Showing posts with label Teknoloji. Show all posts
Showing posts with label Teknoloji. Show all posts

Sunday, February 28, 2010

Şifreniz 5 dakikada kırılabilir

İzmir Ekonomi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Görevlisi İlker Korkmaz, Ege Üniversitesi Uluslararası Bilgisayar Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Dalkılıç ile birlikte hazırladıkları ''Türk Kullanıcıların Parola Seçimleri'' isimli araştırma sonuçlarına ilişkin bilgi verdi.



Korkmaz, bilgisayar sistemlerindeki parolanın, sisteme bağlanan kullanıcı kimliğinin doğrulanması amacıyla kullanıldığını anımsattı. Parola seçiminde, kullanıcıların genelde hatırlanması kolay ve kısa parolalar seçtiklerinin bilinen bir yöntem olduğunu belirten Korkmaz, bu tür parolaların bilgisayar korsanları için kolay hedef olduğunu ve tek bir ''zayıf'' kullanıcı parolasının bile tüm sistemin güvenliğini tehlikeye düşürebildiğini vurguladı.



GERÇEK ŞİFRELER KIRILDI



Korkmaz, akademik çalışmalarında, güvenilir kaynaklardan elde ettikleri ve bir sistemde kullanılan 2 bin 564 gerçek Türkçe parolayı seçtiklerini ve çeşitli yöntemlerle Bilimsel veriler kullanılarak ''şifreleri kırmaya'' çalıştıklarını anlattı. İlker Korkmaz, bu parolaların gizlilik nedeniyle araştırma kapsamı dışında hiçbir şekilde kullanılmadığını bildirdi.



Çalışmanın ilk bir aylık sürecinde tüm parolaların yüzde 30'una karşılık gelen 777'sinin tahmin edilebilir özellikte olduğunun belirlendiğini ifade eden Korkmaz, denenen parolaların yüzde 5'inin beş dakika içinde, yüzde 10'unun da ilk gün içinde tahmin edilebildiğini kaydetti. Korkmaz, çalışma sonucunda elde ettikleri verilere ilişkin şu bilgileri verdi:



''Kırılan 777 parolanın 564'ü sadece sayısal karakter içeriyor. Sadece rakam dışında hiçbir karakter kullanmadan parola seçen kullanıcı sayısı azımsanmayacak oranda. Ayrıca, kırılan parolaların büyük oranının sadece rakamlardan oluşması, bu tür parolaların zayıf olduğunu gösteriyor. Kırılan parolalar arasında sadece 32 parola, en az bir Türkçe alfabeye ait karakter içeriyor. 2 bin 564 Türk kullanıcısı içinde yüzde 98'den daha fazlası, parola seçiminde Türkçe karakter tercih etmiyor. Tümü sayılardan oluşan parolaların büyük oranı, 3 karakterli şifrelerin tamamı kırıldı. Türk kullanıcıların parolalarının yüzde 73'ünde en az 1 rakamsal karakter, yüzde 39'unda en az 1 büyük harf kullandığı ortaya çıktı.''



İlker Korkmaz, 2 ve 3 karakterden oluşan tüm şifrelerin kırılabildiğine işaret ederek, 4 karakterli parolaların yüzde 96'sının, 5 karakterlilerin yüzde 42'sinin, 6 karakterlilerin yüzde 31'inin, 7 karakterlilerin yüzde 4'ünün, 8 karakterlilerin yüzde 2'sinin kırılabildiğini bildirdi.



Korkmaz, Türk kullanıcı parolaları üzerine bulgulara ulaşılan çalışma sonuçlarının Türk kullanıcı eğilimleri olarak belirtilmiş olsa da diğer ülke kullanıcıları için de genel olarak benzediğini kaydederek, ''İnternet kullanıcılarına akılda kolay kalabilecek ve aynı anda da karışık karakterli şifreleme yöntemlerini tavsiye ediyoruz'' dedi.



Dünya çapındaki bazı araştırmacıların parola seçiminde çeşitli öneriler getirdiklerini belirten Korkmaz, ''Araştırmacılar, kullanıcının kendilerini anlatan anlamlı bir cümledeki kelimelerin ilk harflerini bir araya getirerek parola yapılabileceğini belirtiyor. Buna örnek olarak, 'Ben 3 yıldır mühendislik eğitimi alıyorum, memnunum' cümlesi gösterilebilir. Bu cümlenin baş harfleriyle oluşturulan 'B3yMea,m' parolasındaki gibi; internet kullanıcılarına, kolay hatırlanabilen ve aynı anda da zor kırılabilecek kendilerine ait cümlelerin baş harfleriyle şifreleme yapmaları önerilebilir'' dedi.



