Showing posts with label Analiz. Show all posts
Showing posts with label Analiz. Show all posts

Saturday, April 10, 2010

Koç: Önümüzdeki süreç, son 2 yılki kadar kritik

İSTANBUL - Arçelik'ten yapılan yazılı açıklamaya göre, Arçelik, 55. yılında Türkiye'nin dört bir yanından gelen yetkili satıcıları ile bir araya geldi.
İstanbul'da gerçekleştirilen ve 1.300 yetkili satıcının hazır bulunduğu Arçelik Yetkili Satıcılar Toplantısı'na Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa V. Koç, Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Aka Gündüz Özdemir ve Arçelik A.Ş. Genel Müdürü Levent Çakıroğlu katıldı.
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç burada yaptığı konuşmada, Türkiye'yi etkileyen küresel kriz ortamını değerlendirdi.
Dünya ekonomisinin 2008 Ekim ayından itibaren büyük bir finansal türbülansa girdiğini ifade eden Koç, bu türbülansın etkilerinin 2009 yıl ında da tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kendisini hissettirdiğini belirtti. “
Mustafa Koç, "Bugün krizin etkilerinin azalmaya başladığı bir döneme girmiş olsak da, bundan sonraki sürecin de en az son iki yıldır yaşadığımı z süreç kadar kritik önem taşıdığı gerçeği ile karşı karşıyayız" dedi.
Koç, fakat izafi olarak baktıklarında Türkiye'nin Kıta Avrupa'sına, İngiltere'ye ve Amerika'ya göre daha az etkilendiğini ifade etti.
Bu sıkıntılı sürecin tüm ekonomik aktörler için aslında içinde pek çok dersler barındırdığına değinen Koç, şunları kaydetti:
"Bu süreç, bize dünyadaki ekonomik dengelerdeki değişimin Türkiye lehine çok iyi Analiz edilmesi gerekliliğini ortaya koydu. Dünyanın ve Türkiye'nin içinden geçtiği bu zorlu ortama rağmen, gururla ifade etmeliyim ki, Koç Topluluğu olarak dünyadaki gelişmeleri iyi takip etmemizin, tüm iş ortaklarımız, bayilerimiz ve çalışanlarımızla el ele vermenin faydasını gördük."
2001 krizinden sonra sıkıntıları ihracat pazarıyla geçiştirme imkanına sahip olduklarını belirten Koç, "Ama bu sefer hem içeride hem de dışarıda sorunlar yaşandığı için çok ciddi önlemler almak zorunda kaldık. Kredilerimizi kıstık ve harcamalarımızı çok yakından takip ettik. Daha sonra Nisan ayından 30 Ekim'e kadar olan vergi indirimi de satışların normale dönmesine yol açtı" dedi.
Koç: Önümüzdeki süreç, son 2 yılki kadar kritik

Wednesday, February 17, 2010

Sağlık Bakanlığı 3 ilacı geri çekti

Alınan bilgiye göre, Poliforma İlaç Sanayi ve Tic.A.Ş. adına ruhsatlı olan ''PF yüzde 5 Dektroz Laktaklı Ringer Solisyonu 1000 ml'' adlı serumun E-0901005-1 seri numaralısında yapılan inceleme sonucu, numune içerisinde partikül ve elyaf bulunması nedeniyle 2.Sınıf B seviyesinde geri çekme işlemi uygulanmasına karar verildi.



Sivilce tedavisinde kullanılan Embil İlaç Sanayi Ltd.Şti. adına ruhsatlı ''Isotrexin Jel'' adlı adlı ilacın yapılan inceleme ve Analiz sonucu safsızlık oranının firma değerlerine göre yüksek olması nedeniyle 245L serisinin geri çekilmesi istendi.



