Showing posts with label Rusya. Show all posts
Showing posts with label Rusya. Show all posts

Saturday, April 10, 2010

Sanofi-Aventis antibiyotiği Türkiye de üretecek

İSTANBUL - Sanofi-Aventis Grubu Türkiye Başkanı Olivier Guillaume, grubun Türkiye'yi üretim üssü seçtiklerini ve tüm antibiyotikleri Türkiye'de üreterek buradan 29 ülkeye ihraç edeceklerini söyledi.
Guillaume ayrıca Temmuz'da Türkiye'ye yönelik yeni bir yatırım kararı daha açıklayacaklarını belirtti.
Sanofi-Aventis'in Zentiva ile birleşmesinin birinci yıldönümü nedeniyle düzenlenen basın toplantısında konuşan Guillaume, "Sanofi- Aventis'in tüm antibiyotikleri Türkiye'deki Lüleburgaz fabrikamızda üretilecek. Buradan 29 ülkeye 20 milyon kutu ihraç edilecek" dedi.
Guillaume, her bir kutunun ortalama 2 Euro'luk fabrika çıkış fiyatıyla bunun başlangıçta 40 milyon euroluk ihracat anlamına geldiğini söyledi.
Türkiye'den ihracat gerçekleştirilecek ülkeler arasında Almanya, İtalya, İspanya, Hollanda, Belçika, Portekiz gibi Avrupa ülkeleri, Hong Kong, Endonezya, Malezya-Singapur, Tayvan gibi Asya ülkeleri, İsrail, Dubai, Ürdün, Lübnan gibi Orta Doğu ülkeleri ile Kanada, Rusya, Japonya gibi ülkeler bulunuyor.
Sanofi-Aventis'in mevcut durumda Türkiye'den ihracatı bulunmuyordu.
Zentiva ile 2009 yılında gerçekleştirilen birleşme sonunda, Zentiva'nın Lüleburgaz'daki üretim tesislerinin Sanofi-Aventis grubu bünyesine dahil olduğunu hatırlatan Guillaume, "Bugüne kadar sadece yüzde 30 kapasiteyle çalışan tesis 2010 itibariyle yüzde 50 kapasiteyle çalışacak. Tesiste geçen yıl 160 milyon kutu üretim gerçekleştirdik. Bu yıl sonunda 191 milyon kutuya çıkmayı hedefliyoruz. 3-5 sene içerisinde de 450 milyon kutu ile tam kapasiteye ulaşmayı amaçlıyoruz" dedi.
Antibiyotik üretiminde Türkiye'deki fabrikayı bir "mükemmellik merkezi"ne dönüştürmeyi hedeflediklerini belirten Guillaume, farklı ülkelerden de Türkiye'ye Teknoloji transferi yapacaklarını söyledi.
Türkiye'de 2009 yılında Arge çalışmalarına yönelik olarak 11 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını belirten Guillaume, 2010 yılı için yaklaşık 15 milyon dolarlık Arge yatırımı yapacaklarını, ilerleyen yıllarda ise bunun daha da artacağını söyledi.
Guillaume'ın verdiği bilgiye göre, Sanofi-Aventis grubunun Türkiye cirosu 2009 yılında 540 milyon euro seviyesinde gerçekleşti. Sanofi- Aventis'in Türkiye pazarındaki payı ise yüzde 7.6 oldu.
Sanofi-Aventis grubu, Türkiye'de Sanofi-Aventis, Zentiva ve Sanofi Pasteur şirketleriyle faaliyet gösteriyor.
Guillaume ayrıca Türkiye'ye yönelik yatırımlarının devam edeceğini belirterek, "Temmuz ayında CEO'muz burada olacak ve Türkiye'de yapılacak yeni bir yatırımı açıklayacağız. Doğru ortağı belirlemek için çalışıyoruz. Farklı üniversitelerle süren çalışmalarımız ve bazı gizli anlaşmalarımız var" dedi.
Türkiye pazarına 2007'de Eczacıbaşı ortaklığıyla giren ve geçen yıl Sanofi-Aventis grubu bünyesine dahil olan Zentiva Genel Müdürü Elif Çelik ise, Türkiye'nin Zentiva'nın 17 ülkedeki satışları arasında brüt satışlarda 1. net satışlarda ise 2. olduğunu belirtti. Çelik, "Türkiye ve Rusya Zentiva'nın büyüme lokomotifi olarak görülebilir" dedi.
Sanofi-Aventis antibiyotiği Türkiye'de üretecek

