Showing posts with label Son Dakika. Show all posts
Showing posts with label Son Dakika. Show all posts

Thursday, December 31, 2009

Açılım yasalarını hemen çıkaralım

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, partisinin yeni yıl için öncelikli gündemini, taş atan çocuklara ceza indirimi öngören tasarı başta olmak üzere Demokratik Açılım düzenlemeleri ile GDO ve Tam Gün tasarılarının yasalaşması olarak belirledi. Önceki gün yapılan Merkez Yürütme Kurulu’nda (MYK) taş atan çocuklara ilişkin değerlendirmelerini sunan Başbakan Erdoğan, “Bu düzenlemeyi hemen gerçekleştirelim” dedi. Erdoğan, demokratik açılım kapsamında üzerinde çalışılan İnsan Hakları Kurumu, Ayrımcılıkla Mücadele Kurulu, Bağımsız Kolluk Şikayeti Komisyonu ile BM’nin İşkenceyle Mücadele Protokülü’nün onaylanmasına dair tasarıların da yine yeni yılın ilk günlerinde Meclis’e sevk edilmesi talimatını verdi.İfade krizi de konuşulduDTP’lilerin ifade krizi de MYK’da gündeme geldi. “Bu konuda ne yapabilir, yapılabilecek bir şey var mı” diye soran Erdoğan’a hukukçu MYK üyeleri, “Yargısal işlem sürüyor. Anayasa değişikliği dışında bu aşamada yapılabilecek bir şey görünmüyor” bilgisini verdi. Erdoğan da, “O halde şu aşamada yapabilecek bir şey yok” dedi. İddialar çok abartıldı Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik suikast iddialarının ardından TSK’nın kalbi olarak nitelenen Seferberlik Bölge Başkanlığı’na yönelik “kozmik soruşturma”ya ilişkin iddialardan duyduğu rahatsızlığı da dile getirdi. Bu olayın çok abartıldığını öne süren Erdoğan, “Yargıya intikal etmiş bir konu. Ortada olur olmaz, doğru yanlış bir sürü şey dolaşıyor. Yapılan, rutin bir yargısal işlem. Abartılmasın. Türkiye bir hukuk devletidir. Her şey yasal çerçevede yürüyor” diye konuştu. Kurumlar arası çatışma iddialarına da “Böyle bir şey yok” diye tepki gösteren Erdoğan, bu konularda herkesi çok dikkatli ve özenli davranması konusunda uyardı. Safahat hediye etti Başbakan Erdoğan, parti yöneticisi arkadaşlarına yeni yıl hediyesi olarak, kendisinin de başucu kitabı olan Mehmet Akif Ersoy’un Safahat kitabının özel bir baskısını imzalayarak verdi.
Açılım yasalarını hemen çıkaralım

