Showing posts with label Adana. Show all posts
Showing posts with label Adana. Show all posts

Wednesday, February 17, 2010

Cezaevlerinde tutuklu çocuklar için araştırma istemi

BDP Şırnak Milletvekili Sevahir Bayındır ve 19 milletvekili, ''cezaevlerinde tutuklu bulunan çocukların işkence ve kötü muamele yaşadıkları''na dair iddialarla ilgili olarak Meclis Araştırması açılmasını istedi.





TBMM Başkanlığına sunulan araştırma önergesinde, yaşları 15-18 arasındaki çocukların, ''slogan ve taş atmak'', ''örgüt bayrağı önünde durmak'' suçlamalarıyla Terörle Mücadele Kanunu'na muhalefetten dolayı gözaltına alındıkları, kötü muamele ve işkence gördükleri, ağır ceza mahkemelerinde yargılanıp tutuklandıkları belirtildi.



Kamuoyunda ''TMK mağduru'' olarak bilinen çocukların serbest bırakılmaları yönünde çağrılar sürerken, Adana ve birçok cezaevinde tutuklu bulunan çocukların işkenceye uğradığı iddiasının aileleri aracılığıyla basına duyurulduğu ifade edilen gerekçede, ''infaz koruma memurları tarafından psikolojik baskı yapıldığı, kaba dayak uygulandığı, coplarla dövüldüğü ve üzerlerine soğuk su döküldüğü, ayrıca çocukların adliyeye gidiş ve gelişlerinde ring aracı içinde fiziki ve psikolojik şiddete maruz kaldıkları'' ileri

sürüldü.Önergede, Mecliste Araştırma Komisyonu kurularak iddiaların incelenmesi istendi.

Cezaevlerinde tutuklu çocuklar için araştırma istemi

Friday, December 25, 2009

Adana nın kadın şoförlerinden Arzu...

ADANA - Adana Büyükşehir Belediyesi otobüs işletmesinin kadın şoförlerinden 25 yaşındaki Arzu Keklik, kentin karmaşık trafiğinde başarıyla direksiyon sallıyor.
Sabahın ilk ışıklarıyla başladığı işini sabır ve titizlikle yapan 25 yaşındaki kaptan, ustalığının yanı sıra güleryüzlü olmasıyla da dikkati çekiyor.
Adana Büyükşehir Belediyesi'nde 136'sı kadın, 366 şoför bulunuyor. Bu şoförlerden biri de 25 yaşındaki Arzu Keklik. Genç kaptan için gün erken bir saatte, saat 04.00'te başlıyor. Uyanır uyanmaz işe gitmek için hazırlıklara başlayan Arzu kaptan, ilk olarak ''kendine ve yolcularına verdiği önemi gösteren'' makyajını yapıyor.
Daha sonra kendisini almaya gelen kadın şoförlere ait personel servisine binen Keklik, burada meslektaşlarıyla sohbet ediyor. Koyu bir sohbet eşliğinde Adana Büyükşehir Belediyesi Otobüs İşletmeleri'ne gelen Keklik, burada ilk olarak çalışacağı güzergahı gösteren Program çizelgesini inceliyor.
Daha sonra güzergahları gösteren büyükçe levhalar arasından kendine ait olanını seçen genç kaptan, otobüsüne giderek sefer hazırlığı yapmaya başlıyor. Keklik, otobüsünü hazır hale getirdikten sonra ilk sefere çıkacağı durağa giderek, burada şoförlerin Ayşe Abla'sının yaptığı Çukurova'ya özgü sıkmaları mesai arkadaşlarıyla birlikte sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yiyor.
GÜLÜMSEYEN YÜZLE GÜNE BAŞLANGIÇ Saat 06.00'da ilk seferine çıkan Keklik, ilk yolcularını ''günaydın'' diyerek karşılarken, yolcular da gülümseyen bir yüzle güne başlamanın mutluluğunu yaşıyor.
Otobüsüne binen hamile kadınlara veya yaşlılara yardım etmeyi de ihmal etmeyen Keklik, öğleden sonra seferini bir başka kadın arkadaşına bırakıyor.
SÜRÜCÜ KURSUNDA BAŞLAYAN SERÜVEN Keklik, şoförlük yapmadan önce bir sürücü kursunda idari görevli olarak çalıştığını, bu dönemde girdiği sınavlar sonucu B sınıfı olarak aldığı ehliyetini daha sonra E sınıfına çevirdiğini belirtti.
Geçen yıl Adana Büyükşehir Belediyesi'nin kadın şoför alacağını duyması üzerine sınava başvurduğunu ifade eden Keklik, şöyle devam etti: ''Sınavda başarılı olunca annem bu işi yapmam konusunda destek verdi ama, babam istemedi. Ama daha sonra istekli olduğumu görünce kararını değiştirdi. Şimdi ise sabahları beni babam uyandırıyor, işe geç kalmamam için sürekli uyarılarda bulunuyor.''
Göreve ilk başladığında çevresinden gelen tepkiler nedeniyle işi bırakmayı dahi düşündüğünü belirten Keklik, ancak geçen zaman içerisinde çevresindekilerin duruma alıştığını söyledi.
"ARTIK AYRIM KALMADI"Keklik, bazı yolcuların direksiyonda kadın görünce memnun olduğunu ancak bazıların ise ''erkeklerin işini elinden aldıkları'' için kızdıklarını kaydetti.
Trafikteki bazı erkek sürücülerin kendilerini ''istemediğini'' öne süren Keklik, bu düşüncelerini aracını sıkıştırarak belli ettiğini söyledi. Erkek sürücülerden araçlarını sıkıştırmamalarını isteyen Keklik, ''Lütfen bayanlara karşı çıkmasınlar, bizi rahat bıraksınlar. Artık kadın erkek ayrımı kalmadı'' dedi.
Adana'nın kadın şoförlerinden Arzu...