Sunday, February 28, 2010

Avrupa da PC satışında yalnız Türkiye büyüdü

Donanım satışlarında 3 milyon adet sınırını geçen Türkiye, araştırma şirketi IDC sonuçlarına göre hem adet hem de ciro olarak geçtiğimiz yıla göre büyüme kaydeden tek ülke oldu. Almanya ve İngiltere gibi devler yüzde 12 küçülürken, gelişmekte olan pazar olarak görülen Rusya'da düşüş yüzde 25 ile daha dramatik oldu. Türkiye'nin büyümesinde en önemli unsurlar KDV indirimi, telekom şirketlerinin 3G rekabeti ve dizüstü Bilgisayar kampanyaları ve Teknoloji perakendecilerinin açılışlarında yaptıkları indirim kampanyaları oldu. IDC araştırmasına göre Türkiye bilgi teknolojisi ve donanım harcaması konusunda pozitif bir büyüme kaydederken Yazılım harcamaları 2008 yılına göre yüzde 1 düştü. Bu sonuç Türkiye'nin bilgi teknolojisi alanında değer yaratamayan, al-sat ilişkisine dayalı sığ bir pazar olduğunu göz önüne seriyor.

Avrupa'da PC satışında yalnız Türkiye büyüdü

Seçim sonuçları durduruldu

Turuncu Devrim liderlerinden Yulia Timoşenko dün mahkemeye başvurarak seçimlerde ihlallerin yapıldığı ile ilgili itirazını iletmişti. Yüksek İdare Mahkemesi'nin oylarının yeniden sayılması ile ilgili, iki gün içinde kararını açıklaması bekleniyor.



Yulia Timoşenko Bloko 25 Şubat için kararlaştırılan Yanukoviç'in yemin töreni ile ilgili parlamentonun aldığı kararın durdurulmasını talep ediyor. Parlamentonun da yeni takvim konusunda karar verecek.



Konu ile ilgili Rusya basınına açıklamada bulunan Başbakan Birinci Yardımcısı Oleksandr Turçinov, "Parlamentodan 25 Şubat olarak belirlenen takvimin değiştirilmesini istiyoruz." bilgisini verdi. Timoşenko bloku daha önce de, henüz 2010 bütçesinin onaylanmadığını, yemin töreni ve kutlamalar için de paranın olmadığını açıklamıştı.



Seçim sonuçlarını kabul etmeyen Timoşenko, binden fazla bölgede seçim ihlalleri yapıldığını, gerekli Video ve diğer tutanakları mahkemeye verdiklerini kaydetti. Uluslararası gözlemciler seçimlerin adil ve demokratik bir ortamda gerçekleştiğini kaydederken, başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere onlarca ülke Yanukoviç'i seçim zaferinden dolayı kutlamıştı.
Seçim sonuçları durduruldu

Wednesday, February 17, 2010

İsrail e Sovyet anıtı inşa edilecek

Rusya'nın kelimenin tam anlamı ile süper bir güç olduğunu kaydeden İsrail Başbakanı, işbirliğinin iki ülke çıkarları açısından da faydalı olacağını söyledi.



Rusya ile İsrail arasındaki ilişkilerin gelişim pesrpektifi olduğunu kaydeden Putin, özellikle Tarım ve yüksek Teknoloji işbirliklerinin önemine işaret etti. Putin, "Sizin ürünlerinizin Rusya pazarında yer alabilmesi için gerekli desteği vermeye hazırız." dedi.