Eksenimiz Ankara ufkumuz 360 derece

Davutoğlu, “Türkiye’nin belirli bir bölgeye yönelmesi söz konusu değil, eksenimiz Ankara ekseni, ufkumuz 360 derece. Dolayısıyla eksen tartışmalarının iyi niyetli olduğunu düşünmüyorum” dedi. Davutoğlu, dün düzenlediği basın toplantısında 2009 yılının Türk dış politikasını değerlendirdi. Davutoğlu, özetle şunları kaydetti:Kriz dolu coğrafyada Türkiye bir baş aktör* Türkiye tüm küresel krizlerin etki alanı olan bir coğrafyada krizlere doğru cevap üreten ve vizyon geliştiren baş aktörlerden biridir. Türk dış politikası kriz değil, vizyon odaklı bir politikadır. Anlık çözümler aramıyoruz, bir daha kriz çıkmasın diye vizyon oluşturuyoruz. Reaktif değil, proaktif yol izliyoruz.* Ve en önemlisi parçayı tek eksenli değil, bütüncü çok eksenli bir politikamız var. Tüm bu ülkelerle sadece dış Politika değil, Eğitim, Sağlık, ulaştırma, enerji, Ekonomi konularında da işbirliği yapıyoruz.Olumsuzluklara rağmen AB yolunda kararlıyız* AB stratejik hedefimizde tüm olumsuz şartlara rağmen kararlı yürüyüşümüz durmadı. Lizbon anlaşması ile yeni bir AB doğuyor. Yeni AB’nin nabzını Türkiye yakından tutmaktadır. 2010’da da yeni fasıllar açacağız. Açık fasılların kapanış kriterlerini sağlamak için yoğun çaba göstereceğiz. Açılamamış fasıllar içinse sanki açılacaklarmış gibi çalışacağız.* Kıbrıs konusunda aktif bir dönem yaşadık. Müzakerelerde büyük ivme kaandı. AB 2004 yılında KKTC’ye verdiği taahhütleri yerine getirip izalasyonu kaldırmalı. Bu yalnız ahlaki bir sorumluluk değil, aynı zamanda ahde vefadır.Komşu ülkelerle sıfır problem hedefimiz aynı* ABD ile ilişkilerimiz artık kurumsallaştı ve kökleşti. İlişkilerimiz sadece Askeri ve stratejik konuları değil ekonomik konuları da içerir.* 2003’te söylediğimiz, komşu ülkelerle sıfır problem politikamız hiçbir görüş ayrılığı olmayacak anlamına gelmez ama kısa dönemde kriz çıkmamasını sağlar. İdealimiz ‘Yurtta Sulh, Cihanda sulh’ ilkesiyle komşularla sıfır problem. Bu kapsamda Suriye, Ürdün, Arnavutluk ve Libya gibi komşu ülkelerle vize kaldırıldı.* Ermenistan ile normalleşme sürecini başlattık. Kafkasya’da kalıcı barışın sağlanması için bütün donmuş krizlerin önünü açmak gerekiyor. Bu bağlamda Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü de bizim için azizdir. Kafkasya için kafamızda çok güzel bir resim var. Hangi ton, hangi çizgiyi koymamız lazım, hükümetle birlikte o çalışma içerisindeyiz.İnsanlık dramına sessiz kalmadık* Gazze’de yaşanan olumsuzluklara ilkeli ve realist yaklaştık. İlkeli yaklaştık çünkü yaşanan insanlık dramına sessiz kalmadık. Savaş boyunca barış için Mısır ile birlikte harcadığımız çaba ise realist politikamızın bir örneğidir.”2010’da terör olmayacakAHMET Davutoğlu, Türkiye’de ki terör olayları için, “2010’da olmayacak olan şeylerin başında terör olayları ve insan haklarının engellenmesi var” diye konuştu. Davutoğlu, toplantının ardından bir basın mensubunun Demokratik Açılım sonrası yaşanan tablo ile ilgili sorusunu da şöyle yanıtladı:Her adım atılacak“Terör tehdidinin olmadığı bir Türkiye lazım. Edirne’den Hakkâri’ye kadar tüm vatandaşlarımıza aidiyet hissini yaşatmalıyız. Bu konuda atılması gereken her adım atılacak. Türkiye’nin artık terörü taşıma lüksü yok. Bütün komşu ülkelerle Güvenlik havzası oluştururken Kuzey Irak sınırında böyle bir terör riskini kabul edemeyiz. Bütün Avrupa ülkeleri ile birlikte teröre sağlanan finansal desteğin kesilmesi için güçlü bir mücadele içerisindeyiz. Özgürlük ve terörü karşı karşıya getirmeyeceksin. Biri adına diğerini feda etmek meşrutiyet alanını ve devletin gücünü azaltır.”
Eksenimiz Ankara ufkumuz 360 derece

Albay fotoğrafı için muhabirimize soruşturma

Kurt’un Adliye’ye girmesini de yasakladı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı takip soruşturmasında gözaltına alınan subaylar arasında yer alan Albay Erkan Y.B., önceki gün diğer subaylarla birlikte Ankara Adliyesine getirilmiş ve soruşturma savcısı Mustafa Bilgili’ye ifade vermişti. Hürriyet muhabiri Nurettin Kurt ve Habertürk muhabiri Cemal Doğan, savcıya ifade veren Albay Erkan Y.B.’nin fotoğrafını karşı bloktaki bir pencereden çekmişlerdi. Savcı Bilgili, Kurt ve Doğan hakkında “gizliliği ihlal” suçundan soruşturma başlattı ve adliye binasına girişini yasakladı. Sözlü talimatla getirilen bu yasağın uygulanmasına dün hemen başlandı. Ayrıca diğer gazetecilerin de Adliyede savcılık katına çıkmaları yasaklandı.
Albay fotoğrafı için muhabirimize soruşturma