Vücuttaki çinko eksikliğinin tedavisinde kullanılan Berko İlaç ve Kimya Sanayi adına ruhsatlı ''Zinco 220 mg. Tablet'' adlı ilacın da yapılan inceleme ve analiz sonucunda 0806024'nolu serisinde, etken madde miktarının firma limitlerinden az olduğu tespit edildiği için 2. sınıf B seviyesinde geri çekileceği bildirildi.



Eczanelerin, ilaç depolarının ve hastanelerin ellerindeki ilgili seriye ait ilaçları en kısa süre içerisinde ilgili ilaç firmalarına iade etmeleri gerekiyor.
Sağlık Bakanlığı 3 ilacı geri çekti

Thursday, December 31, 2009

Modern ekonomi babasını kaybetti


Modern ekonominin kurulmasında büyük çabaları olan ve 94 yaşında hayatını kaybedeb Samuelson, Ekonomi dalında Nobel Ödülü alan ilk ABD'liydi.
Ölümü Massachusetts Institute of Technology (MIT) tarafından açıklanan ünlü Bilim adamı, fiyat, arz ve talep arasındaki dengede matematiksel analizi uygulaması ile biliniyordu.
Samuelson 1970'de ekonomi dalında Nobel Ödülleri verilmeye başlanmasının ikinci yılında bu ödüle layık görülmüştü. İsveç Akademisi bu ödülü Samuelson'a verirken, "Ekonomi teorisinde Bilimsel analizin seviyesini diğer Modern ekonomistlerden daha yükseğe çıkarmıştır" ifadesine yer vermişti.
MATEMATİĞİ ÖNE ÇIKARDISamuelson, matematiğin ekonomik Analiz için olmazsa olmaz olduğu görüşünü savunuyordu.
Samuelson, 1947 yılında yayımlanan ufuk açan 'Ekonomik Analizin Temelleri' başlıklı çalışmasında, yaptığı işi 'ahlaki açıdan bozulmuş tipin zihinsel jimnastiği olarak' eleştirmişti. Samuelson aynı şekilde kendisini "hiçbir yarışa katılmayan iyi eğitilmiş atlete" benzeterek de eleştirmişti.
Ünlü bilim adamının ayrıca araştırmaları ve Eğitim kalitesi ile bilinen MIT'nin ekonomi bölümümün şu anda bulunduğu seviyeye gelmesinde de büyük katkıları oldu.
Üniversitenin bu bölümünden mezun olan isimler arasında, halizırda ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı olan Ben Bernanke, Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman gibi bilinen kişiler de bulunuyor.
Samuelson'un en çok bilinen, "İktisat" adlı kitabı 40 farklı dile çevrildi ve ilk yayımlandığı 1948 yılından beri 4 milyon kopyası satıldı. Lisans eğitimini Chicago Üniversitesi'nde tamamlayan Samuelson, yüksek lisans ve doktora eğitimini ise Harvard Üniversitesi'nde tamamladı.
Modern ekonomi babasını kaybetti

Thursday, December 24, 2009

İstanbul trafiğine pratik çözümler


İŞTE İSTANBUL TRAFİĞİNE BASİT VE MALİYETSİZ ÖNERİLER - Analiz
NADİR YAYLA KİMDİR
İstanbul Teknik Üniversitesi Ulaştırma Anabilim Dalı emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Nadir Yayla, 41 yıldır Trafik mühendisi yetiştiriyor. Beş binin üzerinde mühendis yetiştiren Yayla, Bilimsel anlamda trafik denildiğinde Türkiye’de akla gelen ilk isimlerden. İstanbul Trafik Vakfı kurucularından, uzun yıllar İl Trafik Komisyonu üyeliği, belediyeye, valiliğe yüzlerce kez danışmanlık yapmış olan Prof. Yayla’nın kitapları diğer üniversitelerde de okutuluyor.
İstanbul trafiğine pratik çözümler