Rusya'nın kelimenin tam anlamı ile düper güç olduğunu, İsrail'in de teknoloji açısından süper güç olduğunu kaydeden Netanyahu, "İki ülke arasında ilişkilerin kurulmasının 20. yılını değil, aynı zamanda Nazi Almanya'sına karşı kazanılan İkinci Dünya Savaşı'nın da 65. yılı kutlanıyor. Hiç kimsenin Yahudilere karşı gerçekleştirilen soykırımın unutturulmasına gücü yetemez. Burada Sovyet Ordusu'nun katkısı da gözardı edilemez." dedi.



İSRAİL'E SOVYET ANITI İNŞA EDİLECEK

İsrail'in Rusya ve Sovyet Ordusu'nun İkinci Dünya Savaşı'ndaki katkısının anısına İsrail'de bir anıt yapmayı planladıklarını kaydeden Netanyahu, "Umut ediyorum, sizin İsrail ziyaretinizden önce tüm bunları hazır edebiliriz." şeklinde konuştu.



Rusya'da da bir Yahudi soykırım müzesinin inşası için Rusya Yahudi cemaati lideri ile görüştüklerini ifade eden Putin de özel bir girişim olmasına rağmen hükümetin bu konuda destek vereceğini kaydetti.

İran'a S-300 füze sevkıyatının gerçekleştirilmemesi ve Nükleer programı nedeni ile sert yaptırımlar uygulanmasını isteyen Netanyahu, Moskova'yı kısmen ikna etti. Kremlin gün içinde yaptığı açıklamada, Tahran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ile şeffaf bir diyalog geliştirmemesi ve uluslararası toplumu ikna etmemesi durumunda yaptırımların ihtimal dışı olmadığı uyarısında bulundu.



Netanyahu'nun gün içinde Moskova'da temaslarda bulunan Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreou ile de yemekte bir görüşme yapması dikkat çekti. İran nükleer sorunu ile Yunanistan ekonomik krizini mukayese eden Netanyahu, iki krizin çözümü için uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini söyledi. İsrail Başbakanı, İran nükleer programının durdurulamaması durumunda Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan'ın da nükler silahlara sahip olmak isteyebilecekleri iddiasında bulundu.
İsrail'e Sovyet anıtı inşa edilecek

Papandreou, Medvedev in IMF tavsiyesini yalanladı

YUNANİSTAN Başbakanı George Papandreou, Moskova'daki resmi ziyaretinde Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev ile krizdeki Yunan ekonomisi hakkında konuştuklarını ancak Medvedev'in kendisine IMF ile ilgili bir telkinde bulunmadığını söyledi. Yunanistan'ın euro Bölgesi'nde olduğu için IMF'ye borçlanmayı düşünmediklerini kaydeden Papandreou, Medyedev'in kendisine, IMF'ye başvurmayı düşünüp düşünmediğini sorduğunu, Rusya'nın kendi payına düşen 10 milyar doları IMF'ye yatırdığını ancak bu meblağın nasıl kullanıldığı hakkında bilgi verilmediğinden yakındığını söyledi.
Papandreou, Medvedev'in IMF tavsiyesini yalanladı