2.5 yıl hapis için temziye gidiyor

Tekin, dün il başkanlığında düzenlediği toplantıda, basın mensuplarına Kadıköy Suadiye’de ruhsat verdiği sinemaya ait bilgi ve belgeleri gösterdi. Mahkemenin “Belediye encümenine ait ruhsat verme yetkisini, belediye encümenini by-pass ederek, mevzuata aykırı ruhsat verdiği” şeklindeki kararını bilirkişi raporuna dayandırdığını hatırlatan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşyeri açma ve çalışma ruhsatı verme belediye encümeninin yetkisinde değildir. Konuyu düzenleyen İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 6’ncı maddesinde ‘İş yeri ruhsatları, yetkili idarelerin en üst amiri veya görevlendireceği yetkili tarafından bu yönetmelikte öngörülen sürede imzalanır. Ruhsat için meclis veya encümen tarafından bir karar alınmaz’ der. Encümende olmayan yetkiyi tarafımdan by-pass ettiğim iddiası Komik, hukuksuz ve de maksatlıdır.”
2.5 yıl hapis için temziye gidiyor

Kanada da yaşayan Türk, altı aydır kayıp

KANADA’nın Toronto kentindeki bir lastik firmasında çalışan Hatice Çorbacıoğlu, 13 Haziran 2009 tarihinde ABD´de kaçak olarak çalışan erkek arkadaşı Rıza Cosa ile buluşmak için otomobiliyle New York’a hareket etti. Kanada’dan ABD’ye gittiğini, oradan da İstanbul’a geçerek Cosa’nın ailesiyle tanışacağını söyleyen Hatice Çorbacıoğlu’ndan o günden bu yana Haber alınamadı. Kızlarının akıbetinden endişe eden Çorbacıoğlu ailesi, Kanada’daki girişimlerinden sonuç alamayınca ABD’de kızlarının izini sürdü. Kızının erkek arkadaşı Rıza Cosa ile de telefonda görüşen baba Yusuf Çorbacıoğlu, birlikte olmadıklarını öğrenince polise kızının Kayıp olduğunu bildirdi.Kanada ve ABD’de günler süren aramalar sırasında Hatice Çorbacıoğlu’nun fotoğraflarının yer aldığı afişler de ailesi tarafından cadde ve sokaklara asıldı. Nihayet, yaklaşık 2.5 ay sonra Hatice Çorbacıoğlu’nun otomobili New York’taki JFK Havalimanı yakınlarında terk edilmiş halde bulundu. Bu gelişme üzerine soruşturma derinleştirildi, ancak bugüne kadar bir sonuç elde edilemedi. Kanada ve ABD’den ümidini kesen baba Yusuf Çorbacıoğlu ise çareyi Türkiye’ye dönüp aramalara devam etmekte buldu.Altı aydır üç ülkede kızını aramadık yer bırakmadığını belirten baba Yusuf Çorbacıoğlu şunları söyledi: “Hatice, Interpol tarafından da tüm dünyada aranıyor. Ama bugüne kadar hiçbir haber alamadık.”Acaba hayatta mı?Baba Yusuf Çorbacıoğlu, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile de görüştüğünü söyledi. Onlar da yardımcı olacaklarını ifade etmişler. Baba, artık kızının hayatından endişe ediyor.
Kanada’da yaşayan Türk, altı aydır kayıp

Araplar, 2009 da Türk dizilerini izledi

Başarılı Arapça dublajları ile Uydu üzerinden yayın yapan çok sayıda kanalda Reyting patlamasına yol açan dizilerin başında “Gümüş” yer aldı. 2009’da beyaz cama gelip halen gösterimde olan diziler arasında Türkiye’de de milyonlarca izleyiciyi ekrana bağlayan dizilen yer alıyor. Başta Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere Arap kanallarında 2009’da yayınlanan diziler ve kanalları şöyle: * Yabancı Damat: (MBC 4-Birleşik Arap Emirlikleri); Özgür Çevik, Nehir Erdoğan, Zeki Akpınar, Erdal Özyağcılar, Bnnur Kaya, * Binbir Gece (2M Monde-Fas/ OSC TV-Mısır): Bergüzal Korel, Halit Ergenç, Ceyda Düvenci, Tardu Flordun, Ihlamurlar Altında: (MBV 1 Birleşik Arap Emirlikleri); Tuba Büyüküstün, Bülent İnal, Sinan Tuzcu, Özge Borak * Dudaktan Kalbe (Abu Dhabi TV-Birleşik Arap Emirlikleri): Burak Hakkı, Aslı Tandoğan, Yiğit Özşener, Özge Özder * Kurtlar Vadisi; (Abu Dhabi TV- Birleşik Arap Emirlikleri/ Al Libiyah TV-Libya): Necati Şaşmaz, Özgü Namal ,Oktay Kaynarca * Gümüş; (MBC 1- Birleşik Arap Emirlikleri/ Arab TV). Birleşik Arap Emirlikleri): Kıvanç Tatlıtuğ, Songül Öden, Ekrem Bora, Güngör Bayrak * Kınalı Kar; (MBC 1- Birleşik Arap Emirlikleri): Emrah ; Özlem Conker, Engin Şenkan, Burçin Terzioğlu. * Aliye: (MBC 4- Birleşik Arap Emirlikleri): Nejat İşler, Sanem Çelik, Halit Ergenç.
Araplar, 2009’da Türk dizilerini izledi