Wednesday, December 23, 2009

Anadolu da yaşayan HIV pozitifler

İSTANBUL - Anadolu Proje'si, Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS) desteği ile İstanbul başta olmak üzere HIV pozitiflerin yoğun olarak yaşadığı illerde Pozitif Yaşam Derneği tarafından yürütüldü.
HIV ile yaşayan kişilerin tedaviye ve sosyal güvenliğe erişimi ile ilgili problemlerin, uğradıkları ayrımcılık ve damgalanmayı tespit ederek, bölgesel farklılıklar açısından değerlendirmek amacıyla 2008–2009 arasında 1 yıl süreyle yürütülen Proje kapsamında 163 HIV ile yaşayan kişiye ulaşıldı.
Anadolu Projesiyle Türkiye’de en fazla HIV ile yaşayanların bulunduğu 10 ilde (İstanbul, İzmir, Antalya, Adana, Ankara, Kayseri, Mersin, Bursa, Kocaeli, Trabzon) HIV pozitif kişilere ulaşmak, HIV tedavisi ve hakları konusunda onları bilgilendirmek ve destek hizmetlerine yönlendirmek, mevcut durumlarını Analiz etmek ve yaşadıkları sorunlara çözümler üretmek hedeflendi. HIV POZİTİFLERİN UĞRADIĞI HAK İHLALLERİProjede aynı zamanda hedeflenen illerdeki HIV pozitifleri takip ve tedavisini yapan kliniklerin teknik ve fiziki koşulları hakkında veri toplama ve gözlem yapma fırsatı ile birlikte yerel yönetimlerin HIV/AIDS konusuna yaklaşımlarını öğrenme ve bu kuruluşlarda farkındalık yaratmak amaçlandı. Proje sonuçlarının açıklandığı toplantıda HIV pozitiflerin uğradığı hak ihlallerinin altı çizildi. Sağlık kurumlarında, işyerlerinde, okullarda, diğer kamusal alanlarda, medyada ve sosyal çevrelerinde ayrımcılığa uğraması HIV pozitif bireyleri aşağıda özetlenen ihlallerle karşı karşıya bırakmaktadır. Mülkiyet ve barınma hakkı ihlalleri nedeniyle ev, semt-şehir değiştirme ve toplumdan izole bir yaşam, işten atılma veya bırakmaya zorlama nedenleriyle çalışma hakkının ihlali, Eğitim ve öğrenim görmeye devam edememe nedeniyle eğitim görme hakkı ihlali, isimlerinin açık şekilde medyada yer alması ile özel hayatın mahremiyeti ihlali, tedaviye erişimin önündeki engellerin kalkmaması, tedavilerini aksatması veya reddi, başka bir şehirde tedavi almak durumda kalmak, sığınmacılar ve diğer yabancı uyrukluların tedaviye erişememeleri, yeşil kart çıkartma prosesindeki güçlükler nedeniyle tedaviyi aksatma, hastanelerde uygulanan eksik ve yanlış tedaviler / bilgilendirmeler ile HIV pozitiflerin sağlık hakkı ihlali ve kimi zaman yaşama hakkı ihlalleri.