IMF, Komşu nun kapısını bir kere daha çalacak

Avrupa Birliği (AB) maliye bakanları, Yunanistan'ın borç krizini masaya yatırdıkları Brüksel'deki iki günlük toplantıda, Komşu'ya verdikleri süreyi uzattı. Yunanistan'a acil önlemler alması için 15 Mayıs'a kadar süre veren AB Maliye Bakanları, 15 Mayıs'tan sonraki dönemde ise her çeyrekte bütçe raporu açıklanmasını istedi. Yunanistan'a cesur ve kapsamlı yapısal reform paketi hazırlaması çağrısında bulunan AB'li bakanlar, reform paketinin ücretleri, emeklilik ve Sağlık sistemi ile kamu yönetimini de kapsaması gerektiğiNİ belirtti. Yunanistan'ın durumunun yerinde incelenmesi ve durumunun gözden geçirilmesi için AB Komisyonu'nun Atina'yı ziyarete hazırlandığı belirtilirken IMF teknik uzmanları ve Avrupa Merkez Bankası da benzer şekilde ülkeyi ziyaret etmeye hazırlanıyor. Bu arada, Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev, Yunanistan Başbakanı George Papandreu'nun ziyareti sırasında kendisine, IMF ve Dünya Bankası'ndan yardım istemesi gerektiği yönünde telkinde bulunduğunu açıkladı. Dünya Bankası Başkanı Robert Zoelick ile yapacağı toplantı öncesi konuşan Medvedev, "Yunan BaşbakanIN ile buluştuktan hemen sonra, kendisine ülkedeki problemin çözümü için IMF ve Dünya Bankası'ndan yardım istemesini tavsiye ettim" derken Zoellick de, "Bu dönemde kimin yardım isteyeceğini kestirmek güç" dedi.



Kamu Çalışanları 4 günlük grevde

Yunanistan'da kamu çalışanları, hükümetin borç krizine karşı aldığı sert tedbirleri dört günlük iş bırakma eylemi ile protesto ediyor. Gelirler İdaresi Müdürlüğü'nün kapısına çalışanların grevde olduğu yazısı yapıştırıldı.



IMF, Komşu'nun kapısını bir kere daha çalacak

Thursday, December 31, 2009

The Wall Street Journal- 31 Aralık


--ABD, saldırı girişimi araştırmalarına devam ediyor
ABD’li Güvenlik güçlerinin yaptıkları araştırmalar sonucunda, daha önce de pek çok terör eyleminde yer alan ABD doğumlu Yemenli Din adamı Enver el-Evlaki’nin Noel gününde Detroit’e giden uçağa yapılan saldırı girişimiyle bağlantılı olduğu ortaya çıktı.

--İran, başarılı öğrencilere savaş açıyor
İran sokaklarında yaşanan dramının ardından, ülkedeki yetkililerin en iyi öğrencilerine göz açtırmadığı ve öğrencilerin kariyerlerine büyük bir Darbe indirdikleri ortaya çıktı.

--Rusya, yılı düşük enflasyonla kapatıyor
Federal İstatistik Hizmetler Merkezi’nden gelen son veriler, Rusya’da tüketici fiyatlarının 28 Aralık’ta sona eren haftada da sabit kaldığını gösterdi. Bu şekilde Rusya, bu onyılda gördüğü en düşük yıllık enflasyon rakamlarından birine yaklaşmış oldu.

The Wall Street Journal- 31 Aralık

2009 gelişmekte olan ülkelerin yılı oldu


Piyasalardaki algının değişmesiyle gelişmekte olan ülkelere odaklanan yatırım fonlarına ilgisi artan yatırımcılar, bu yıl bu fonlara 80.3 milyar dolar yatırdı. Ekonomik araştırmalar yürüten EPFR Global şirketinin rakamlarını inceleyen Financial Times (FT) gazetesi, yapılan bu yatırımın, verilerin toplanmaya başladığı 1997 yılından beri görülen en yüksek miktar olduğunun altını çizdi.

Aynı kurumun raporuna göre, yatırımcıların gelişmekte olan ülkelere fonlar aracılığı ile aktardığı kaynak 49.5 milyar dolar oldu.

Finans sektörüne yönelik araştırmalar yapan RBC Capital Markets kurumunun gelişmekte olan piyasalarda sorumlu strateji uzmanı Nigel Rendell, “2008’in sonunda büyük sıkıntılar yaşayan ve birçoğu batma tehlikesi yaşayan gelişmekte olan ekonomiler için bu oldukça önemli bir gelişme” değerlendirmesini yaptı.

