Showing posts with label Azerbaycan. Show all posts
Showing posts with label Azerbaycan. Show all posts

Saturday, April 10, 2010

Ermenistan: Türkiye bizi suçlayamaz

PARİS - Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, merkezi Lyon'da bulunan Euronews kanalına konuştu.
Sarkisyan, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesinde kabul edilmesine Türkiye'nin gösterdiği tepkiyle ilgili olarak şunları söyledi:
"İlişkilerimizi yeniden canlandırma konusunu Türkiye ile ele almaya devam ediyoruz. İstişare ön koşulsuz yapılmalı. Türkiye'nin bizi herhangi bir şeyle suçlamaya ve koşul öne sürmeye hakkı yok. İlişkileri önkoşulsuz başlatmak, herhangi bir konuya değinmeyeceğimiz anlamına gelmiyor.
Diyelim ki mucize eseri, Türk meclisi protokolleri onayladı, Ermeni meclisi de aynısını yaptı. İlişkilerimizi yeniden kurduk ve sonra üçüncü bir ülke soykırım meselesini kasıtlı olarak gündeme getirdi. Türkler bunu mazeret kabul edip ilişkileri yine mi kesecek?"
Sarkisyan, "Ermenistan'ın temel sorunları işsizlik, ekonomik dışlanma, Türkiye ve Azerbaycan'la devam eden uzun soluklu anlaşmazlıklar ise bu problemler şimdi daha kolay çözülemez mi?" şeklindeki soruya, "Türkiye ile aralarındaki anlaşmazlıkların dünden kalma olmadığını" söyleyerek yanıt verdi.
Türkiye'nin, 17 yıl boyunca Ermenistan sınırını kapalı tuttuğunu, 17 yıl önce böyle bir tasarının gündemde bulunmadığını ifade eden Sarkisyan, sözlerini şöyle sürdürdü:
Ermenistan: Türkiye bizi suçlayamaz

Karabağ için yol planı neler içeriyor?

BAKÜ - Ermensitan'la Azerbaycan arasında Dağlık Karabağ'a ilişkin yıllardır devam eden görüşmelerden sonuç alınabilmiş değil. Karabağ'da çözüme ulaşılması Türkiye ile Ermenistan arasında imzalanan protokollerin de hayata geçmesi için önem taşıyor. Karabağ'la ilgili gündemde olan planın detaylarını ise Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov açıkladı.
Memmedyarov, planın üç aşamadan oluştuğunu açıkladı. Öncellikli olarak Ermenistan'ın Dağlık Karabağ dışındaki 7 bölgeden 5'inde işgali sona erdirmesi öngörülüyor. Dağlık Karabağ'ın statüsü ise üçünçü aşamada görüşülmeye başlanacak.
Azerbaycan-Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ sorunun çözümü için bir plan gündemde.
Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov, planın üç aşamadan oluştuğunu açıkladı.
BEŞ BÖLGEDEKİ İŞGAL BİTECEKİlk aşamada Ermenistan'ın, Dağlık Karabağ dışındaki 7 bölgeden 5'indeki işgale son vermesi öngörülüyor. Bu bölgeler Ağdan, Fuzuli, Zengilan, Cebrail ve Kubatlı.
Erivan, Ermenistan ile Karabağ arasındaki Laçin bölgesindeki köylerden 13'ünü de boşaltacak.
Barış planının ikinci aşamasında ise bölgedeki tüm ulaşım ağlarının onarılması öngörülüyor.
İkinci aşamada ayrıca Azerbaycan'ın Laçin bölgesinin geri kalan kısmıyla Kelbecer bölgesinin denetimini alması planlanıyor.
Bu aşama Azeri göçmenlerinin uluslararası gözlemcilerin kontrolünde bu bölgelere dönmesiyle tamamlanacak.
STATÜ ÜÇÜNCÜ AŞAMADA GÖRÜŞÜLECEKÜçüncü aşamada ise Dağlık Karabağ'ın statüsü görüşülmeye başlanacak.
Azerbaycan Dışişleri Bakanı, Erivan yönetimiyle Karabağ'daki Ermeni nüfusun güvenliğini sağlayacak önlemlerin de görüşüldüğünü belirtti.
Elmar Memmedyarov, barış sürecinin hiçbir aşamasının Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü etkilemeyeceği konusunda da güvence verdi.
Azeri Bakan, "Ermeniler işgal ettikleri topraklardan kendi rızalarıyla çekilirlerse, savaş söylemlerine de gerek kalmayacağını" söyledi.
Karabağ için yol planı neler içeriyor?