Gece gündüz atımız eğerli ve kılıcımız kuşanılmıştır

OSMANLI padişahı Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1526 yılında yazılan ve 1990 yılında bulunan mektup, Türk-Fransız diplomatik ilişkilerinin başlangıcını aydınlatıyor ve Kanuni Süleyman’ı Avrupa’da “Muhteşem Süleyman” yapan olaya ışık tutuyor.Fransa’da Türkiye Mevsimi faaliyetleri çerçevesinde, Paris yakınlarındaki Ecouen Şatosu’ndaki Ulusal Rönesans Müzesi’nde başlayan “Birinci François ve Muhteşem Süleyman: Rönesans’ta Diplomasi Yolları” adlı sergide, Kanuni’nin, François’ya yazdığı üç mektup sergileniyor. Bunlardan biri, Türkiye Mevsimi çerçevesinde ilk kez kamuya açılıyor. Fransa Kralı Birinci François, 1525’te Pavie Savaşı’nda, Roma Germen (Alman) İmparatoru Şarlken’e esir düşünce, Büyükelçi Frankipan aracılığıyla Kanuni’ye stratejik bir mektup göndererek yardım ister. Kanuni Sultan Süleyman da sergilenen mektupta verdiği yanıtla, François’ya yardım edeceğini duyurur. Bunun üzerine, Osmanlı ve Fransız devletleri arasında sıkışacağını anlayan Şarlken, François’yı serbest bırakmak zorunda kalır. Franco-Türk diplomasisiİşte bu olay, iki ülke arasında ilk diplomatik temasın kurulmasını sağlar. Her iki tarafta da elçilerin gidip geldiği karşılıklı saygıya dayanan ‘diplomatik bir dostluk’ başlayacaktır. Rönesans Müzesi’nde 15 Şubat’a kadar sürecek sergide ayrıca, iki liderin başlattığı Franco-Türk diplomasinin adım adım ilerlediğini belgeleyen dökümanlar, gravürler, arşivler, anlaşmalar ve sanat eserleri de yer alıyor. Müze Genel Müdürü Thierry Crepin-Leblond’un yönettiği sergiye Louvre Müzesi’nden Şarlken’in Tunus Savaşı hatırasına yaptırdığı, savaşa ait pekçok desen içeren metal leğen, Fransa Kralı 2. Henri’nin, Fransızların tanıdığı ismiyle Muhteşem Süleyman imzalı kılıcı da sergileniyor. Sen ki Fransa ülkesinin Kralı François’nın“Ben ki, Sultanlar sultanı, hakanlar hakanı hükümdarlara taç veren Allah’ın yeryüzündeki gölgesi, Akdeniz’in ve Karadeniz’in ve Rumeli’nin ve Anadolu’nun ve Karaman’ın ve Rum’un ve Dulkadir Vilayeti’nin ve Diyarbakır’ın ve Azerbaycan’ın Acem’in ve Şam’ın ve Halep’in ve Mısır’ın ve Mekke’nin ve Medine’nin ve Kudüs’ün ve bütün Arap diyarının ve Yemen’in ve daha nice memleketlerin ki, yüce atalarımızın ezici kuvvetleriyle fethettikleri ve benim dâhi ateş saçan zafer kılıcımla fetheylediğim nice diyarın sultanı ve padişahı Sultan Bayezıd Hân’ın torunu, Sultan Selim Hân’ın oğlu, Sultan Süleyman Hân’ım.Sen ki, Fransa ülkesinin kralı François’sın. Sarayıma, sadık ajanın Frankipan ile bir mektup gönderdin. Mektubun yanısıra sözlü bazı haberlerle de, düşmanın topraklarınızı ele geçirdiğini, halihazırda tutsak olduğunuzu ve kurtulmak için benden yardım ve meded umduğunuzu söylemişsiniz. Her ne demişseniz benim yüksek katıma arz olunup, detaylarıyla tarafımdan öğrenilmiştir. Padişahların savaş kaybetmesi ve esir düşmesi olağanüstü şaşırtıcı değildir. Cesur olun ve yok edilmenize izin vermeyin. Bizim ulu ecdadımız (nur içinde yatsınlar), daima düşmanı kovmak ve toprak fethetmek için seferden geri kalmamıştır. Gece ve gündüz atımız eğerli, kılıcımız kuşanılmıştır. Allah hayırlar versin ve Allahın dediği ne ise o olsun.”
Gece gündüz atımız eğerli ve kılıcımız kuşanılmıştır

