Showing posts with label Erzincan. Show all posts
Showing posts with label Erzincan. Show all posts

Wednesday, February 17, 2010

Kamu Düzeni Müsteşarlığı kurulacak

Terörle mücadelede ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere, İçişleri Bakanlığına bağlı ''Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı'' kurulmasını öngören tasarı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.



Kanuna göre, İçişleri Bakanının başkanlığında Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulu da oluşturulacak.



TBMM Genel Kurulunda kabul edilen ''Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'' ile kurulması öngörülen ''Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı''nın operasyonel görevi olmayacak.



Tasarıya göre, terörle mücadeleye ilişkin Politika ve stratejileri geliştirmek ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere İçişleri Bakanlığına bağlı Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı kurulacak.



Güvenlik kuruluşları ve ilgili kurumlar arasında terörle mücadele alanında gerekli koordinasyonu sağlamak, bu alandaki politika ve uygulamaları değerlendirmek amacıyla Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulu kurulacak.



Kurul; İçişleri Bakanının başkanlığında, Genelkurmay İkinci Başkanı, Jandarma Genel Komutanı, MİT, Adalet, İçişleri ve Dışişleri Bakanlıkları müsteşarları, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarı, Emniyet Genel Müdürü ve Sahil Güvenlik Komutanından oluşacak. Gerektiğinde gündemle ilgili diğer kurum ve kuruluş temsilcileri de toplantıya davet edilebilecek.



İçişleri Bakanının daveti üzerine toplanacak Kurulun gündemi, Kurul üyelerinin görüşleri alınarak İçişleri Bakanı tarafından belirlenecek.



94 KİŞİLİK KADROYLA ÇALIŞACAK



Müsteşarlık merkez teşkilatına; Müsteşar, 2 müsteşar yardımcısı, 6 daire başkanı olmak üzere 94 kadro ihdas edilecek. Bu kadrolar, hukuk müşaviri, uzman, çözümleyici, programcı, mütercim, veri hazırlama ve kontrol işletmeni, mühendis, istatistikçi, sosyolog, Psikolog, antropolog gibi unvanlardan oluşacak.

Müsteşarlık, gerekli görülen görevler için hizmet süreleri belirtilmek kaydıyla Müsteşarın teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile özel ihtisas ve araştırma komisyonları kurabilecek.



Müsteşarlığın, güvenlikle ilgili operasyonel bir görevi olmayacak.



Müsteşar, müsteşarlığın görev ve hizmetlerinin mevzuata uygun olarak yürütülmesinden, İçişleri Bakanına karşı sorumlu olacak.



İSTİHBARAT DEĞERLENDİRME MERKEZİ



Terörle mücadele alanında oluşturulacak politika ve stratejiler ile alınacak tedbirlere esas olmak üzere, ilgili birimlerden stratejik istihbaratın alınması ve değerlendirilmesi amacıyla doğrudan Müsteşara bağlı İstihbarat Değerlendirme Merkezi oluşturulacak.



Bu çerçevede, güvenlik kuruluşları ve istihbarat birimleri ile Dışişleri Bakanlığınca elde edilecek stratejik bilgi ve istihbarat bu merkezde değerlendirilecek.



Terörle mücadeleye yönelik strateji belirlemek amacıyla ihtiyaç duyulan istihbari bilgiler, Genelkurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, MİT Müsteşarlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından Müsteşarlığa verilecek. Bu bilgiler doğrultusunda yapılacak Analiz ve değerlendirmeler ilgili birimlerle paylaşılacak.



Müsteşarlık, Planlama, Koordinasyon ve Sosyal Destek Daire Başkanlığı, Araştırma-Geliştirme Daire Başkanlığı, İletişim Daire Başkanlığı, Dış İlişkiler Daire Başkanlığı ana hizmet birimlerinden oluşacak.

İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı adı altında yardımcı hizmet birimi bulunacak olan Müsteşarlığın, Strateji geliştirme Daire Başkanlığı, Hukuk Müşavirliği ve Müsteşarlık Müşavirleri adı altında danışma hizmet birimleri olacak.



ON ''MÜSTEŞARLIK MÜŞAVİRİ'' ÇALIŞABİLECEK



Müsteşarlıkta, terörle mücadele alanında özel bilgi ve ihtisasından yararlanılmak üzere, Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki usul ve esaslarına bağlı olmaksızın, İçişleri Bakanının onayıyla, en çok 10 ''müsteşarlık müşaviri'' unvanıyla sözleşmeli personel çalışabilecek.