Wednesday, December 23, 2009

Anadolu da yaşayan HIV pozitifler

İSTANBUL - Anadolu Proje'si, Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS) desteği ile İstanbul başta olmak üzere HIV pozitiflerin yoğun olarak yaşadığı illerde Pozitif Yaşam Derneği tarafından yürütüldü.
HIV ile yaşayan kişilerin tedaviye ve sosyal güvenliğe erişimi ile ilgili problemlerin, uğradıkları ayrımcılık ve damgalanmayı tespit ederek, bölgesel farklılıklar açısından değerlendirmek amacıyla 2008–2009 arasında 1 yıl süreyle yürütülen Proje kapsamında 163 HIV ile yaşayan kişiye ulaşıldı.
Anadolu Projesiyle Türkiye’de en fazla HIV ile yaşayanların bulunduğu 10 ilde (İstanbul, İzmir, Antalya, Adana, Ankara, Kayseri, Mersin, Bursa, Kocaeli, Trabzon) HIV pozitif kişilere ulaşmak, HIV tedavisi ve hakları konusunda onları bilgilendirmek ve destek hizmetlerine yönlendirmek, mevcut durumlarını Analiz etmek ve yaşadıkları sorunlara çözümler üretmek hedeflendi. HIV POZİTİFLERİN UĞRADIĞI HAK İHLALLERİProjede aynı zamanda hedeflenen illerdeki HIV pozitifleri takip ve tedavisini yapan kliniklerin teknik ve fiziki koşulları hakkında veri toplama ve gözlem yapma fırsatı ile birlikte yerel yönetimlerin HIV/AIDS konusuna yaklaşımlarını öğrenme ve bu kuruluşlarda farkındalık yaratmak amaçlandı. Proje sonuçlarının açıklandığı toplantıda HIV pozitiflerin uğradığı hak ihlallerinin altı çizildi. Sağlık kurumlarında, işyerlerinde, okullarda, diğer kamusal alanlarda, medyada ve sosyal çevrelerinde ayrımcılığa uğraması HIV pozitif bireyleri aşağıda özetlenen ihlallerle karşı karşıya bırakmaktadır. Mülkiyet ve barınma hakkı ihlalleri nedeniyle ev, semt-şehir değiştirme ve toplumdan izole bir yaşam, işten atılma veya bırakmaya zorlama nedenleriyle çalışma hakkının ihlali, Eğitim ve öğrenim görmeye devam edememe nedeniyle eğitim görme hakkı ihlali, isimlerinin açık şekilde medyada yer alması ile özel hayatın mahremiyeti ihlali, tedaviye erişimin önündeki engellerin kalkmaması, tedavilerini aksatması veya reddi, başka bir şehirde tedavi almak durumda kalmak, sığınmacılar ve diğer yabancı uyrukluların tedaviye erişememeleri, yeşil kart çıkartma prosesindeki güçlükler nedeniyle tedaviyi aksatma, hastanelerde uygulanan eksik ve yanlış tedaviler / bilgilendirmeler ile HIV pozitiflerin sağlık hakkı ihlali ve kimi zaman yaşama hakkı ihlalleri.