Yargıtay maganda cezasını az buldu

OĞLU Adem Doğan’ı (21), 2007 yılının ilk dakikalarında bir kutlama kurşunu yüzünden hayatını kaybetti. Yargıtay, sanık Yakup Tayfur’a verilen 16 yıl hapis cezasını az bularak bozdu. Ancak anne Gülseher Doğan, bu karara sevinemediğini söyledi. “Ben en yüksek cezayı almasını isterim. Ama alacağı ceza Ademimi geri getirmeyecek” dedi. Gülseher Doğan, üç yıldan beAvukat Eşref Çalışır, Yargıtay’ın verdiği kararın maganda davalarında emsal teşkil edeceğini belirterek, “Yargıtay bu kararda, maganda kurşununu, olası kasıt olarak kabul ettiği gibi en üst sınırdan ceza verilmesini istedi. Bu karar maganda meselelerine noktayı koydu. Kalabalık yerlerde, havaya ateş eden magandalar, olası kasıtla adam öldürme suçundan yargılanacak. Cezaları da en az 20 yıl olacak” diye konuştu.Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencisi Adem Doğan, 31 Aralık 2006’da yeni yıla Taksim’de eğlenerek girdi. 1 Ocak 2007 saat 00.30’da, havai fişeklerin patladığı sırada, başına isabet eden maganda kurşunuyla ağır yaralandı. Kaldırıldığı hastanede iki gün sonra hayatını kaybetti. İstanbul polisi, 10 gün sonra, Adem Doğan’ı vuran kurşunun Yakup Tayfur’un silahından çıktığını tespit etti. Yakalanan Yakup Tayfur, mahkemede verdiği ifadede, “Belimdeki silah düştü ve patladı” dedi. Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 8 Mayıs 2008’de, Yakup Tayfur’u, 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırdı. Adem Doğan’ın avukatı Eşref Çalışır, mahkemenin Yakup Tayfur’a verdiği cezayı az bularak, kararı temyiz etti. Yargıtay Birinci Ceza Dairesi heyeti, Yakup Tayfur’un, cezasının 20 ile 25 yıl arasında olması gerektiğini belirterek, 16 yıl 8 aylık cezayı bozdu. Sanık Yakup Tayfur, 2 Mart 2010’da tekrar yargılanmaya başlayacak.
Yargıtay maganda cezasını az buldu

Karakolda biten şaka

KÜTAHYA’da Dumlupınar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi öğrencisi bir genç kız, birinci sınıf öğrencisi sevgilisi İ.E.’yle (23), aynı bölümde Eğitim gören arkadaşı N.G.’yi (23) telefonla arayıp, “Sevgilim kendisini silahla yaraladı” diye şaka yaptı. Arkadaşının yaralandığını öğrenen N.G., 112 Acil Çağrı Merkezi’ne telefon açıp, İ.E.’nin kendisini silahla yaraladığı ihbarında bulundu. Merkez, ihbar doğrultusunda adresi alınan eve bir ekip sevk etti. Daha sonra bölgeye polis ekipleri de gönderildi. İ.E.’yle görüşen ekiplerin yaptığı araştırmada, genç kızın şaka amacıyla N.G.’yi aradığı, onun da 112 Acil’e ihbarda bulunduğu ortaya çıktı. Ekiplerin tutanak düzenlemesinin ardından İ.E., kız arkadaşı ve N.G., Şehit Mehmet Kartal Polis Merkezi’ne götürüldü. Polislerden özür dileyen gençler serbest bırakıldı.
Karakolda biten şaka