ÖNERİLER



Korkmaz'ın verdiği bilgiye göre, araştırma sonucunda belirlenen zayıf parola nitelikleri şöyle sıralanıyor:



''Parola uzunluğunun 7 karakterden az olması, parolanın 'zayıf' olarak nitelendirilmesine yetiyor. Karakterlerin tümünün rakamsal ya da alfabetik olması, sayısal karakterlerle sonlandırılması da zayıf parolaya neden oluyor. Parolanın uzunluğunun 7 karakterden büyük olsa da kullanıcı bilgisinin, parolada sözlüklerde yer alan bir kelimenin, özel bir ismin bulunması da zayıf olmasına yetiyor.''



''Güçlü'' parola nitelikleri ise şöyle sıralanıyor:



''Parolanın içerdiği karakterlerde en az 1 rakam ve en az 1 büyük harf olacak şekilde, parolada hem sayısal, hem de alfabetik karakterler birlikte kullanılmalı. Parolada, en az 1 harf veya rakam olmayan noktalama işareti gibi özel bir karakter içermeli. Kullanıcıların yalnız kendi alfabelerinde yer alan harflerden en az birini kullanması şifrenin kırılma olasılığını düşürüyor. (Türk kullanıcılar için, 'ç,ğ,ı,ö,s,ü' karakterleri gibi.)''
Şifreniz 5 dakikada kırılabilir

Kızlar iletişim erkekler oyun...

Bilecik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Çiğdem Turhal, Yrd. Doç. Dr. Nazım İmal ve yüksek lisans öğrencisi Arif Günel'in 12-14 yaş grubu 133 öğrenci arasında yaptıkları anket sonuçlarından derlediği bilgilere göre, internet kullanımı her geçen gün artarken, artış en fazla ergen bireyler arasında görülüyor.



Araştırmaya göre, internet ve bilgisayar kullanımı çok küçük yaşlara kadar inerken, aileler, evlerine bilgisayar ve interneti çocuklarının derslerine yardımcı olması için alıyor.



Söz konusu yaş grubu çocuklar arasında internet başında geçirilen zamana bakıldığında, öğrencilerin interneti en çok ''oyun'' ve ''iletişim'' amaçlı olarak kullandığı gözleniyor. Bunun yanında öğrenciler interneti ödev ve araştırma amacıyla kullanıyor.



Çocukların interneti ne amaçla kullandıklarını ortaya koyan araştırmaya göre, kız çocuklarının yüzde 60'ının arkadaşlarıyla ''iletişim kurma'' amacıyla kullandığı, erkek çocuklarının ise yüzde 55'inin interneti en çok ''oyun oynama'' amacıyla kullandığı ortaya çıkıyor.



Öğrencilerin, ''internet ortamı güvenli mi?'' şeklindeki soruya yüzde 60 oranında ''evet'' yanıtını verdiği araştırmaya göre, bazı sitelerin ekranda görülmesine izin vermeyen ''aile koruma şifresi'' kullanımı da giderek artıyor. Anketten çıkan sonuçlara göre, yüzde 53'lük oranda aile koruma programına sahip aile bulunurken, gelecekte bu oranın artması bekleniyor.



Ankete katılan öğrencilerin yüzde 50'si internetin ''mutlaka olması'' gerektiği yanıtını verirken, yüzde 42'si ''olmalı'', yüzde 8'i ise ''olmasa da olur'' yanıtını verdi. Öğrencilerin yüzde 55'i ise günde 1-3 saatini internet başında geçiriyor. Araştırmacılar, bu sonuçların ''öğrencilerin internete bağımlılıklarını ortaya koyduğu'' yönünde yorum yapıyor.



Öğrencilerin yüzde 82'inde bilgisayar kendi odalarında bulunurken, yüzde 20'sinde oturma odasında, yüzde 15'in de ise dizüstü bilgisayar bulunuyor. Araştırmacılar, anketin sonuç raporunda çocukları internet ortamındaki tehlikelerden korumanın en önemli yöntemlerinden birinin bilgisayarı evin ortak kullanım alanlarında bulundurmadan geçtiği yönünde görüş bildiriyor.
Kızlar iletişim erkekler oyun...