Personelin sözleşme usul ve esasları, müsteşarlık tarafından tespit edilecek. Kanuna ekli cetvelde belirlenen tavan ve taban ücretleri arasında kalmak üzere, müsteşarın teklifi ve bakanın onayıyla, aylık brüt sözleşme ücreti ödenecek.



Müsteşarlıkta sözleşmeli personel olarak istihdam edilenler için belirlenen esaslar çerçevesinde, ikramiye ve teşvik ikramiyesi ödenebilecek.



Bu şekilde çalıştırılma, sözleşme bitiminde kamu kurum ve kuruluşlarında herhangi bir pozisyon, kadro açısından kazanılmış hak oluşturmayacak.



YABANCI UZMAN



Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığında, özel uzmanlık isteyen konularda kadro karşılığı olmaksızın, tam gün, kısmi gün, belli bir konu veya Proje bazında, konu ya da projenin süresi ile sınırlı tutulmak koşuluyla sözleşmeli personel ve yabancı uzman çalıştırılabilecek.



Başbakanlık merkez teşkilatında sözleşmeli personelin yararlandığı ücret artışlarından Müsteşarlıkta çalışan sözleşmeli personel de aynı usul ve esaslara göre aynen yararlandırılacak. Söz konusu personele, ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında birer aylık sözleşme ücreti tutarında ikramiye ödenecek.



Üstün gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı çalışma yaptıkları tespit edilenlere, Müsteşarın teklifi üzerine Bakan onayı ile haziran ve aralık aylarında birer aylık sözleşme ücreti tutarına kadar teşvik ikramiyesi verilebilecek.



Müsteşarlık, kanunla belirlenen görevleri yaparken, bakanlıklar, kurum ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde çalışacak. Müsteşarlık tarafından istenen her türlü bilgi ve belge talebi, ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşlar tarafından gecikmeksizin yerine getirilecek.



ÖRTÜLÜ ÖDENEK



Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi genel bütçeli bir idare olacak. Kanun kapsamında yürüttüğü ve gizlilik içeren işler için Müsteşarlık bütçesine örtülü ödenek konulacak.



Güvenlik politikaları ve sosyo-ekonomik politikaların uyumlu bir şekilde yürütülmesini sağlamak üzere, illerde İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü kurulacak. Bu nedenle İçişleri Bakanlığı taşra teşkilatına 81 atama yapılacak.



İçişleri Bakanlığının hazırlayacağı yönetmelikler, kanunun yayımı tarihinden itibaren 6 ay içerisinde yürürlüğe girecek.



KONUŞMALAR



Tasarının maddeleri ile ilgili önerge veren milletvekilleri eleştirilerini dile getirdiler.



CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, yargıda ''partizan'' yapılanma olduğunu öne sürdü. Türkiye'nin Erzincan ve Erzurum'da yargıda yetki çatışmasını dehşetle izlediğini ifade eden Kart, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısının Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı hakkında davada açtığını anımsattı. Kart, ''İktidar mensuplarını bu yargılama kesmiyor. Yeni bir mekanizma devreye sokuluyor. Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı hangi karanlık odaktan güç alıyorsa Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir iş yapıyor. Buna yetkisi yok, Ceza Usulü Yasası açık. Bunu Başsavcının bilmemesi mümkün mü? Erzincan Cumhuriyet Başsavcısının şahsında yargının tümüne gözdağı veriliyor'' dedi.



2007 yılında ABD'den 35 istihbarat uzmanının 3 ay süreyle görev yapmak Türkiye'ye gönderildiği, bu kişilerin halen görevlerini sürdürdüğü yolunda iddialar bulunduğunu öne süren Kart, ''Sayın İçişleri Bakanına soruyorum: Bu, doğru mu? Sayın Bakan cevap vermiyor. Sayın Bakan, siz Türkiye Cumhuriyetinin İçişleri Bakanı mısınız, yoksa birilerinin yarattığı karargahın taşeronu olarak mı görev yapıyorsunuz?'' diye konuştu.



Tasarının ''sakat'' olduğunu iddia eden Kart, Atalay'ın eleştirilere karşı somut açıklamalar yapması gerektiğini kaydetti.



Kart, tasarı ile İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlükleri oluşturulduğunu da anımsatarak, bununla ''Hitler Almanyasındaki 'gestapo' örgütlenmesinin getirildiğini'' savundu. Kart, kurulacak müsteşarlık görevine getirilecek müsteşara örtülü ödenek verilmesinin öngörüldüğünü belirterek, bu konuya açıklık getirilmesi gerektiğini vurguladı.