İfade verdiler

Türk, dün sabah Tuğluk’u evinden alarak, parti yönetimine Haber vermeden Ankara Adliyesi’ne gitti. Eski DTP’lilere partinin avukatı Nuri Özmen eşlik etti. BDP milletvekilleri Nuri Yaman ve Bengi Yıldız ise olayı televizyonlardan öğrenerek adliyeye geldi. Türk ve Tuğluk, haklarında “terör örgütü propagandası yapmak” ve Abdullah Öcalan’a “sayın” dedikleri için açılan davalar hakkında ifade verdi. İki eski milletvekili de suçlamaları kabul etmedi. Türk, şunları söyledi: “40 yıla yakın süredir Siyaset yapıyorum. Bütün amacım barışçıl bir süreç için çaba göstermektir. Tüm Türkiye’nin tartıştığı bir konu ile ilgili ben de bir siyasetçi olarak görüşlerimi belirttim. Konuşunca propaganda yaptığım iddia ediliyor. ‘Sayın’ kelimesini kullandığım için suç işlediğim söyleniyor. Bu doğru değil. Genel olarak nazik bir üslup kullanırım, kaldı ki sayın kelimesi tek başına suç olarak değerlendirilemez. Silahların susması için çalışmak suç değil memnuniyetle karşılanması gereken bir durumdur.”Dört ayrı dava için ifade veren Tuğluk ise özetle şunları kaydetti: “Söylenen tarihte DTP eşbaşkanıydım. İddia edilen üç konuşmayı da ben yaptım. Bütün amacım bir siyasetçi olarak ülkede akan kanın durması için çalışmaktan ibarettir. Ne PKK’nın ne Öcalan’ın benim propagandama ihtiyacı yok.” Türk adliye çıkışında yaptığı açıklamada, Anayasa Mahkemesi’nin kararını AİHM’ye götüreceklerini, diğer milletvekillerinin ise ifade vermeye gitmeyeceğini açıkladı.
İfade verdiler

JİTEM davasında görevsizlik

Atılı suçlamaları “Silahlı örgüt kurmak” kapsamında değerlendiren mahkeme, yargılamanın Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesini kararlaştırdı. Bu arada Jandarma Genel Komutanlığı ve Maliye Bakanlığı’ndan mahkemeye gönderilen yazılarda da JİTEM diye bir örgütün olmadığı belirtildi. İddianamede, 11 sanıkla ilgili olarak, 9’u hakkında müebbet, 2’si hakkında da 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
JİTEM davasında görevsizlik

Dinlenme iddiaları soruşturulacak

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın takipsizlik kararına yapılan itirazı Sincan 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi karara bağladı. Paksüt, Ankara’da kendilerini bir aracın takip ettiği ve izinsiz dinlendikleri iddiasıyla Emniyet görevlileri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Paksüt’ün dinlenme iddiaları soruşturulacak.
Dinlenme iddiaları soruşturulacak

Bakan dan cam kemik hastası çocuğa yardım

Kavaf’ın hediyesi tekerlekli sandalyeyi çocukların Fidanlık Mahallesi’ndeki evlerine götüren Gaziantep Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Emin Korkmaz, Mehmet Ali Bostan (13) ve Samet Bostan (23) ile bir süre görüşüp sohbet etti Korkmaz, tekerlekli sandalyeyi çocuklardan Mehmet Ali Bostan’a yılbaşı hediyesi olarak teslim etti. Korkmaz, sosyal devletin gereği olarak iki kardeşin bakımlarının evlerinde yapılması için ilk etapta Sağlık raporu alınacağını ve ardından aileye evde bakım ücreti ödeyeceklerini belirtti.
Bakan’dan cam kemik hastası çocuğa yardım

Sorumsuzlar iş başındaydı

Belediye ekiplerinin budama işlemi devam ederken, iddiaya göre, kimlikleri tespit edilemeyen bazı kişiler de, etrafa polen saçan bazı ağaçları para karşılığında kesmeye başladı. Hızar ile kesilen ağaç yola devrildi. Ağaç, şoförlerin frene basmasına rağmen kaportalarının üzerine düştü. Araçtakiler son anda kurtuldu. Büyük bir gürültüyle devrilen ağaç yoldaki elektrik hattına da zarar verdi. Kopan kablolar şans eseri kimseye isabet etmedi. Olayla ilgili iki kişi yakalandı.
Sorumsuzlar iş başındaydı