Evde cebi ekonomik kullanmak mümkün

Eve geldiniz, en çok vakit geçirdiğiniz yerde hemen kısa mesajla EVDEYIM diye yazıp 8008'e gönderen Turkcell abonelerine sabit telefonu daha ekonomik arama tarifeleri sunuyor. Daha sonra eve her geldiğinizde şebeke fark edip ekonomik tarife modeline geçiyor. Ayda 6 TL veya 39 kontöre 400 dakika konuşma olanağı sunuluyor. Turkcell'in ev ekonomisi adını verdiği kampanyada EvTurkcell aboneleri 4 ayrı paketten birini seçebiliyor.

Evde cebi ekonomik kullanmak mümkün

Ürün turu

En taze en güçlü dizüstü

Casper, taze Intel Core i7 işlemcili canavarı dize getiriyor. Casper Nirvana, Intel Core i7 ile 4 çekirdekli en güçlü işlemciyi Türkiye'de de kullanıma sunuluyor. Böylece tüm dünya ile hemen hemen aynı zamanda taze ürünler Türkiye'ye giriş yapıyor. Casper yerli üretim ile taze teknolojiler bir araya getirerek Türkiye'de piyasaya sunuyor. Ürünün fiyatı seçilen işlemci ve diğer özelliklere göre 1500 ile 2000 TL arasında değişiyor. 15.4 inç ekranı Full HD ekranı gerçeğe yakın görüntülerle Oyun kullanıcılarının dikkatini çekiyor.



Boyu küçük yeteneği çok

Mini dizüstü Bilgisayar boyutlarındaki M11X boyundan büyük işler yaparak oyun tutkunlarına daha hafif alternatif sunuyor. Dell'in Alienware markasıyla tanıttığı güçlü oyun bilgisayarları mini dizüstü modasından etkilenirken atalarının genlerini taşıdığını da çift çekirdekli işlemcisi, 8 GB belleği ve 500 GB sabit diski ile gösteriyor. Alienware M11X, 11 inç ekranı olan 720p HD yayın desteği ile küçük ekranda unutulmamış.



Dizüstünün eksiği de yok fazlası da

Hewlett Packard, günlük kullanım için ideal olduğunu düşündüğü dizüstü modeli G62T'yi mütevazı bir tanıtımla açıkladı. Standart olarak 15.6 inçlik LED aydınlatmalı ekrana ve Inrel Core i3 işlemciye sahip olan model, 3 GB bellek, 160 GB depolama alanı, DVD yazıcı, 6 hücreli pil ile Windows 7 Home Premium 64-bit içeren bir paketle geliyor. WiFİ, ethernet, 3 adet USB girişi ile kulaklık ve mikrofon mevcut. ABD'de fiyatı 600 dolar.

Ürün turu

Avrupa da PC satışında yalnız Türkiye büyüdü

Donanım satışlarında 3 milyon adet sınırını geçen Türkiye, araştırma şirketi IDC sonuçlarına göre hem adet hem de ciro olarak geçtiğimiz yıla göre büyüme kaydeden tek ülke oldu. Almanya ve İngiltere gibi devler yüzde 12 küçülürken, gelişmekte olan pazar olarak görülen Rusya'da düşüş yüzde 25 ile daha dramatik oldu. Türkiye'nin büyümesinde en önemli unsurlar KDV indirimi, telekom şirketlerinin 3G rekabeti ve dizüstü Bilgisayar kampanyaları ve Teknoloji perakendecilerinin açılışlarında yaptıkları indirim kampanyaları oldu. IDC araştırmasına göre Türkiye bilgi teknolojisi ve donanım harcaması konusunda pozitif bir büyüme kaydederken Yazılım harcamaları 2008 yılına göre yüzde 1 düştü. Bu sonuç Türkiye'nin bilgi teknolojisi alanında değer yaratamayan, al-sat ilişkisine dayalı sığ bir pazar olduğunu göz önüne seriyor.

Avrupa'da PC satışında yalnız Türkiye büyüdü

Tablet PC, iPad den önce Toshiba ile martta geliyor

Dokunmatik tablet bilgisayarları iPad piyasaya çıkınca fark ettik ama Toshiba'nın tableti daha önce çıktı bile. 2009'un sonunda Toshiba 7 inçlik ekrana sahip JurnE Touch dokunmatik bilgisayarı vitrine çıkarmıştı. Şimdi bu ürün Türkiye'de yaklaşık 310 dolardan piyasaya sürülecek. Ürünün iPad'de olduğu gibi sanal tuştakımı bulunuyor. Tuş takımının Türkçe desteği de unutulmamış.