İzmir Bağımsız Milletvekili Harun Öztürk ise tasarıda terör tanımının yapılmadığını, böyle yasalaşması durumunda sivil toplum örgütlerinin hareketlerinin terör olarak değerlendirilebileceğini ileri sürerek, ''İktidara bu belirsizlik içinde yetki verilmesi, son derece tehlikeli olacaktır. TBMM bu yetkiyi vermemelidir'' dedi.



Öztürk, tasarıyla, iktidara yakın kişilerin personel olarak müsteşarlıkta görevlendirilebileceğini iddia etti. Öztürk, MGK'nın da tümüyle by pass edildiğini de savundu.



CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek de Genelkurmay Başkanı ve MİT müsteşarının doğrudan Başbakan'a bağlı olduğunu, Genelkurmay 2. Başkanının da böyle değerlendirilebileceğini ifade ederek, ''Genelkurmay 2. Başkanı ve MİT Müsteşarı İçişleri Bakanının başkanlığında oluşturulacak kurulda yer alacak. Buradaki ilişkin nasıl olacak? Buradan çatışma çıkar'' görüşünü dile getirdi.



BDP Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş, bugüne kadar konuyla ilgili birçok kurumun oluşturulduğunu, kurulacak müsteşarlığın da sonuç vermeyeceğini ileri sürerek, ''Konuya güvenlik mantığıyla bakmak sonuç getirmeyecek. Bu yasa, geri çekilmeli'' diye konuştu.



BDP Siirt Milletvekili Sırrı Sakık da konuya güvenlik mantığıyla bakılmasının doğru olmadığını iddia etti. Sakık, ''Otoriter anlayışla sorunlar çözüldü mü? Güvenlik yasaları Türkiye'yi özgürleştirmiyor. Türkiye'nin güvenlik değil, özgürlük yasalarına ihtiyacı var'' dedi.



BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise ''süper müsteşarlığın'' kurulduğunu belirterek, ''Toplumu demokratikleştirmeden terörle mücadelenin mümkünatı yoktur'' dedi.



Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç, tasarıyı ''vatandaşı susturma kanunu'' olarak niteleyerek, ''dikta bir müsteşarlığın kurulduğunu'' savundu.



Genç, ''AKP iktidarına güvenmiyorum. Devletin kaynaklarını talan ettiler, ceplerini doldurdular'' görüşünü dile getirdi.



''CHP, FAZLA KARAMSAR''



Tasarının kabul edilmesinin ardından teşekkür konuşması yapan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, tasarıyla ilgili özellikle CHP'nin fazla karamsar göründüğünü ifade ederek, ''Ama göreceksiniz, mahçup olacaksınız. Etkili koordinasyon birimi olacak. Burada hayırlı işler yapacağız. Eleştirilerinizi de önemli görüyoruz. Çalışmalarımızda daima hatırlayacağız'' diye konuştu.



Tasarının yasalaşmasınin ardından Başkanvekili Nevzat Pakdil, yarın saat 13.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.
Kamu Düzeni Müsteşarlığı kurulacak

"Anayasaya aykırı"

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, HSYK'nın, Erzurum özel yetkili savcılarla ilgili verdiği kararla, yargı görevi yapanları etkilediğini belirterek, ''Böyle bir karardan sonra bütün tayin ve terfisi, meslekten uzaklaştırılması HSYK kararına bağlı olan hangi savcı ve hakim, hangi cesaretle, neye dayanarak bu soruşturmayı yürütecek, kovuşturma olduğunda karar oluşturacak?'' dedi.



Bozdağ, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in tutuklanması ve daha sonra HSYK'nın Erzurum'daki özel yetkili savcıların yetkisini kaldırmasıyla ilgili olarak gazetecilerin sorularını yanıtladı. Hukuk devleti adına üzgün olduğunu belirten Bozdağ, ''Çünkü bugün hukuk devleti ilkesini en üst seviyede korumakla görevli ve yetkili olanların, maalesef hukuk devleti ilkesini nasıl ihlal ettiklerini, nasıl çiğnediklerini, yasaları nasıl eğip büktüklerine şahit olduk. Çok üzüldüm. Çünkü herkes bir yerden bakıyor'' dedi.



CMK'nın 250 ve 251. maddeleri kapsamında devam eden bir soruşturma bulunduğuna işaret eden Bozdağ, şöyle konuştu:



''CMK'nın 251. maddesinin birinci fıkrası çok açık; '250. madde kapsamına giren suçlarda soruşturma, HSYK tarafından bu suçların soruşturma ve kovuşturmasında görevlendirilen cumhuriyet savcılarınca bizzat yapılır. Bu suçlar, görev sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olsa bile Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılır. Cumhuriyet savcıları, Cumhuriyet Başsavcılığınca 250. madde kapsamındaki suçlara bakan ağır ceza mahkemelerinden başka mahkemelerde veya işlerde görevlendirilemez.'