Beyin cerrahı için malzeme soruşturması

Denizli’nin Kale İlçesi’nde Fatma Yeşilkünar’ın beli kırıldı ve acilen ameliyata alınmasına karar veriidi. Dr. Öndü, ameliyat için gereken malzemeleri hastanenin satın alma birimine bildirdi. Öndü, istediği kalitedeki malzeme alınmazsa ameliyata girmeyeceğini söyledi. Ancak, hastane yönetimi Öndü’nün bu isteğini yerine getirmedi. Bunun üzerine Öndü ameliyata girmedi, hasta da Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi´ne sevk edildi. Hastane yönetimi bu gelişmeler üzerine Öndü hakkında soruşturma başlattı.Uzman Dr. Sevim Öndül, pahalı değil, kaliteli malzeme alınmasını istediğini belirterek, Buraya alınan malzemeler, gayet ucuz malzemeler. Kötünün iyisini kullanıyoruz. Kendime kullanmayacağım bir malzemeyi, hastama da kullanmam” dedi. Denizli Devlet Hastanesi Başhekimi Ramazan Canural, ameliyatın istenen malzeme satın alınmaması nedeniyle değil, doktorun beğenmemesi nedeniyle yapılamadığını ileri sürdü.
Beyin cerrahı için malzeme soruşturması

Tekin, kitaplarını vakıf için imzaladı

Bodrum Marmara Koleji Halikarnassos Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, Tekin’in 10 kitabı tanıtılırken her yaştan hayranı imza gününe yoğun ilgi gösterdi. Etkinlikte, kitapların yanı sıra akademide gönüllü çalışanlar tarafından yapılan el sanatları ürünleri, saksıda yetiştirilen bonzailer satışa sunuldu.
Tekin, kitaplarını vakıf için imzaladı

İstanbul da lodosa dikkat

Müdürlükten yapılan açıklamada, hava tahmin raporuna işaret edilerek, şöyle denildi: “Lodos fırtınasının iki gün daha devam edeceği tahmin edilmektedir. Özellikle baca zehirlenmelerine karşı dikkatli olmaları, fırtınanın etkisiyle birlikte binalardan düşebilecek materyallere karşı dikkatli ve tedbirli olmaları gereklidir.”
İstanbul’da lodosa dikkat

Müjde Ar a ‘müdür davası

Mahkemede konuşan Ceylan, “Öğrenci çantalarından yabancı kökenli Çizgi Film kahramanlarını çıkarmayı düşündüm. Bunların yerine bizim kültürümüzden olan Keloğlan, Nasreddin Hoca gibi figürlerin olmasını istiyordum” dedi. Müjde Ar’ın avukatı Şennur Karasakal ise “Müvekkilimin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında açıklama yapmıştır” diye konuştu. Dava ileri bir tarihe ertelendi.


Müjde Ar’a ‘müdür’ davası

Ailemi kaçırdılar

İnşaat firmasında çalışan koca İbrahim Koparan (43), savcılığa suç duyurusunda bulundu. Koparan, eşinin geçen haziranda da kızının Okul arkadaşının babası olan Ramazan Güzel tarafından kaçırılıp Bolu’ya götürüldüğünü ve esrar içirilip 250 bin TL’lik borç senedi imzalattırıldığını iddia etti. Eşi ve çocuklarının hayatından endişe ettiğini söyleyen Koparan, “Eşim, fırsat bulup Bolu’dan kaçıp Denizli’ye dönüp Güzel’den şikayetçi olmuştu. Ramazan Güzel, ölüm tehdidinde bulununca eşim korkusundan ifadesini geri çekip, kendi isteğiyle kaçtığını söyledi. Bunun üzerine Güzel hakkında takipsizlik kararı verildi. Tehditler devam edince eşim intihara teşebbüs etti. Bu kez de tehditlere dayanamayıp çocuklarımla birlikte kaçmış ya da yine kaçırılmış olabilir” diye konuştu.
Ailemi kaçırdılar

Okul yolunda facia: 2 ölü


KAZADAN FOTOĞRAFLAR
OKUL YOLUNDA ÖLDÜLER / WEB TV
Takla atıp yan yatan otobüste Fatih Tekin (18) ve Emre Melik Avcu (14) adlı öğrenciler öldü. 2’si ağır 16 öğrenci ile servis sürücüsü yaralandı.
Okul yolunda facia: 2 ölü