BRIC ÜLKELERİ ÖNE ÇIKTI
Gelişmekte olan ülkelere yönelik ilgi bu şekilde artarken, dört büyük gelişmekte olan ülkenin oluşturduğu BRIC grubu yine aslan payını aldı. FT, BRIC ülkelerinin toplam yatırımın 60 milyar dolarlık kısmını kendilerine çektiklerini belirtti.

Büyük oranda BRIC ülkelerine odaklanan yatırım fonlarına 2009 yılında toplamda yaklaşık 39 milyar dolarlık kaynak girişi oldu.

Özel olarak Çin'e odaklanan fonlar 6.8 milyar dolarlık yatırım çekerken, bu miktar Brezilya fonları için 4.9 milyar, Hindistan için 3.1 milyar ve Rusya için ise 1.5 milyar düzeyinde gerçekleşti.

FONLARIN ALGISI DEĞİŞTİ
Bu ülkelere yapılan yatırımların bir diğer ilginç noktasını ise sadece gelişmiş ülkelerde işlem yapan bazı fonların da geçtiğimiz aylarda gözünü gelişmekte olan ülkelere dönmeye başlamasıyla görüldü.

RBC Capital Markets uzmanları, yatırımcıların Çin'in son yıllarda küresel ekonominin lokomotifi haline gelmesiyle bu ülkeye ilgisini arttığını belirtti. Aynı uzmanlar, gelişmiş ülkelerin önümüzdeki yıllarda gelişmekte olan ülkeler göre daha yavaş büyüceği beklentisinin, Çin ile aynı kategoride bulunan diğer ülkelere de ilgiyi artırdığına işaret etti.

PARA BİRİMLERİ DE DEĞERLENDİ
Bununla birlikte geçtiğimiz yıl bu ülkelerin para birimleri de güçlendi. Brezilya reali, ABD doları karşısında bu dönemde yüzde 25 değer kazanırken, Güney Afrika randının değer kazancı yüzde 22 oldu.

Ancak analistler buna rağmen, gelecek yıl için görünümün hâlâ belirsiz olduğunu belirtiyor. Bu görüşte olan analistlere göre ABD ekonomisinde 2010'da yaşanacak bir yavaşlama risk algılamasında sert bir değişime neden olabilir ve bu da gelişmekte olan ülkelerde satışı beraberinde getirebilir.

2009 gelişmekte olan ülkelerin yılı oldu

AB yine doğalgaz kabusunun eşiğinde


EUObserver’da yayımlanan bir Haber analizde, Rusya ile Ukrayna arasındaki bir fiyat anlaşmazlığının gaz akışında yol açabileceği sıkıntıların yarattığı endişeler dile getirildi. Haberde, enerji ihtiyacının yüzde 97’sini Rusya’dan karşılayan Slovakya’da Başbakan Robert Fico’nun başkanlığında acil bir Güvenlik konseyi toplantısı yapmak durumunda kaldığına dikkat çekildi.
Fico, AB’nin 1 Ocak 2010 itibariyle, Druzhba Petrol boru hattından gelen gaz dağıtımında sorun yaşayabileceğini ve buradaki temel sorunun Ukrayna'nın yüksek geçiş ücreti talep etmesi olduğunu belirtti.

Bu durumun farkında olan Avrupa Komisyonu da Rus yetkililerin geçtiğimiz yıldan bu yana kesinti uyarısı yapıyor. EUObserver’ın eline geçen belgelerden birinde Komisyon’un, “Bu durumdan özellikle Macaristan, Slovakya ve Çek Cumhuriyeti etkilenecek” ifadesi yer aldı.

Öte yandan, AB yönetimi birlik ülkeleri arasında herhangi bir sorun yaşanması riski olmadığını ve kıtadaki gaz stoklarının yeterli seviyede olduğunu dile getirdi.

HIZLI ÇÖZÜM
Moskova ve Kiev hükümetleri de Slovakya’nın açıklamasının hemen ardından, petrol transferi konusunda ön anlaşmaya vardıklarını söyleyerek gaz sattıkları AB ülkeleri rahatlattı.