DESTEK HİZMETLERİ YAYGINLAŞTIRILMALIPozitif Yaşam Derneği (PYD) yönetim kurulu üyesi Tekin Tutar, hastanelerdeki hasta hakları birimleri, sosyal hizmet uzmanları, Psikolog ve psikiyatristler ile valilik ve kaymakamlıklar bünyelerindeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına HIV ile yaşayan kişilerin ulaşmasını ve böylece kişilerin maddi ve manevi yönden güçlendirilmelerini sağlamaya yönelik çalışmaların yapılması gerektiğini vurguladı. “HIV pozitif bireylere sağlanan destek hizmetlerinden sadece PYD’ye ulaşanlar yararlanabilmektedir. Oysa ki destek hizmetlerinin sağlık sistemi içine dahil edilmesi ve yaygın bir destek sisteminin oluşturulması gerekmektedir” dedi.
Tutar’a göre destek hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının önemi ise söyle:“HIV pozitif kişilere yönelik danışmanlık ve destek hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının kişilerin HIV statülerini kabullenmeleri ve HIV ile yaşama becerilerini geliştirmelerini kolaylaştıracağı düşünülmektedir. Bunun aynı zamanda yaşadıkları sorunların tespitini ve çözümlenmesini de sağlayacak bir unsur olduğu da yapılan çalışmalarda tescillenmiştir. Bu kişilerin ulaşabileceği bir destek mekanizmasının yoksunluğu sadece HIV ile yaşayanları değil aynı zamanda onların yakınlarını, doktorlarını ve aslında tüm toplumu olumsuz etkilediği gözlemlenmiştir.
İller bazında bakıldığında hastane-destek hizmetleri arasındaki işbirliğinin, HIV pozitif kişilerin sorunlarını çözerek yaşam kalitelerini arttırdığı görülmüştür. İzmir, Antalya ve Kayseri illerindeki işbirliği sayesinde kişilere daha fazla ulaşılabilmiştir. Eğitim düzeyi düşük ve kırsal kesimde yaşayan HIV pozitif bireylere ulaşmada doktorların gayretleriyle olumlu neticeler alınmıştır. Kayseri ilinde ulaşılan kişilerde Doktor yönlendirmesi etkin olarak varlık göstermiş ve ulaşılması neredeyse imkânsız olduğu düşünülen kişilere bu sayede ulaşılmıştır.”
ÇÖZÜM İÇİN İŞBİRLİĞİPozitif Yaşam Derneği Başkanı Arzu Kaykı ise ''Yaşanan sorunlara çözümler geliştirmeye yönelik Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşların işbirliği içinde çalışmalar yapılması ve böylece tedaviye erişimin önündeki engellerin ortadan kaldırılması sağlanmalıdır. Bu hem HIV pozitif bireylerin yaşamlarını hem de toplum sağlığını olumlu etkileyecektir. Tüm işbirliklerine açığız” dedi.
Anadolu’da yaşayan HIV pozitifler