DESTEK HİZMETLERİ YAYGINLAŞTIRILMALIPozitif Yaşam Derneği (PYD) yönetim kurulu üyesi Tekin Tutar, hastanelerdeki hasta hakları birimleri, sosyal hizmet uzmanları, Psikolog ve psikiyatristler ile valilik ve kaymakamlıklar bünyelerindeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına HIV ile yaşayan kişilerin ulaşmasını ve böylece kişilerin maddi ve manevi yönden güçlendirilmelerini sağlamaya yönelik çalışmaların yapılması gerektiğini vurguladı. “HIV pozitif bireylere sağlanan destek hizmetlerinden sadece PYD’ye ulaşanlar yararlanabilmektedir. Oysa ki destek hizmetlerinin sağlık sistemi içine dahil edilmesi ve yaygın bir destek sisteminin oluşturulması gerekmektedir” dedi.
Tutar’a göre destek hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının önemi ise söyle:“HIV pozitif kişilere yönelik danışmanlık ve destek hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının kişilerin HIV statülerini kabullenmeleri ve HIV ile yaşama becerilerini geliştirmelerini kolaylaştıracağı düşünülmektedir. Bunun aynı zamanda yaşadıkları sorunların tespitini ve çözümlenmesini de sağlayacak bir unsur olduğu da yapılan çalışmalarda tescillenmiştir. Bu kişilerin ulaşabileceği bir destek mekanizmasının yoksunluğu sadece HIV ile yaşayanları değil aynı zamanda onların yakınlarını, doktorlarını ve aslında tüm toplumu olumsuz etkilediği gözlemlenmiştir.
İller bazında bakıldığında hastane-destek hizmetleri arasındaki işbirliğinin, HIV pozitif kişilerin sorunlarını çözerek yaşam kalitelerini arttırdığı görülmüştür. İzmir, Antalya ve Kayseri illerindeki işbirliği sayesinde kişilere daha fazla ulaşılabilmiştir. Eğitim düzeyi düşük ve kırsal kesimde yaşayan HIV pozitif bireylere ulaşmada doktorların gayretleriyle olumlu neticeler alınmıştır. Kayseri ilinde ulaşılan kişilerde Doktor yönlendirmesi etkin olarak varlık göstermiş ve ulaşılması neredeyse imkânsız olduğu düşünülen kişilere bu sayede ulaşılmıştır.”
ÇÖZÜM İÇİN İŞBİRLİĞİPozitif Yaşam Derneği Başkanı Arzu Kaykı ise ''Yaşanan sorunlara çözümler geliştirmeye yönelik Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşların işbirliği içinde çalışmalar yapılması ve böylece tedaviye erişimin önündeki engellerin ortadan kaldırılması sağlanmalıdır. Bu hem HIV pozitif bireylerin yaşamlarını hem de toplum sağlığını olumlu etkileyecektir. Tüm işbirliklerine açığız” dedi.
Anadolu’da yaşayan HIV pozitifler