Thursday, December 24, 2009

Auschwitz le Srebrenitza arasında Avrupa fikri


Auschwitz’den Srebrenitza’ya uzanan bir tarihin ara sokaklarında gezinen Hollandalı gazeteci Geert Mak, iki Dünya Savaşı, toplama ve esir kampları gibi badirelerden sonra oluşan ‘Avrupa’dan hâlâ umutlu.
ENİS Batur’un, ‘Amerika Büyük Bir Şaka Sevgili Frank, Ama Ona Ne Kadar Gülebiliriz’ kitabının ismini, dev bir mercekle Avrupa’ya yansıtmaya kalkışsak ne olur acaba? Yani, asıl ‘büyük şaka’ Amerika değil de, Avrupa olabilir mi? Bunu, bir coğrafyadan söz ederken değil, bir medeniyet kümesi olarak Avrupa fikrinden söz ederken getiriyoruz hatırımıza üstelik. Bu tür tuhaf düşünceler arasında gezinmemize, tek başına Auschwitz’den Srebrenitza’ya (Srebrenika) uzanan o keskin çizgi yol açmıyor. Sadece bu ikisi bile böyle bir sorgulama için yeterli olurdu elbette ama Geert Mak’ın, “Avrupa’da Yirminci Yüzyıl Boyunca Seyahatler” isimli kitabı bu konuda çarpıcı bilgilerle dolu. Binyılın biteceği günlerde NRC Handelsblad adına Avrupa’nın altını üstüne getiren Hollandalı gazeteci, sadece gördüklerini aktarmakla yetinmiyor, onların neden öyle göründüklerine dair tarihsel bilgilerle, olup biteni gözümüze gözümüze sokuyor. İyi de ediyor doğrusu. Hele şu soru ve buna verdiği cevap, Auschwitz’den Srebrenitza’ya uzanan tarihin kısa bir özeti sanki:“Biz Avrupalıların ortak bir tarihi var mıdır? ‘Elbette’ der herkes ve sıralamaya başlar: Roma İmparatorluğu, Rönesans, Aydınlanma Çağı, 1914, 1945, 1989, Oysa Avrupalıların bireysel tarihi deneyimleri birbirlerinden çok farklıdır: Örneğin Polonyalı yaşlı şoför, hayatında dört kez yeni bir dil öğrenmek zorunda kalmış; dostluk kurduğum Alman karı koca, önce bombardımanları, sonra da Doğu Avrupa’da oradan oraya sürülmeyi yaşamış; ziyaret ettiğim Basklı aile İspanya iç savaşı yüzünden bir Noel akşamı kıyasıya bir kavganın içine düşmüş ve sonra da ömür boyu susmayı yeğlemişti (...) her biri kendi başına birer dünyadır ve üstelik bunların hepsi de Avrupa’dır.”Bugün hepimize ‘muasır medeniyet’ olarak görünen Avrupa’nın tarihini, gezginlerin gözünden izlemek, iki dünya savaşını da, bu savaşlardan sonra yaşananları da diri tutuyor. Auschwitz ile Srebrenitza arasındaki asma köprüde sallanan Avrupa fikrinin hangi badireleri atlattığını görmek açısından da son derece çarpıcı bu. Belki, oraya bakarak bu topraklara çevirebiliriz yüzümüzü. Ve hatta bir miktar çeki-düzen bile verebiliriz zihnimize. Düşünün ki, İspanya’da yaşanan iç savaştan hiç mi hiç söz etmedik üstelik... (Avrupa’da Yirminci Yüzyıl Boyunca Seyahatler, Geert Mak, Çev. Mürset Topçu, Literatür Yayınları)
Pamuk, Atina’da yok satıyorDIŞ Haberler SERVİSİNOBEL ödüllü yazar Orhan Pamuk’un “Masumiyet Müzesi” adlı son eseri Yunancaya çevrildi ve Dünyanın en popüler yazarlarının bile Yunanistan kitap piyasası için kıskanacağı satış rakamlarına ulaştı. Tercümesini Stella Vretu’nun yaptığı “Masumiyet Müzesi” Okeanis Yayınevi tarafından basıldı. Kitap, sadece yedi gün içinde 10 bin adet sattı. “Masumiyet Müzesi” Atina’daki kitapçılarda 26 Euro’ya satılıyor. Yunan gazeteleri de Pamuk’un son kitabından övgü ile bahsettiler. İNGİLİZ Financial Times Gazetesi de Masumiye Müzesi’ni övdü. Ian Irvine imzalı yazıda, “Kitabın sonunda Kemal, Aşk için katlandığı onca ızdıraba rağmen mutlu bir hayat sürdüğünü ilan ediyor. Okuyucu bundan başka bir şey için yalvarabilir ama Pamuk, Kemal’in yüce ve trajik takıntısını sabırla gözlemleyerek, Lolita, Madame Bovary ve Anna Karenina’nın yanına yakışacak değerde bir Romantik aşkı yarattığı esere konu etmiş” denildi.