Saturday, December 19, 2009

The Guardian- 18 Aralık


-- BM’den sızdırılan raporlar Kopenhag’da önerilen kesintilerin 3 derecelik artışa izin verdiğini gösterdi
Guardian tarafından gizli BM Analiz raporundan elde edilen bilgilere göre, Kopenhag iklim zirvesinde teklif edilen gaz salınım oranlarındaki kesintiler ortalama 3 derecelik sıcaklık artışına izin verecek.

-- CIA Filistinli ajanlarla çalışıyor
Amerikan istihbarat ajansı Batı Şeria’da Hamas üyelerine işkence yaptıkları iddia edilen Filistinli meslektaşları ile işbirliği içinde.

-- Tülay Gören’in babası “töre cinayetinde” ömür boyu hapse mahkum edildi
Kızını kaçıran, uyuşturucu kullandırtan ve bağladıktan sonra öldüren Mehmet Gören en az 22 sene hapis yatmalı.
The Guardian- 18 Aralık

Saturday, December 12, 2009

Tekstil ürünlerinde büyük tehlike

BURSA'da açıklama yapan Tüketicileri Koruma Derneği (TÜKDER) Genel Başkanı Fikri Karagöz, Tekstil ürünleri üzerindeki en büyük tehlikenin üretim, tüketim aşamasında yeterince denetlenmediği için kanserojen etkili azo boyar maddelerinin ağır metal ve kimyasalların kullanılması olduğunu söyledi. Türkiye'nin Gümrük Birliği'ne girmesi ile 1995 yılında azo boyar maddelerinin yasaklandığını hatırlatan Karagöz, “Dünyada üretilen kumaşta 30 ppm'e kadar azo boyar madde kullanılması serbest olması nedeniyle Türkiye'de ancak ithalatta 30 ppm azo boyar maddeyi serbest bırakmıştır. İç piyasada yapılan denetimlerde 3000 ppm azo boyar madde içeren kumaşlara rastlandığını, uzmanlar bu kumaşa dokunmanın bile insanı kanser yapacağını belirtmektedir” diye konuştu.Çin, Hindistan, Bangladeş ve Nepal gibi Uzakdoğu'dan gelen ürünlerde yüksek miktarda azo boyar maddelerinin bulunduğunu söyleyen Karagöz, şöyle devam etti:“İthalatçı firmaların bu konuda hassasiyet göstermelerini yüksek miktarda azo boyar madde içeren ürünler ithal edip Türk halkının sağlığı ile oynamamalarını istiyoruz. Avrupa ülkelerinde azo boyar maddelerinin dışında birçok kimyasalların kullanılması yasaklandığı halde Türkiye’de hala kullanımının serbest olan ve kanserojen etki yapan kimyasallar kullanılmaktadır. Bu ürünler arasında en tehlikelisi nikel ve pestisitlerdir.”Nikelin giysilerin düğme yapımında kullanıldığına değinen Karagöz, özellikle bebek giysilerinde kullanılan düğmelerin nikel olmamasına dikkat çekti. Bebeklerin ağız yoluyla düğmelere temas edebileceğini kaydeden Karagöz, “Pestisitler üretim ve terbiye aşamasında kumaşa geçen zehirli maddelerdir. Bu maddeler kanserojen etki yapıyor. Bugün Çin’den, Hindistan'dan gelen iç piyasada üretilen kaçak, denetimsizlik yüzünden kanserojen maddeler ile üretilmiş, üzerimizi boyayan ve renk veren ürünler ile boğuluyoruz. Bu ürünlerdeki kanserojen maddeler terleme yoluyla vücudumuza girerek DNA üzerinde etkili oluyor. Kanser olmamıza sebebiyet veriyor” diye konuştu.EKO-TEKS BELGESİ OLMAYAN ÜRÜNLER YASAKLANSINTekstil merkezi olan Bursa'da hiçbir denetim mekanizması olmadığını kaydeden Karagöz, şunları söyledi:“TÜBİTAK Test ve Analiz Merkezi'nin (BUTAL) Bursa'da olması kent için bir şanstır. Bu şansı iyi değerlendirip resmi kurumlar ya da mesleki örgütlerce acilen tekstil ürünleri denetim merkezi oluşturulmalıdır. Gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı. Tekstil ürünleri üretim aşamasında denetlenmeli. Eko- Teks belgesi olmayan tekstil ürünlerinin üretim ve satışı yasaklanmalı. Tüketicilerimiz aldığı giysilerin üzerini boyaması ya da renk vermesi sonucu Alerji, egzama ya da başka rahatsızlıkların meydana gelmesi durumunda bize başvurabilirler. Bu firmayı basın yayın yoluyla kamuoyuna duyuracağız, gerekirse dava açacağız.”


Tekstil ürünlerinde büyük tehlike

Thursday, December 10, 2009

Kapasite kullanımı azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ''İmalat Sanayinde Eğilimler Kasım 2009'' sonuçlarını açıkladı.



Buna göre, imalat sanayinde kapasite kullanım oranı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,2, bir önceki aya göre de 1,1 puan azaldı.



2008 yılı Kasım ayında yüzde 72,9 olan üretim değeri ağırlıklı kapasite kullanım oranı, bu yılın Kasım ayında 70,7 seviyesinde gerçekleşti.



Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım ayı için Aylık İmalat Sanayi Eğilim Anketi'ne cevap veren 4847 iş yerinden derlenen Analiz sonuçlarını yayınladı.



Buna göre imalat sanayinde iktisadi faaliyet kollarına göre üretim değeri ağırlıklı kapasite kullanımı en düşük sektör yüzde 55,2 ile büro, muhasebe bilgi işlemleri makine imalatı oldu.