Erzurum'da gündemdeki soruşturmayı yürüten savcılığın yetkisi yine HSYK tarafından verilmiş. Burada yürütülen suçlar da katalog suçlarla ilgili... Bunu özel yetkili cumhuriyet savcısı yürütür. Üçüncü fıkrada bir hüküm var; 'birinci suçlarda belirtilen suçları işleyenler, sıfat ve memuriyeti ne olursa olsun, bu kanunla görevlendirilmiş ağır ceza mahkemelerinde yargılanır. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile savaş ve sıkıyönetim halinde Askeri mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır.' Soruşturma ile kovuşturmayı yasa ayırıyor. Soruşturma sırasında hakim olsun, savcı olsun ya da herhangi bir sıfatı taşıyan kişi olsun, 250. madde kapsamında yer alan katalog suçlardan herhangi birine dair hakkında herhangi bir soruşturma başlatıldığı zaman, o soruşturma diğerleri gibi yürütülür. Bu noktada bir ayrım yok. Şu anda orada devam eden bir soruşturma var, başlamış bir yargılama yok. Soruşturma devam edip bitti, eğer soruşturmayı yürüten savcılar, dava açma gereği duydu ve davayı açtığında, o zaman yargılamayı özel yetkili ağır ceza mahkemesi değil de Yargıtay veya başka yer yargılayacaksa orası yargılar. Çok açık bu hükümler. Ama bütün bunlara rağmen tartışılması mümkün olmayan hükümleri tartışmaya açarak, başka kanunlarla irtibatlandırarak hukuk adına bir çarpıtma var.''



''YARGI GÖREVİ YAPANLARI ETKİLEMEYE TEŞEBBÜS, SUÇUDUR''



HSY'nın kararının yargı bağımsızlığına açık bir müdahale olduğunu savunan Bozdağ, şöyle konuştu:

''Hukuk devleti ilkesinin, hakim ve savcı teminatının açık bir ihlalidir. Çünkü HSYK'nın esas varlık nedenlerinden biri, yargı bağımsızlığı ve yargı görevi yapanların teminatını korumak ve kollamaktır. Ama şimdi bu kararla beraber HSYK, yargı görevi yapanları etkilemiştir. Adli yargıyı etkilemeye teşebbüs etmiştir. Böyle bir karardan sonra bütün tayin ve terfisi, meslekten uzaklaştırılması, HSYK'nın kararına bağlı olan hangi savcı ve hakim, hangi cesaretle, neye dayanarak bu soruşturmayı yürütecek veya kovuşturma olduğunda karar oluşturacak? Bu resmen ve alenen, devam eden soruşturmaya açık bir müdahaledir, adli yargılamayı etkilemeye açık bir teşebbüs suçudur. Yargı görevi yapanları etkilemeye açık bir teşebbüs suçudur. HSYK gibi yargı görevi yapanların üzerinde her türlü tasarruf yetkisine sahip bir kurulun yapmış olması, bunun vahametini ortaya koyan bir başka yaklaşımdır. Bu nedenle kabul edilemez bir davranış olarak görüyorum.''



''YARGIDAKİ SİYASALLAŞMA İKTİDARIN MÜDAHALESİ DEĞİL''



Bozdağ, Türkiye'de yargıya siyasal iktidarın veya iktidarların müdahale etme ve tasarrufta bulunma imkanı olmadığını belirterek, ''Çünkü yargıyla ilgili tasarruflar, HSYK'da nihai söz olarak söyleniyor. Şimdi devam eden bir soruşturma var. İktidar, bir savcıyı, hakimi görevden alabilir mi, görev yerini değiştirebilir mi? Onların üzerinde böyle bir tasarrufu yok. Bu tasarruf, HSYK'ya ait. Şu anda yargıda bir siyasallaşma olduğu açık. Bu siyasallaşma siyasi iktidarların müdahalesinden değil'' görüşünü ifade etti.