GÜNÜN AJANDASI
Modern zaman dervişinden davet
Çağdaş dans sanatçısı Ziya Azazi, “11 Dervish” adlı ve uluslararası Sahne sanatları alanında pek çok ödüle layık görülen eseriyle bu akşam Tiyatro Maan performans Sahnesi’nde olacak. Mevlevi dervişlerin dönüşlerini temel alarak oluşturduğu koreografileriyle çağdaş dans sanatına farklı bir yorum getiren Azazi eserinde, geleneksel “sufi dansını” zihinsel ve fiziksel sınırları zorlayıcı yönünü muhafaza ederek kişisel tarihçesi ile örtüşen estetik ve kinetik bir dile dönüştürüyor. Biletler 25-30 TL. Tel: 0212 245 25 06.
Büyük Selçuklu Mirası projesi
CUMHURBAŞKANLIĞININ himayesinde hazırlanan Büyük Selçuklu Mirası Projesi’yle, Türk milletinin kurduğu en önemli devletlerden birisi olan Büyük Selçuklu Devleti’ne ait günümüze ulaşan tüm eserler görsel olarak kayıt altına alınacak. Projenin belgesel yönetmeni ve fotoğraf sanatçısı İbrahim Dıvarcı konuyla ilgili şu bilgileri verdi: “Proje kapsamında Afganistan, Azerbaycan, Ermenistan, Irak, İran, İsrail, Mısır, Özbekistan, Suriye, Türkmenistan, Türkiye ve Yemen ile özerk cumhuriyet olan Nahcıvan’daki Selçuklu Mimari eserlerinin son durumları tespit edilip fotoğrafları ve görüntülerinin çekilecek. Proji, 850 bin dolara malolacak. ? A.A
Avrupa’nın gözde kenti İstanbul
2010’da Avrupa’nın kültür başkenti olacak İstanbul üzerine Almanya’da peşpeşe kitap ve dergiler yayınlanıyor. Türkoloji Profesörü Klaus Kreiser’in “İstanbul” adlı kitabı C.H. Beck yayınevi tarafından piyasaya sürüldü. Kitapta, okuyucuya kentteki 15. yüzyıldan günümüze kadar uzanan kültürel Yaşam üzerine önemli bilgiler ediniyor. 320 sayfadan oluşan kitabın fiyatı 24.90 Euro. Kitabın Türkçe’ye çevrilip çevrilmeyeceği ise henüz bilinmiyor. ? MÜNİH
Atmasyon tiyatro oyunu
Ankara’daki Mavi Sahne’nin oyuncuları bu akşam sizi doğaçlama tiyatro yapmaya davet ediyor. Seyirciden aldıkları konuyla başayıp sonunun nereye varacağını hiç tahmin edemeyeceğiniz bir Oyun sergiliyorlar. Sedat Demirsoy’un yönettiği Tuluatmasyon adlı oyun bu akşam Mavi Sahne’de. Biletler 12-15 TL. Tel: 0312 426 26 29.
Nehar Tüblek başvuruları
ÜNLÜ Karikatür sanatçısı Nehar Tüblek adına Beşiktaş Belediyesi ve Karikatürcüler Derneği’nin birlikte düzenlediği 15. Nehar Tüblek Karikatür Yarışması’nın son katılım tarihi 5 Şubat 2010. “Komşularla sıfır sorun - Uluslararası, toplumlararası, insanlar arası ilişkilerde kalıcı barış için...” konulu yarışmada ödüller, Tüblek’in ölüm yıldönümü olan 6 Mart’ta anma töreniyle verilecek. Birinciye 3 bin, ikinciye 2.500, üçüncüye 1.800, mansiyona (3 adet) 1000, Onur ödülü olarak da 1.500 TL. verilecek.
Auschwitz’le Srebrenitza arasında Avrupa fikri

Saturday, December 12, 2009

Rusya: Azeri-Ermeni anlaşması yakın

MOSKOVA - Rusya, Azerbaycan'la Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ görüşmelerinde gelecek yıl anlaşmaya varılması şansını yüksek görüyor.
Moskova, Minsk grubunun güncellenmiş çerçeve prensipleri belgesini kısa sürede taraflara sunacağını açıkladı.
Rusya: Azeri-Ermeni anlaşması yakın