OPERATÖRLER DE SATACAK

JurnE Touch'ın bazı özellikleri iPad'den daha iyi olmasına rağmen Türkiye'de satış fiyatının 310 dolar civarında olması bekleniyor. 2 USB girişi ve SD kart yuvası ile iPad'de olmayan genişleme olanağını sunuyor. Windows CE 6.0 işletim sistemi kullanan cihazın tarayıcısı Opera olacak. Ekran desteği ve cep telefonundaki hızı taşımak için tarayıcı olarak Opera kullanılıyor. JurnE Touch'ın Türkiye'de satış modelini belirlemek için Toshiba temsilcisi TNB ile operatörler arasında görüşmeler devam ediyor. Türk Telekom, Turkcell ve Vodafone uzun süreli kontrat karşılığı ürünün satışını yapmak istiyor. Yılın son çeyreğinde 10 inç ekran, 3G erişimi, TV için HDMI bağlantısı olan modeli de vitrindeki yerini alacak. Yetenekleri karşılaştırıldığında JurnE, iPad'e göre bilgisayara daha yakın.



DÜKKÂN FARK YARATIYOR

Apple'ın kıskanılan yanını Tasarım ve pazarlama yeteneği dışında internetteki iTunes, App Store gibi sanal mağazaları oluşturuyor. App Store adı verilen uygulama mağazasındaki 140 bin adet seçenek, sistemdeki en önemli farkı yaratıyor.
Tablet PC, iPad'den önce Toshiba ile martta geliyor

DOS döneminden kalma virüs

Windows işletim sistemi için Şubat güncellemesinde yayınlanacak Yama, DOS işletim sistemi zamanından kalma Güvenlik açığını gidermiş olacak.



İlk olarak Windows NT 3.1 işletim sisteminde ortaya çıkan güvenlik zaafiyeti, Windows'un her yeni versiyonu çıktığında devam ederek geldi.



Microsoft'un aylık güvenlik güncellemesinde, ayrıca Windows işletim sisteminde 5'i "kritik" olarak değerlendirilen 25 güvenlik açığı kapatılacak.



Eski dönemlerden kalma Bilgisayar virüsü, geçen ay Google güvenlik araştırmacısı Tavis Ormandy tarafından keşfedilmiş ve Windows işletim sisteminin yeni sürümlerinin, çok eski programları çalıştırabilmesi için kullanılan yardımcı bir yazılıma bulaştığı anlaşılmıştı.



Ormandy, güvenlik açığının Windows XP, Windows server 2003 ve 2008 ile Windows Vista ve Windows 7'de bulunduğunu tespit etmişti.
DOS döneminden kalma virüs

Yazıyı silebilen yazıcı üretildi

Teknoloji alanındaki yenilikleri yayımlayan Rus Ruformator internet sitesindeki habere göre, yeni geliştiren yazıcı, kağıttaki basılı yazıları yeniden silerek, aynı kağıda 1000 defa baskı yapma olanağı tanıyor.



PrePeat adı verilen ve mürekkep veya toner kullanılmayan yazıcıda yazılar, ısıya duyarlı plastikle kağıt üzerine aktarılıyor.



Üzerinde "Yazdır", "Sil", "Sil ve Yazdır" tuşları bulunan yazıcı, şimdilik sadece siyah baskı yapabiliyor.
Yazıyı silebilen yazıcı üretildi

Explorer da yeni açık uyarısı

Microsoft yetkilisi Dave Forstrom, Internet Explorer'daki zaafiyet konusunda araştırma yaptıklarını söylerken, bu sistemi kullananlara karşı saldırı konusunda henüz hiçbir bilginin kendilerine ulaşmadığını belirtti.



Firma yöneticileri, IE'de belirlenen yeni açığın, geçen ay ortasında IE'nin 6. versiyonunda görülen ve Çin'de Bilgisayar korsanlarının Google'a karşı faydalandıkları zafiyetten farklı olduğunu belirterek, bu açığın sadece Windows XP işletim sistemi için risk oluşturduğunu kaydettiler.