Bozdağ, şunları kaydetti:



''Düşünün Yargıtay Başkanı, yargının en tepesindeki kişi olarak, 'yandaş yargı' ifadesini kullanabilme yaklaşımını gösterebiliyor. Devam eden bir takım soruşturma ve davalar temyiz edildiğinde, Yargıtay'a gelecek. Yargıtay Başkanı, eğer 'yandaş yargıdan', şundan, bundan bahsedebiliyorsa, o zaman orada durup düşünmek lazım. Türkiye'de ne oluyor, yargı kendi içinde ne yapıyor? Bu kararlara bakıldığında insan ürperiyor. Hukuk devleti ve Türk demokrasisi adına, işin doğrusu bu yaşananlardan hicap duyuyorum. Olabilir şeyler değil. Bugün eğer Türkiye'de hukuk devleti ilkesi tam anlamıyla hayata geçmiş olsaydı, ne HSYK toplanıp böyle bir karar alabilirdi, ne de Yargıtay Başkanı böyle bir açıklama yapabilirdi. Yargı bağımsız olmalı, amenna ve tarafsız olmalı. Yargı herkese karşı tarafsız, bağımsız olmalı. Ama kendi ideolojilerine, kendi dünya görüşlerine karşı da bağımsız ve tarafsız olmalı. Hukuku, Anayasayı uygulamalı ve hukukun üstünlüğü ilkesini asla zedelememeli. Zedelenmesine imkan verecek yorumlardan da kaçınmalıdır. Ama maalesef bu son olaylar, bizim adli tarihimizi yazanlar yazacaktır. Türkiye'de yargının nasıl hukuk devleti ilkesini, Anayasa ve hukuku ihlal etiğini tarih yazacaktır. Bunlar övünülecek işler değil. Hukukçu olarak hicap duyuyorum. Gelecekte de bunları yazanlar, çizenler bunu Türk adli tarihinin övünülecek sayfaları arasında değil, üzülünecek sayfaları arasında yer alacaktır. ''

"Anayasaya aykırı"

E-devlet uygulaması hayatı kolaylaştırıyor

Şifreyi, herhangi bir PTT şubesine nüfus cüzdanı ile müracaat ederek kolayca almak mümkün. Şifre alındıktan sonra sistem üzerinden yapılacak başvuruların, resmi işlem olarak kabul edilerek işleme alındığı bildirildi. İnsan hayatını kolaylaştıran uygulamanın henüz vatandaşlar tarafından net olarak algılanamadığı gözlenirken Erzincan PTT Başmüdürü Metin Ağdaş , Bilgisayar çağında e-devlet uygulamasının hayatı kolaylaştıracağını belirterekl, resmi birçok işlemin internet üzerinden gerçekleşebildiğini kaydetti. Alınan şifrenin kişiye özel olup, vekalet dahil hiçbir şekilde devredilemediği vurgulandı.



Ayrıca Ağdaş, 1 TL'ye alınan şifrenin unutulması halinde yeni şifrenin 10 TL karşılığında alınabileceğini sözlerine ekledi.
E-devlet uygulaması hayatı kolaylaştırıyor

Thursday, December 24, 2009

Hiçbir bakan başsavcı arayıp bilgi almaz

Hiçbir bakan bunu yapmaz. Sadece İçişleri Bakanı görevi gereği soruşturmada gelinen nokta hakkında bilgi almış olabilir. Bu da normal bir süreçtir” dedi. Sözkonusu başbakan yardımcısının Cemil Çiçek olduğu öne sürülürken, Çiçek yakın çevresine böyle bir görüşme yapmadığını söyledi. CHP milletvekili Ahmet Ersin, bir başbakan yardımcısının Erzincan Başsavcısı’nı arayarak, cemaat soruşturmasında gözaltına alınan 16 kişinin serbest bırakılmasını sağladığını iddia etmişti. Bölgeye giderek, soruşturmanın seyri ile ilgili gelişmeleri araştıran ve tutuklanan MİT’çi ve Jandarma istihbaratçılarla görüşen Ersin’in iddiaları tartışma yarattı.
Hiçbir bakan başsavcı arayıp bilgi almaz