Haber analizde Rusya enerji bakanlığı sözcüsü Irina Yesipova’nın “Bir ya da iki gün içinde anlaşmanın imzalanmasını bekliyoruz” değerlendirmesine de yer verildi. Yesipova aynı zamanda 1 Ocak’ta dağıtım konusunda herhangi bir sıkıntının yaşanmayacağını da belirtti.

Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yuşçenko’nun yardımcılarından Bogdan Sokolovsky ise ülkedeki basın organlarına konu hakkında “Ukrayna içinde herhangi bir tehdit ve risk konusu değil” değerlendirmesini yaptı.

EUObserver’a konuşan ve tartışmaları yakından takip eden bir AB diplomatı, temkinli bir değerlendirme yaparak, “Sorunun hemen çözüleceğini düşünmek için erken” dedi.

DOĞAL GAZ AKIŞINDA SORUN YOK
Haber analizde, Avrupa’nın daha önceki çatışmalarda da benzer endişeler duyduğu belirtildi.

Rusya, 2007’de yine Druzhba’daki boru hatlarını kapamıştı. Geçtiğimiz Ocak ayında ise, yine ödeme sorunlarından dolayı Rusya, Ukrayna’ya doğal gaz akışını kesmişti. Bu olay birçok AB’li şirketin üretimini sekteye uğratırken, Avrupa’da yüzlerce evin ısıtma sistemi çalışmadı.

Fico, 1 Ocak’ta kesinti olma ihtimalinin düşük olduğunu dile getirirken, durumun Şubat ve Mart aylarında değişebileceğini belirtti.

Öte yandan Uluslararası Para Fonu (IMF), Ukrayna’nın 2 milyar dolarlık acil yardım talebini geri çevirdi. IMF bu kararının nedenini, ülkenin mali disiplini öne çıkaran bir bütçe oluşturamaması olarak gösterdi.


AB yine doğalgaz kabusunun eşiğinde

Nouriel Roubini


Kriz kâhini olarak bilinen ekonomist Nouriel Roubini, Forbes dergisinde kaleme aldığı köşe yazısında, 2010 yılında küresel enerji piyasalarda etkin olacak eğilimleri inceledi. Roubini, analizinde petrole ve Petrol ürünlerine olan talebin kriz öncesindeki seviyelere çıkmayacağını söyledi.

Petrol piyasasındaki üretim miktarının hâlâ fazla olduğunu belirten Roubini, küresel ekonomide görülen zayıf iyileşmenin fiyatlarının yükselmesine engel olacağını dile getirdi.

PETROL TALEBİNDE BÜYÜK ARTIŞ BEKLENMEMELİ Yazısında, fiyatların yükselmeme nedenini petrole olan düşük talebe bağlayan Roubini, bu ürünün talebinde 2008 ve 2009 yıllarında ciddi düşüşlerin görüldüğünü belirtti ve 2009’un başlarında hafif bir toparlanma yaşanmasına rağmen halen kriz öncesindeki oranlara çıkılamadığına dikkat çekti.

“Gelişmekte olan ekonomilerin, özellikle de Asya kıtasındaki ülkelerin büyüme hızının petrol talebini artıracağı düşünülebilir ancak bu artış sadece Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) üyesi ülkelerin zayıf talebini dengeleyecektir” diyen Roubini, 2010’da küresel petrol talebi artışının büyük oranda olmayacağının altını çizdi.

Kriz kahini aynı zamanda, birçok ülkenin, özellikle de Çin’in etkin petrol kullanan araçları satın almaya yönelik geliştirdikleri teşvik paketlerinin de talebini düşük seviyelerde tutacağını belirtti.

KISA VADEDE KAYNAK SIKINTISI YOK Roubini’ye göre, petrol fiyatlarının dünya genelinde 70 dolar seviyelerinde tutulması ve hem Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ülkelerinin hem de Rusya, Brezilya ve Kanada gibi örgüt dışındaki ülkelerin üretimlerini artırmasının, kısa vadede petrol kaynaklarında herhangi bir sıkıntının yaşanmayacağını gösteriyor.