Bunu yüzde 60,5 ile kok kömürü rafine edilmiş Petrol ürünleri ve yüzde 64,2 ile işlenmiş deri (bavul, çanta vs), yüzde 65,2 ile imalatı takip etti. Kasım ayında kapasite kullanım oranları; Gıda ürünleri ve içecek imalatında yüzde 71,2, tütün ürünleri imalatında yüzde 73,9, Tekstil ürünleri imalatında yüzde 76, giyim eşyası imalatında yüzde 78,4, ağaç ve mantar ürünleri (mobilya hariç) yüzde 82,3, kağıt ve kağıt ürünleri imalatı yüzde 78,2, basım ve yayın imalatı yüzde 76,8, kimyasal madde ürünleri imalatı yüzde 73,3, plastik-kauçuk ürünler imalatı yüzde 74,7, metalik olmayan diğer mineral maddeler imalatında yüzde 68,8, ana metal sanayinde yüzde 71,7, metal eşya sanayinde yüzde 66,3, makine ve teçhizat imalatında yüzde 68,2, elektrikli makine cihazları imalatında yüzde 72,3, Radyo, TV, haberleşme cihazları imalatında yüzde 92,8, tıbbi optik hassas aletler imalatında yüzde 85,2, taşıt araçları ve karoseri imalatında yüzde 66,2, diğer ulaşım araçları imalatında yüzde 85,0, mobilya imalatında yüzde 69,9 oldu.



İÇ PAZARDA TALEP YETERSİZLİĞİ

2009 Kasım ayında iş yerlerinin tam kapasite ile çalışmamasının nedenleri arasında talep yetersizliği ilk sırada geldi.



İç pazarda talep yetersizliği yüzde 55,4, dış pazarda talep yetersizliği yüzde 29,7 oranında etkiledi. Mali imkansızlıklar yüzde 3,4, yerli mallarda hammadde yetersizliği yüzde 3,7, ithal mallarda hammadde yetersizliği yüzde 1,7, işçilerle ilgili meseleler ise yüzde 1,1 oranında etkili oldu.



ÜRETİM MİKTARI AZALDI

İş yerlerinde 2009 yılı Kasım ayı üretim miktarı bir önceki aya oranla yüzde 1,9 oranında azaldı. Aralık ayında üretim miktarının yüzde 0,5 artması bekleniyor.



Kasım ayı satış miktarı yüzde 0,6 azaldı, Aralık ayında yüzde 5,2 artması bekleniyor. Kasım ayı satış fiyatları bir önceki aya göre yüzde 0,7 artarken, Aralık'ta ise bunun değişmeyeceği tahmin ediliyor.

Öte yandan Kasım ayında ham madde fiyatları ise yüzde 1,0 artarken, Aralıkta bunun yüzde 0,4 artması öngörüldü.



İmalat sanayinde 2004-2009 yıllarında aylar itibarıyla kapasite kullanım oranları (yüzde) şöyle:



YILLAR 2004 2005 2006 2007 2008 2009

------ ---- ----- ----- ----- ----- -----

Ocak 77,2 76,6 75,4 78,3 80,3 63,8

Şubat 73,5 77,1 77,2 80,1 79,3 63,8

Mart 82,1 80,5 80,7 82,0 81,2 64,7

Nisan 76,5 79,8 82,3 81,7 81,7 66,8

Mayıs 84,3 81,3 82,6 83,3 82,4 70,4

Haziran 85,3 81,4 83,1 83,5 82,3 72,7

Temmuz 83,9 80,6 81,8 81,9 80,0 72,3

Ağustos 81,4 79,8 79,4 80,3 76,2 69,7

Eylül 84,3 82,7 82,7 83,2 79,8 70,1

Ekim 82,4 82,3 82,4 83,1 76,7 71,8

Kasım 83,5 80,9 82,8 82,6 72,9 70,7

Aralık 84,0 80,7 81,7 81,1 64,7
Kapasite kullanımı azaldı