Microsoft, bu açık konusunda bir internet Güvenlik şirketi tarafından dün Washington'da düzenlenen bir konferansta kanıtlarıyla birlikte uyarıldı.



Milyonlarca Windows XP kullanıcısının internette dolaşırken siber saldırılardan korunmalarını sağlamak amacıyla Microsoft, güvenlik uyarısı bölümünde tıklanması yeterli bir düğme koydu.
Explorer'da yeni açık uyarısı

Microsoft Mobile 7 ceplere yelken açtı

Microsoft, Windows Mobile 7'nin 15 Şubat 2010'da Barcelona'da düzenlenecek Dünya Mobil Kongresi kapsamında açıklanacağını duyurdu. Şirketin mali işlerinden sorumlu yöneticisi Peter Klein'ın ağzından çıkan bu sözler, sistem hakkındaki belirsizlik durumuna da nokta koymuş oldu. 2005'ten beri yayınlanan güncellemeri geride bırakıp, gerçekten yenilikçi bir sistem olması beklenen WinMo 7, öncelikli olarak çoklu dokunuş desteği getirecek. Telefonların en azından 800 x 480 çözünürlükte ve 1 GHz işlemci kapasitesinde olacağı konuşulan WinMo 7, dokunmatik ekran, 3G ve WiFi gibi donanımları da şart koşacak.
Microsoft Mobile 7 ceplere yelken açtı

Cep pillerinden otomobile yakıt

Taşınabilir cihazlarda ekranlar büyüyor, yetenekler artıyor. Cep telefonları ve taşınır cihazlarda en çok kullanılan pil olan lityum ion'un tarihi geçmek üzere. Çünkü, IBM süper bilgisayarlarını lityum ion'dan 10 kat güçlü "lithum air" piller yaratmak için kolları sıvadı. IBM iki süper bilgisayarını bu yeni litium air pil teknolojisi için çalıştırıyor. Lityum air projesi gerçekleşirse, elektrikli otomobiller inanılmaz biçimde yaygınlaşabilir. Çünkü bu araçların ortalama 250 km olan menzilin 10 kat artması, benzinin pabucunu

dama atmak anlamına geliyor.
Cep pillerinden otomobile yakıt

Cep.sabah.com.tr yenilendi

Cep telefonundan, habere, her an her yerde ve anında ulaşmanın en kolay yolu olan Cep.sabah.com.tr, okuyucularına yepyeni yüzüyle daha da dolu bir içerik sunuyor.



Sade yüzüyle de okuyucuların beğenisini kazanan Cep.sabah.com.tr'de, Sabah Gazetesi'nin tüm yazarlarının günlük ve arşiv yazılarına bir tıkla ulaşabilirsiniz.



Spor'dan ekonomiye, hava durumundan astrolojiye, Son Dakika haberlerinden piyasa rakamlarına kadar zengin bir içeriğe sahip olan Cep.sabah.com.tr yaşamınızın vazgeçilmez bir parçası olacak.

Cep.sabah.com.tr yenilendi

iPad dan daha kalın ve daha ağır P88 in USB girişi de var

Şirket yetkililerinden Huang Şiofang, "Neden Apple'ın bizim yaptığımız şeyin aynısını yaptığını anlayamıyoruz. Biz ürünü daha önce ürettik" dedi. Yetkili, P88'in ağustosta piyasaya sürüldüğünü söyledi. iPad'den daha kalın ve ağır olan P88'in daha geniş bir ekrana ve daha büyük hafıza kapasitesine sahip olduğu ve üründe "iPad"den farklı olarak USB girişleri bulunuyor.
iPad'dan daha kalın ve daha ağır P88'in USB girişi de var

Çin firması iPAD çakma , Fujitsu İsim benim dedi

Apple iPad ismini daha önce tescil eden Fujitsu avukatlarının konuyu incelediğini açıklarken, Çinli bir firmadan da 6 ay önce biz ürünü piyasaya sunduk açıklaması geldi. Daha önce iPhone konusunda Cisco ile sorun yaşayan Apple, şimdi de iPad ismi için Fujitsu ile başı derde girebilir. 2002'de iPAD adında bir ürün çıkaran, 2003'te isim haklarını patentleyen Fujitsu, Apple'ın "iPad"ine karşı dava açma hazırlığında. Fujitsu yetkilileri avukatların konuyu değerlendirdiği ifade ederek ne yapacağını hesaplıyor. Apple, Cisco'ya ait olan iPhone ismini de şirket ile aralarında anlaşarak geri almıştı. İki ürün arasındaki büyük harf kullanımı farkı ise Apple için savunma sağlamıyor. Intel'in küçük i patent istegi geri çevirilmişti.
Çin firması 'iPAD çakma', Fujitsu 'İsim benim' dedi

Lost heyecanı Turkcell MobilTV de

Turkcell, final sezonu öncesinde Lost dizisinin 8 dakika 15 saniyelik özetini Turkcell Mobil TV'den ücretsiz olarak yayınlıyor.



