlerinde İzmirli sanatseverlerle buluşacak.SERGİBarış yollarıTİYATRO sanatçısı Yaman Tüzcet’in, “Günaydın Barış” adlı kişisel Resim Sergisi bugün saat 18.00’de, sanatçıların uğrak yeri Çiçek Bar’da sanatseverlerle buluşuyor! 14 Ocak tarihine kadar ziyaret edilebilecek sergide, sanatçının “Barış Yolları” adlı yağlıboya tablolarının yanı sıra Nazım Hikmet, Savaş Dinçel, Müjdat Gezen gibi barışa sonsuz destek veren isimlerin etkileyici portreleri yer alıyor.ETKİNLİKYeşilçam’da inleyen nağmelerBEŞİKTAŞ Belediyesi tarafından “Ustalara Saygı” toplantılarına paralel olarak düzenlenen “Arşivlik Muhabbetler ? Yeşilçam’ı Yaratanlara Saygı” gecelerinde bu hafta sanatseverleri müzik dolu bir etkinlik bekliyor. Yeşilçam’ın ünlü şarkılarından seçmelerin Canlı yorumlanacağı etkinlik, Ortaköy Kültür Merkezi’nde bu akşam saat 20.00’den itibaren takip edilebilir.Etkinlikte Arda Uskan, Canan Perver Gürsu, Hayri Şahin, Temel Gürsu, Ümit Besen, Yahya Karadaş ve Yılmaz Atadeniz müzik ağırlıklı filmler odağında keyifli bir sohbet gerçekleştiriyorlar.
İki ustadan bağlama metodu

Tuesday, December 8, 2009

TV’den 24 saat Kürtçe

Özel Radyo ve televizyonların Türkçe dışındaki dil ve lehçelerde yayın yapmalarıyla ilgili sınırlamalar kaldırıldı.
Hükümet, "Demokratik Açılım"ın genel görüşme ile Meclis'te değerlendirileceği gün sürecin beklenen adımlarından birini daha tamamladı. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), çalışmaları uzun süredir devam eden "Özel Radyo ve Televizyon Yayınları Yönetmeliği"ni hazırladı. Yeni yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 25 Ocak 2004 tarihli eski yönetmelik yürürlükten kaldırıldı. Eski yönetmeliğin "Yayınların dili" başlıklı ikinci bölümü "Yayınların Türkçe yapılması esastır" hükmüyle başlıyordu. Yeni yönetmelikle bu hüküm bulunmuyor. Eski yönetmelik, Türkçe dışındaki dil ve lehçelerde yayını radyolarda günlük 1, haftalık 5 saatle sınırlıyordu. Televizyonlara ise günlük 45 dakikayı geçmemek üzere haftada 4 saat için izin veriliyordu. Yeni düzenleme, bu sınırı kaldırdı. İsteyen özel radyo ve televizyonlar, RTÜK'e "Yayın yapmak istedikleri dil veya lehçe", "Program türleri", "Günlük yayın akışı" ve "Aylık yayın planı" bildirerek başvuracak. Alınan izinle 24 saat Türkçe dışındaki dil ve lehçelerde yayın yapılabilecek. Günlük, aylık ve yıllık yayın planları içinde süreklilik arz etmeyen müzik yayını ve Sinema filmleri için ise izin zorunluluğu yok. Yayın kuruluşları, Kürtçe dahil dillerdeki müzik kliplerini ya da sinema filmlerini izin almadan yayınlayabilecek.
TV’den 24 saat Kürtçe