Saturday, December 19, 2009

Etik liderliğe aykırı


KAYMAKAM'IN OLAYLI VEDA PARTİSİNDEN FOTOĞRAFLAR
KAMU Görevlileri Etik Kurulu, eski Oltu Kaymakamı Sedat Yıldırım’ın havuzlu-dansözlü veda partisini etik davranış ilkelerine aykırı buldu. Kararda, halen Şanlıurfa Vali Yardımcısı olan Yıldırım’ın bu davranışının, “etik liderlik görevleriyle bağdaşmadığı” belirtildi. Kurul’un, Yıldırım’ın, Uşak’ın Sivaslı İlçesi’nden Erzurum’un Oltu İlçesi’ne tayini nedeniyle 7 Ağustos’ta Sivaslı Belediye düğün Salonu ile bir gazinodaki veda gecesiyle ilgili kararı dünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararda özetle şöyle dendi:Karşı oy verdi“Veda eğlencesine katılan Kaymakam’ın birkaç kişi tarafından omuza alınarak içi su dolu havuza atıldığı, kendisinin buna itiraz etmediği, daha sonra ıslanmış elbiselerini değiştirip şort giyerek havuza girdiği ve sonrasında havuz kıyafetiyle dansözler ve misafirlerle fotoğraf çektirdiği Kaymakamlıkça verilen CD kayıtlarından açıkça saptanmıştır. Kaymakam Yıldırım, gerek veda yemeğinde gerek Eğlence programında, görevi başında kamu görevlisidir ve sorumlulukları devam etmektedir. Kaymakamın bu tutumu, görevinin gerektirdiği itibar ve güveni sarsıcı niteliktedir; kaymakamda bulunması gereken etik liderlik görevleriyle de bağdaşmamaktadır. Bu durumun halkın kamu yönetimine olan güven duygusunu sarsacağı açıktır.” Kararda, Kaymakam’a çeşitli hediyeler verildiği ve bunun da etik olmadığı belirtildi. Ancak Üye Selçuk Hondu bu konuda karşı oy kullanarak, “Eşyanın verildiği sırada kaymakamın ataması yapılmış ve görev yaptığı Sivaslı İlçesi’yle çıkar çatışması yaratacak ilişkisi de kalmamıştır” dedi. Yıldırım savunmasında, veda gecesinin kendisini seven yöre halkı ve arkadaşları tarafından düzenlendiğini, kendisinin planlamadığını söylemişti. Yaptırımı, teşhirBu kararın tek yaptırımı “kamuoyuna teşhir.” Kurul’un cezai ya da idari yaptırım yetkisi yok. Ancak Etik Kurul kaynakları, “İdare isterse yaptırım uygulayabilir” diyerek şu bilgiyi verdiler: “Örneğin, çocuklarını erken emeklilik için sigortalı gösterdiğinden etik dışı davrandığına karar verdiğimiz Sosyal Güvenlik Kurumu’nun eski Başkan Yardımcısı Veysel Uyar, bakanlığının da isteğiyle görevinden ayrıldı. Biz, bu kaymakamla ilgili kararı İçişleri Bakanlığı’na da gönderiyoruz. Bakanlık isterse hakkında yaptırım uygulayabilir.” İşte o kuruldaki 11 kişi Prof. Dr. Bilal Eryılmaz (Kamu Etik Kurulu Başkanı, Sakarya Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölüm Başkanı.) Prof. Dr. Salih Aynural (Gebze Yüksek Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi.) Teoman Ünüsan (Eski İçişleri Bakanı ve Müsteşarı.) Talip Kaban (Eski Erzincan Belediye Başkanı ve eski Ak Parti milletvekili.) Dr. E. Aydın Özkul (Emekli Yargıtay üyesi.) Erdoğan Kesim (Emekli Sayıştay üyesi.) Selçuk Hondu (Emekli Danıştay üyesi.) Metin İlyas Aksoy (Eski Vali, eski İçişleri Bakanlığı Müsteşarı.) Muharrem Göktayoğlu (Eski Vali.) Filiç Dinçmen (Emekli Büyükelçi.) Gülsüm Azeri (Özel sektör temsilcisi, Şişe Cam yöneticisi.)
Etik liderliğe aykırı