Milyonlarca kişi tarafından büyük merakla beklenen Lost'un 6. sezonu Türkiye'de 5 Şubat'tan itibaren sadece Digiturk DiziMax'te yayınlanacak. Turkcell müşterileri, Mobil TV'deki "Lost in 8:15" adlı ilk 5 sezona ait özet içerik sayesinde son sezon öncesi tüm bilgilerini tazeleyip, Dizimax'teki yeni bölümlere hazırlanabiliyor.



Turkcell MobilTV servisi için; TV ya da MOBILTV yazarak, 2222'ye kısa mesaj göndermek yeterli. Telefona gelecek linke tıklayarak, uygulamayı indirip 'Video' başlığı altından Lost'un özet içeriğine kolayca ulaşmak mümkün. Telefonu Turkcell MobilTV uygulamasını desteklemeyenler, MobilTV WAP ana sayfasından içeriğe ulaşabiliyor.



Lost heyecanı Turkcell MobilTV'de

Katlanıp cebe giren görüntü

ODTÜ'lü araştırmacılar, katlanabilir özellikteki esnek görüntü cihazlarının yapımında gerekli binlerce rengi tek bir plastik malzemeyle elde eden Teknoloji geliştirdi.



''Yeşil renk'' oluşturulamadığı için bugüne kadar yapılamayan esnek malzemeler için literatürdeki eksiklikleri iki yıl önce tamamlayan araştırmacılar, son çalışmalarını çok daha ileriye taşıyarak ''üstün özellikli'' tek bir plastik malzemeyle binlerce tondaki rengi elde etti.



Yeni nesil polimer tabanlı malzemeler, maliyetleri düşük Organik tabanlı güneş pilleri ile LED yapımında da kullanılacak.



ODTÜ Kimya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Levent Toppare, görüntü cihazı ekranlarının yapımında günümüzde inorganik malzemelerin kullanıldığını ve bu malzemelerin yüksek maliyetlerinin bulunduğunu belirtti.



Prof. Dr. Toppare, görüntü cihazlarında kullanılmak üzere plastik özellikler taşıyan elektrokromik polimerler üzerine başkanlığını yürüttüğü ekibin uzun yıllardır çalıştığını söyledi.



Bu çalışmaların en önemli sonuçlarından birini iki yıl önce aldıklarını belirten Toppare, ''Polimer Tabanlı Görüntü Cihazları ve Eksik Renk Yeşil'' adlı çalışmalarında, yeşille şeffaf arasında dönüşebilen eksik rengi oluşturan elektrokromik malzemeyi geliştirdiklerini anımsattı.



Toppare, bu çalışmalarında görüntü cihazlarının bu malzemelerle yapılarak maliyetlerinin düşürülmesi için literatürdeki eksiklikleri tamamladıklarını anımsattı.Bu çalışmalarının ardından literatürde kırmızı, mavi ve yeşil renklerde bir eksiklik kalmadığını anlatan Toppare, şu bilgileri verdi:



''Literatüre bakıldığında, farklı polimerlerden bir kısmı kırmızı, mavi, yeşil, multikromik, floresan (ışık yayabilen) veya bir kısmı da çözülebilen polimerlerdir.Ancak bütün bu özellikler, farklı farklı polimerlerle sağlanabiliyordu.



''TÜM RENKLER TEK POLİMERDE''



Prof. Dr. Toppare, patent alan bu çalışmalarının ardından başkanlığını yürüttüğü son çalışmalarında ise araştırma görevlileri Abidin Balan ve Derya Baran'la birlikte aynı anda tüm renk geçişlerini tek başına sağlayan ''benzotriazol içerikli polimerler'' geliştirdiklerini açıkladı.



Toppare, görüntü cihazı ekranlarının katlanabilir gibi esneme özelliklerine sahip olabilmesi için her renk için ayrı ve onlarca sayıda polimer değil, geliştirdikleri tek bir polimerin yeterli olacağını söyledi.

