Showing posts with label Çocuk Sağlığı. Show all posts
Showing posts with label Çocuk Sağlığı. Show all posts

Saturday, December 12, 2009

Domuz gribinden 57 ölüm daha Yeni



Bakanlıktan yapılan açıklamada, hayatını kaybedenlerin 121'nin (yüzde 35) 50 yaş altındaki daha önce sağlıklı olarak bilinen kişiler olduğu belirtildi. Yatan hasta sayısı 306Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısının 306 olduğu, 98 hastanın tedavisinin yoğun bakımda sürdürüldüğü kaydedilen açıklamada, 102 hastanın ise solunum destek cihazına bağlı olarak takip edildiği bildirildi.Hastalıktan korunmanın en etkili yolunun aşılanmak olduğu vurgulanan açıklamada, aşının aile hekimlikleri, Sağlık ocakları ve hastanelerde ücretsiz uygulandığı hatırlatıldı.Gebeler için temin edilen “adjuvansız” aşıların halen sadece gebe olan vatandaşlara uygulandığı ve bunlar dışındaki gruplarda uygulanmasının söz konusu olmadığı kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:“Son günlerde vatandaşlarımızın aşıya artan talepleri tüm sağlık kuruluşlarında aşı yapılması suretiyle karşılanmaktadır. Gebeler için temin edilen aşılarımız ise gebe takiplerinin yapıldığı Kadın Hastalıkları ve Doğum Klinikleri, Ana ve çocuk sağlığı Merkezleri ile belirenmiş diğer sağlık kuruluşlarında yapılmaktadır.Halen gebelerimize, 6 ay-50 yaş arasındaki tüm vatandaşlarımıza ve 50 yaşın üstündeki kronik hastalığı olan vatandaşlarımıza, ayrıca kritik kamu hizmetlerinde görev yapan vatandaşlarımıza yaş sınırlaması olmaksızın aşı uygulamasına devam edilmektedir. 10 yaş altında olup ilk aşı dozlarının üzerinden en az 3 hafta geçmiş olan çocuklarımızın ikinci doz aşılarını yaptırmaları önem arz etmektedir.”Açıklamada, Okul çağında olan ve velileri tarafından aşılanmaları uygun görülen çocukların okullarda aşılanmalarına sağlık ekiplerimizce devam edildiği de belirtildi.
Domuz gribinden 57 ölüm daha Yeni

Tekstil ürünlerinde büyük tehlike

BURSA'da açıklama yapan Tüketicileri Koruma Derneği (TÜKDER) Genel Başkanı Fikri Karagöz, Tekstil ürünleri üzerindeki en büyük tehlikenin üretim, tüketim aşamasında yeterince denetlenmediği için kanserojen etkili azo boyar maddelerinin ağır metal ve kimyasalların kullanılması olduğunu söyledi. Türkiye'nin Gümrük Birliği'ne girmesi ile 1995 yılında azo boyar maddelerinin yasaklandığını hatırlatan Karagöz, “Dünyada üretilen kumaşta 30 ppm'e kadar azo boyar madde kullanılması serbest olması nedeniyle Türkiye'de ancak ithalatta 30 ppm azo boyar maddeyi serbest bırakmıştır. İç piyasada yapılan denetimlerde 3000 ppm azo boyar madde içeren kumaşlara rastlandığını, uzmanlar bu kumaşa dokunmanın bile insanı kanser yapacağını belirtmektedir” diye konuştu.Çin, Hindistan, Bangladeş ve Nepal gibi Uzakdoğu'dan gelen ürünlerde yüksek miktarda azo boyar maddelerinin bulunduğunu söyleyen Karagöz, şöyle devam etti:“İthalatçı firmaların bu konuda hassasiyet göstermelerini yüksek miktarda azo boyar madde içeren ürünler ithal edip Türk halkının sağlığı ile oynamamalarını istiyoruz. Avrupa ülkelerinde azo boyar maddelerinin dışında birçok kimyasalların kullanılması yasaklandığı halde Türkiye’de hala kullanımının serbest olan ve kanserojen etki yapan kimyasallar kullanılmaktadır. Bu ürünler arasında en tehlikelisi nikel ve pestisitlerdir.”Nikelin giysilerin düğme yapımında kullanıldığına değinen Karagöz, özellikle bebek giysilerinde kullanılan düğmelerin nikel olmamasına dikkat çekti. Bebeklerin ağız yoluyla düğmelere temas edebileceğini kaydeden Karagöz, “Pestisitler üretim ve terbiye aşamasında kumaşa geçen zehirli maddelerdir. Bu maddeler kanserojen etki yapıyor. Bugün Çin’den, Hindistan'dan gelen iç piyasada üretilen kaçak, denetimsizlik yüzünden kanserojen maddeler ile üretilmiş, üzerimizi boyayan ve renk veren ürünler ile boğuluyoruz. Bu ürünlerdeki kanserojen maddeler terleme yoluyla vücudumuza girerek DNA üzerinde etkili oluyor. Kanser olmamıza sebebiyet veriyor” diye konuştu.EKO-TEKS BELGESİ OLMAYAN ÜRÜNLER YASAKLANSINTekstil merkezi olan Bursa'da hiçbir denetim mekanizması olmadığını kaydeden Karagöz, şunları söyledi:“TÜBİTAK Test ve Analiz Merkezi'nin (BUTAL) Bursa'da olması kent için bir şanstır. Bu şansı iyi değerlendirip resmi kurumlar ya da mesleki örgütlerce acilen tekstil ürünleri denetim merkezi oluşturulmalıdır. Gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı. Tekstil ürünleri üretim aşamasında denetlenmeli. Eko- Teks belgesi olmayan tekstil ürünlerinin üretim ve satışı yasaklanmalı. Tüketicilerimiz aldığı giysilerin üzerini boyaması ya da renk vermesi sonucu Alerji, egzama ya da başka rahatsızlıkların meydana gelmesi durumunda bize başvurabilirler. Bu firmayı basın yayın yoluyla kamuoyuna duyuracağız, gerekirse dava açacağız.”


Tekstil ürünlerinde büyük tehlike