Monday, December 14, 2009

Bu hafta da yağışlı geçecek


İŞTE 5 GÜNLÜK HAVA TAHMİNİMeteoroloji, poyraz nedeniyle baca gazı ve soba zehirlenmelerine dikkat edilmesini istedi.
Trakya Bölgesi’nde başlayan kar İstanbul’a geldi. Meteoroloji uzmanları, hızı zaman zaman 80 kilometreye çıkacak poyrazda, baca gazı ve soba zehirlenmelerine dikkat edilmesini istedi. Doğu Anadolu’da da kar yağışının etkili olması bekleniyor.Trakya Bölgesi’nde etkili olan kar dün İstanbul’a ulaştı. Büyükçekmece ve Çatalca ilçelerinde karla karışık yağmur ve kar yağışı ile birlikte hava sıcaklığı gece 3 dereceye kadar düştü. 80 kilometre hızla esecek poyraza dikkat çeken meteoroloji, buzlanma, çatı uçması, ağaç veya direklerin devrilmesi, ulaşımda aksamalar, baca gazı ve soba zehirlenmelerine karşı vatandaşların dikkatli olmaları gerektiği belirtildi.Edirne’de ise buzlanma nedeniyle Kapıkule ve Hamzabeyli Sınır kapılarına ulaşım zaman zaman güçlükle yapıldı. Lalapaşa ilçesinin Vaysal ve Kalkansöğüt köylerini birbirine bağlayan yol, kar ve buzlanma nedeniyle ulaşıma kapandı. Bulgaristan’a geçişi sağlayan ve kar kalınlığının 15 santimetre olduğu Dereköy´de ise karayolları ekipleri tuzlama çalışması yaptı. Bolu Dağı’nda aralıksız karTekirdağ Şarköy’e mevsimin ilk karı düştü. Malkara ilçesinde ise kar yağışı aralıklara devam ediyor. Buzlanma ve kar yağışı nedeniyle Şarköy-Edirne otobüs seferleri iptal edildi. Çanakkale´de iki günden bu yana devam eden soğuk hava ardından dün sabaha karşı bastıran kar yağışı, yüksek kesimleri beyaza bürüdü. Kocaeli´nin Kartepe ve Bolu Dağı kesiminde yoğun kar yağışı aralıksız devam ediyor. Doğu Anadolu Bölgesi’nde de yoğun kar yağışının etkili olması bekleniyor. Bölge illerinden Erzincan, Erzurum, Ardahan ve Kars’ta akşam saatlerinden itibaren orta kuvvette kar yağışının etkili olabileceği belirtildi. THY’nin dünkü İstanbul-Şanlıurfa seferi, GAP Havaalanında görüş mesafesinin 200 metreye düşmesi nedeniyle yapılamadı. Marmara Denizi’nde saatteki hızı zaman zaman 80 kilometreye ulaşan fırtına nedeniyle Tekirdağ’ın Şarköy ilçesi sahillerine demirleyen yerli ve yabancı bandıralı 29 şilep ve tanker, poyraz nedeniyle Şarköy sahillerinden ayrılamadı.Marmara Bölgesi’ndeki olumsuz hava koşulları sebebiyle Bandırma-Yenikapı feribot seferi iptal edildi. ULUDAĞ'DA KAR 30 CANTİMETRE
TÜRKİYE'nin en Modern kayak tesislerine sahip Uludağ'da kar kalınlığı 30 santimetre olarak ölçüldü. Hava sıcaklığının sıfırın altında 6 dereceye düştüğü Uludağ'da kar yağışının devam edeceği duyuruldu. Kayak sezonu yaklaşırken Ali Ağaoğlu'nun otelinin yanı sıra sahibi olduğu telesiyej ağını çalıştırmayacağını duyurması, endişeye neden oldu.Meteoroloji, kayakseverlerin ‘Beyaz Cennet' olarak tanımladığı Uludağ'da kar kalınlığının 30 santimetreye yükseldiğini açıkladı. Hava sıcaklığının gece ve gündüz sıfırın altında 6 derece olduğu Uludağ'da yağışların perşembe gününe kadar devam etmesi hafta sonu kayak yapmaya elverişli olacağı da bildirildi.Ali Ağaoğlu, yeniden yapılanmada somut adım atılmaması nedeniyle kapattığı oteli açmayacağını telesiyejleri de hizmete sokmayacağını açıkladı. Uludağ'daki telesiyej ağının 5'te 3'üne sahip olan Ağaoğlu’nun telesiyejlerini çalıştırmayacağını belirtmesi, Otel işletmecilerini kara kara düşündürmeye başladı. Kayak yapmak isteyenlerin bu nedenle başka merkezlere gitmesinden endişe eden işletmeciler, şöyle yakındı:“Uludağ ilk kez geçen sezon yılların ardından hareketli sezon geçirdi. Bu yıl çok umutluyduk. Ali Ağaoğlu'nun bu tepkisinin bedeli Bursa'ya çıkacak. Müşterilerimizin büyük çoğunluğu İstanbul'dan geliyor. Buradaki müşterilerimizin uçak ile Erzurum veya Kayseri'ye gitmesinden endişe ediyoruz. Bu da Uludağ aracılığı ile Bursa'ya her yıl giren en az 100 milyon TL'nin başka illere gitmesi demektir.“İşletmeciler, bu nedenle Ali Ağaoğlu'nun ikna edilmesi için Bursa Valiliği ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın devreye girmesini istediler.
Bu hafta da yağışlı geçecek