Araştırmaları sonunda elde ettikleri iletken polimerlerin tek başına görüntü teknolojisinin ihtiyaç duyduğu kırmızı, yeşil, mavi, siyah ve şeffaf olmak üzere bütün renk geçişlerine, yaygın solventlerde çözünebilirliğe, hem p hem n tipi katkılanabilirliğe sahip olduğunu bildiren Toppare, şunları

kaydetti:



''Yeni çalışmamızda her renk için ayrı bir malzeme yerine tek bir malzeme geliştirdik. Bu tek polimer, aldığı gerilime göre her rengi oluşturabiliyor. Yani görüntü cihazlarında renk üretimi için gereken mavi, kırmızı, yeşil ve şeffafa kadar uzanan milyonlarca ana ve ara renk tonunu elde etme yeteneğini tek bir polimerde topladık.



Ayrıca malzemenin önemli diğer bir özelliği de bildiğimiz tüm malzemelerde çözünebilme özelliği. Bu haliyle malzeme, her türlü geniş yüzeylerde de kullanılabilecek. Dolayısıyla malzemeyi yalnızca elektrolitik olarak değil, kimyasal yöntemlerle de yapmak mümkün hale geliyor.''

Toppare, çalışmaları ile Televizyon, Bilgisayar gibi görüntü cihazlarının bu malzemelerle yapılabilmesi için renk geçişleri arasındaki zamanı mikron seviyelerine düşürme yolundaki çalışmalarının da sürdüğünü bildirdi.



"GÜNEŞ PİLİ DE YAPILACAK''



Prof. Dr. Toppare, geliştirdikleri teknolojinin yarı iletken olma özelliğinin yanı sıra floresan özellikleri nedeniyle güneş pillerinin imalatında etken maddeler olarak da kullanılabileceğini bildirdi.

Toppare, ODTÜ'de, Devlet Planlama Teşkilatının desteğiyle kurulan Güneş Enerjileri Araştırma Merkezinde (GÜNAM) polimerik tabanlı güneş pillerinin üretilmesi için araştırmalara başladıklarını da açıkladı.



Tüm dünyada organik malzemelerden güneş pili yapımı için yüzlerce araştırmanın yürütüldüğünü aktaran Toppare, bu araştırmalarda yüksek verim gücüne sahip ve yeniden kullanılabilir pillerin düşük maliyetlerle üretilmesinin amaçlandığını söyledi.



Geliştirdikleri malzemenin, özelliği nedeniyle LED yapımında da kullanılabileceğini belirten Toppare, açıklamalarını, ''Sayılan özelliklerin hepsini birden taşıyan tek bir malzeme maliyet düşüklüğü, kulanım alanlarının genişliği ve daha önemlisi benzersizliği yönünden paha biçilmez bir üründür'' sözleriyle tamamladı.

Katlanıp cebe giren görüntü

Uykusuz oyun günleri Global Game Jam

Oyun geliştirme ve animasyon teknolojileri alanındaki girişimci faaliyetlerin teşvik edilmesi ve mevcut fikirlerin ticarileşmesini hedefleyen "ODTÜ Teknokent Animasyon Teknolojileri ve Oyun Geliştirme Merkezi" (METUTECHATOM), geçtiğimiz yıldan daha geniş katılımla "Global Game Jam 2010" (Yenilikçi Oyun Geliştirme Dünya Maratonu) etkinliğinin Türkiye ayağına yine ev sahipliği yapıyor. Şu zamana kadar, dünyada pek çok farklı ülkede ve şehirde (özellikle Amerika, Kanada ve Avrupa'da) yapılan "Game Jam"lerin hedefi, yeni Oyunlar geliştirmek. www.vimeo.com/metutechatom

Uykusuz oyun günleri Global Game Jam

Tuesday, December 29, 2009

Kuzey Kutbu firarda

Geçtiğimiz günlerde jeofizikçi Arnaud Chulliat, Dünya'nın üst bölümde çok ilginç bir durum fark etti. Chulliat'a göre Kuzey Kutbu her geçen gün Rusya'ya doğru artan bir hızla yaklaşıyor. Aslında 1904 yılından beri Kuzey Kutbunun hareketli olduğu biliniyordu. Fakat o zamanlar yapılan ölçümlere göre Kuzey Kutbunun Rusya yolcuğu yılda yaklaşık 14 km hızla devam ediyordu. 1989 yılındaki ölçümler ise bu hızın arttığını ortaya koymuştu. Chulliat'ın fark ettiği durum ise Kuzey Kutbunun vites değiştirdiğini ve artık yolcuğuna yılda yaklaşık 60 km hızla devam ettiğini gösteriyor.