Bununla birlikte Roubini, petrol üretiminin yoğun bir şekilde gerçekleştiği Körfez Bölgesi ve Ortadoğu ülkelerinin yaşadığı siyasi sorunların petrol kaynaklarına çok fazla etki etmeyeceğini belirtti ve Ortadoğu’daki kaynakların azalması durumunda, açığın OPEC ülkelerinin artan petrol üretimleriyle kapatılabileceğine dikkat çekti.

DOĞALGAZ PİYASASI 2010’DA SORUN YAŞAYABİLİR Roubini, aynı zamanda Ukrayna’nın ekonomisinde yaşadığı sorunlardan dolayı doğal gaz ödemelerini yapamaması ve ülkedeki doğal gaz ücretlerini yükseltmek istememesinin yeni bir kriz doğurabileceğine de değindi ve bu durumda da Güneydoğu Avrupa’ya giden doğal gaz kaynaklarında sıkıntı yaşanabileceğine dikkat çekti.

Batı Avrupa ise sahip olduğu geniş kaynaklardan dolayı herhangi bir sıkıntı çekmeyecek. Analizinin sonunda, hükümetlerin etkin enerji kullanımına yönelik programlarını artırmasının petrol talebini azaltabileceğini vurgulayan ünlü ekonomist, bununla birlikte petrole alternatif olarak yenilebilir enerji teknolojilerinin geliştirildiğine de dikkat çekti.



Nouriel Roubini

Tuesday, December 29, 2009

Kuzey Kutbu firarda

Geçtiğimiz günlerde jeofizikçi Arnaud Chulliat, Dünya'nın üst bölümde çok ilginç bir durum fark etti. Chulliat'a göre Kuzey Kutbu her geçen gün Rusya'ya doğru artan bir hızla yaklaşıyor. Aslında 1904 yılından beri Kuzey Kutbunun hareketli olduğu biliniyordu. Fakat o zamanlar yapılan ölçümlere göre Kuzey Kutbunun Rusya yolcuğu yılda yaklaşık 14 km hızla devam ediyordu. 1989 yılındaki ölçümler ise bu hızın arttığını ortaya koymuştu. Chulliat'ın fark ettiği durum ise Kuzey Kutbunun vites değiştirdiğini ve artık yolcuğuna yılda yaklaşık 60 km hızla devam ettiğini gösteriyor.

Bilim adamları bu çok önemli değişikliğin sebebini net olarak açıklayamasalar da bazı teoriler var. Dünya'nın manyetik alanın her 300 bin yılda bir yer değiştirdiği tahmin ediliyor. Kuzey Kutbunun bu yolculuğu ise manyetik alan dönüşümü ile açıklanabilir. Bu manyetik alan son derece önemli çünkü Dünya'yı Güneşin manyetik alanı ve yaydığı radyasyondan korumak anlamında büyük bir faydası var. Bilim Adamları Kuzey Kutbunun Rusya'ya doğru süregelen yolculuğunun bu hızla devam etmesi halinde önümüzdeki 1000 yıl içerisinde Kuzey Kutbunun ortadan kaybolacağını tahmin ediyorlar. Bu durumda ise Dünya'nın manyetik alanın artık gezegeni koruma özelliği, insanların yaşamını sürdürebilmesini sağlayamayacak kadar zayıflayabilir.

Kuzey Kutbu firarda

Saturday, December 12, 2009

Rusya: Azeri-Ermeni anlaşması yakın

MOSKOVA - Rusya, Azerbaycan'la Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ görüşmelerinde gelecek yıl anlaşmaya varılması şansını yüksek görüyor.
Moskova, Minsk grubunun güncellenmiş çerçeve prensipleri belgesini kısa sürede taraflara sunacağını açıkladı.
Rusya: Azeri-Ermeni anlaşması yakın