İki ustadan bağlama metodu

Ercan SAATÇİARİF Sağ ve Erdal Erzincan iki ciltik “Bağlama Metodu” hazırlamışlar. Fakat Bağlama metodu deyip geçmeyin, bildiğiniz “enstruman öğretme” amaçlı metodlardan öte, gelecek nesillere bağlama kültürünü en detaylı şekilde aktaracak bir hazine. 10 yılı aşkın bir sürede hazırlanmış bu iki ciltlik dev eser hem ingilizce hem de Türkçe dillerinde. Metoda biraz göz atınca, dünyada yayınlanan diğer enstruman metodlarından hiç bir farkı olmadığını ve hatta çok daha kaliteli bir şekilde işlendiğine tanık oluyorsunuz. Bir örnek vermem gerekirse, bu metodla bağlama öğrenmek isteyen biri, mesela Ertuğrul Özkök bile üç ay içersinde bağlamanın tellerini tıngırdatmayı başarabilir.Caz metodu gibiDünyanın en iyi Müzik akademisi olarak kabul edilen Berklee’de yayınlanan metodlardan eksiği yok fazlası var desem abartmış olmam... Her cazcının kutsal kitabı nasıl Berklee profesörü John LaPorta’nın “A Guide to jazz Improvisation ? 1968” isimli metodu ise bağlama ve Türk Halk Müziği için Arif Sağ ve Erdal Erzincan’ın metodu aynı değer ve önemdedir.Zengin bir enstrümanÖnsözde ustaların belirttiği gibi, son derece zengin bir enstruman olan bağlamanın özgünlüğünün tek bir kitapta toplanması, farklı düzen ve icra türlerinin çeşitliliği bakımından imkansız. Ama Arif Sağ ve Erdal Erzincanlı, iki ciltlik “Bağlama Metodu”nun, bu özgünlüğü ve zenginliği anlatmaya giden yolun sadece başı olduğunu belirtiyor. Bu da bizlere, bağlama ve Türk Halk Müziği konusunda aynı değerde eserlere kavuşmaya devam edeceğimiz müjdesini veriyor.KONSERSarıkamış ağıtlarıSARIKAMIŞ harekatında donarak yaşamlarını yitiren 90 bin askerimiz için 95 yıl önce 5 dilde yakılan ağıtlar “Sarıkamış Kahramanlarının Türküsü”nde ilk kez bir arada seslendirilecek. Prof. Dr. Bingür Sönmez Recep Ergül’ün ortak projesi olan gecede, Sarıkamış Şehitleri üstüne söylenmiş Türkçe, Çerkesce, Gürcüce, Lazca ve kürtçe ağıtlar seslendirilecek. Gecede İzzet Altınmeşe, Tayfun Talipoğlu, Cavit Murtezaoğlu, Bayar Şahin, Muammer Ketencoğlu, Havva Karadaş ve Doğan Özden 5 dilde yakılan ağıtları yorumlayacaklar. Bugün Cemal Reşit Rey konser Salonu’nda saat 19.00’da başlayacak.OPERAAşk-ı Memnu sahnedeHALİD Ziya Uşaklıgil’in aynı adlı romanından hareketle Selman Ada’nın bestelediği ve Tarık Günersel’in librettosunu yazdığı Aşk-ı Memnu İzmir’de sahneleniyor. 1900 yılında ilk basımı gerçekleşen Aşk-ı Memnu romanının yüzüncü yılında (2000 yılında) Opera olarak yazılan eser, dünyada ilk kez 23 Ocak 2003 tarihinde Mersin’de sahnelendi. Aşk-ı Memnu operası bugün ve 15, 17 Aralık 2009’da, 21 ve 23 Ocak 2010’da, 24, 27 ve 28 Nisan 2010 tarihlerinde İzmirli sanatseverlerle buluşacak.SERGİBarış yollarıTİYATRO sanatçısı Yaman Tüzcet’in, “Günaydın Barış” adlı kişisel Resim Sergisi bugün saat 18.00’de, sanatçıların uğrak yeri Çiçek Bar’da sanatseverlerle buluşuyor! 14 Ocak tarihine kadar ziyaret edilebilecek sergide, sanatçının “Barış Yolları” adlı yağlıboya tablolarının yanı sıra Nazım Hikmet, Savaş Dinçel, Müjdat Gezen gibi barışa sonsuz destek veren isimlerin etkileyici portreleri yer alıyor.ETKİNLİKYeşilçam’da inleyen nağmelerBEŞİKTAŞ Belediyesi tarafından “Ustalara Saygı” toplantılarına paralel olarak düzenlenen “Arşivlik Muhabbetler ? Yeşilçam’ı Yaratanlara Saygı” gecelerinde bu hafta sanatseverleri müzik dolu bir etkinlik bekliyor. Yeşilçam’ın ünlü şarkılarından seçmelerin Canlı yorumlanacağı etkinlik, Ortaköy Kültür Merkezi’nde bu akşam saat 20.00’den itibaren takip edilebilir.Etkinlikte Arda Uskan, Canan Perver Gürsu, Hayri Şahin, Temel Gürsu, Ümit Besen, Yahya Karadaş ve Yılmaz Atadeniz müzik ağırlıklı filmler odağında keyifli bir sohbet gerçekleştiriyorlar.
İki ustadan bağlama metodu