Bilim adamları bu çok önemli değişikliğin sebebini net olarak açıklayamasalar da bazı teoriler var. Dünya'nın manyetik alanın her 300 bin yılda bir yer değiştirdiği tahmin ediliyor. Kuzey Kutbunun bu yolculuğu ise manyetik alan dönüşümü ile açıklanabilir. Bu manyetik alan son derece önemli çünkü Dünya'yı Güneşin manyetik alanı ve yaydığı radyasyondan korumak anlamında büyük bir faydası var. Bilim Adamları Kuzey Kutbunun Rusya'ya doğru süregelen yolculuğunun bu hızla devam etmesi halinde önümüzdeki 1000 yıl içerisinde Kuzey Kutbunun ortadan kaybolacağını tahmin ediyorlar. Bu durumda ise Dünya'nın manyetik alanın artık gezegeni koruma özelliği, insanların yaşamını sürdürebilmesini sağlayamayacak kadar zayıflayabilir.

Kuzey Kutbu firarda

Çin den "akıl almaz" keşif

Çin Merkez Televizyonu CCTV çalışıyor: Uyuşturucu bağımlılığı, ergenlik dönemi gebeliği ve hatta cinayet gibi toplumsal sorunların faturası, yine Bilgisayar dünyasına çıkarılıyor...

Geçtiğimiz Perşembe günü yayınlanan 'Bir Caninin İtirafları, Bölüm 2: Çevrimiçi şiddet ve Pornografi' başlıklı TV programında Pekin'deki bir ıslah evinde görüntülenen bir tutuklunun, sanal bir dünyada ekipman satın alabilmek için, gerçek hayatta işlediği cinayetler anlatılırken, hapishanelerdeki suçluların yüzde 80'inin, oyunlardaki şiddetten etkilenerek suç dünyasına girdiği vurgulandı. Haber sonrasında 'düzenleyiciler' tarafından incelemeye alınan popüler çevrimiçi oyunların hangileri olduğu açıklanmadı. Geçtiğimiz baharda Warcraft'ın Wrath of the Lich King adlı genişleme paketi de, Çin Hükümeti'nin sansürüne takılmıştı.

Bu ay, yine sansür habercisi CCTV'de yayınlanan bir başka haberde, uzun Oyun maratonlarında enerjilerini ayakta tutabilmek için meta-amfetamin ve öksürük şurubuna bağımlılık geliştiren gençler konu edilmiş; tüm vakitlerini internet kafelerde geçiren gençlerin, duman altı ortamlarda; mesajlaşma programları ve 'online' oyunlara adeta esir olduklarını ifade etmişti.
Çin'den "akıl almaz" keşif

Bu klavyenin işi başka...

Gmail, kullanıcılara yaklaşık 100 kısayol tuşu kullanma olanağı veriyor. Tahmin edileceği gibi bu tuşların hepsini öğrenmek çok zor. İşte bunun farkına varan uyanık bir girişimci, sadece Gmail kısayol tuşlarından oluşan bir klavye piyasaya sürüyor: Gboard.

Gboard 19 kısayol tuşundan oluşuyor. 19 tuş belli bir renk kodu ile sıralanmış. USB bağlantısı ile çalışıyor ve herhangi bir Yazılım ya da sürücü yüklemesi gerektirmiyor. Gboard nümerik klavye olarak tasarlanmış yani Gmail dışında nümerik klavye olarak da kullanılabiliyor.

Ürünün başarılı olup olamayacağı ise merak konusu. Gboard'un tecrübeli Gmail kullanıcılarını tatmin etmesi zor gözüküyor. Yeni ve kısayollara alışamamış kullanıcıların ise sadece Gmail ile kullanmak için bu ürünü alıp almayacağı meçhul.

Gboard yine de 19 dolarlık ucuz fiyatıyla Gmail hastaları için iyi bir seçenek olabilir. Ve belki iyi satış rakamları yakalarsa 100 tuşluk bir versiyonu da üretilebilir.

Bu klavyenin işi başka...