Wednesday, December 16, 2009

Polis domuz gribi kurbanı

ADANA - Adana’nın Çukurova ilçesindeki Fatih Polis Merkezinde görevli 22 yıllık polis memuru A.E, bir süre önce kalp yetmezliği ve zatürre teşhisiyle Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesine kaldırıldı.
A.E, daha sonra akciğer yetmezliği görülmesi üzerine yoğun bakım ünitesine alındı. Bu sırada doktorlar A.E'den H1N1 virüsü şüphesiyle tahliller alarak, Ankara'ya gönderdi. Durumu giderek ağırlaşan A.E, bu sabaha karşı yaşamını yitirdi.
Balcalı Hastanesi Morgundan cenazeyi almaya A.E'nin eşi çocukları ile Emniyet Müdürü Mehmet Salih Kezmez ve mesai arkadaşları geldi.
Ailenin yanına giderek başsağlığı dileyen Emniyet Müdürü Kesmez, ''Kurtarılması için doktorlarımız çok uğraştı. Biz de elimizden gelen desteği vermeye hazır olduğumuz hep bildirdik. Ancak, maalesef olmadı. Domuz gribine ilk şehidimizi verdik. Umarım son olur'' dedi.
Erdem'in Türk bayrağına sarılı tabutu, tören kıtası tarafından taşınarak, cenaze nakil aracına konuldu. Cenaze toprağa verilmek üzere Osmaniye'ni Düziçi ilçesine götürüldü.
Öte yandan, Adana Emniyet Müdürlüğü, domuz gribine önlem olarak özellikle hastanelerde ve toplumsal olaylarda görev yapan polis memurlarına maske ve eldivenler dağıtmıştı.
Polis domuz gribi kurbanı

Saturday, December 12, 2009

K. Irak’a güvenlik zirvesine gidiyor

Atalay önceki akşam, Ak Parti Diyarbakır Milletvekili ihsan Arslan’ın ev sahipliğinde, Tarım Bakanı Mehdi Eker, Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ve partinin ağır toplarından Adana Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat’ın da aralarında bulunduğu 20’ye yakın Güneydoğulu milletvekiliyle buluştu. Atalay, açılım çalışmalarının yavaşlamasından yakınarak, bu konuda somut adımlar isteyen milletvekillerine, “Biz bu yola girdik, hiçbir şey bizim bu konudaki kararlılığımızı engellemeye yetmeyecektir, bundan sonra da ne olursa olsun biz bu açılımı sürdürüp sonuçlandırıcağız” dedi.
K. Irak’a güvenlik zirvesine gidiyor

Tuesday, December 8, 2009

Muhalefe şok suçlama

Meclis'teki Demokratik Açılım görüşmelerinde Başbakan Erdoğan konuşuyor...
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in başkanlık ettiği genel görüşmede, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ile AK Parti Adana Milletvekili Ömer Çelik'in partilerinin düşüncelerini dile getirdiği konuşmalarının ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan kürsüye çıktı.Hükümet adına eleştirileri yanıtlayan Erdoğan, TBMM'nin izleyici locasında yaşanan protesto eylemeleri hakkında şok suçlamalarda bulundu. Eylem düzenleyen kişilerin muhalafet tarafından organize edildiğini ima eden Erdoğan, "İzleyici tribünlerine eli tutularak getirilenler olursa bunlar bu Meclis'in asaletiyle bağdaşmaz" diye konuştu. İşte Erdoğan'ın "açılım" açıklamaları:Milli Birlik ve Kardeşlik sürecimizi ele almak üzere yaptığımız genel görüşmenin ülkemiz milletimiz ve demokrasimiz adına hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. 3 gün önce vefatını minnetle andığımız Gazi Mustafa Kemal TBMM'nin açılışı öncesinde yayınladığı tebliğinde o günden itibaren askeri ve sivil bütün makamlarla bütün milletin tek mercinin TBMM olacağını ifade etmişti. O günden beri Meclis'teki merci oldu bu meclis Gazi Meclis'tir Kurtuluş Savaşımız'ı sevk ve idare eden Meclis'tir.Atatürk'ün en büyük başarılarından bir her türlü farklılığı önce TBMM çatısı altında ardından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı çatısında birleştirmek olmuştur. İlk Meclis'in açılışından Gazi'nin şu cümleleri hatırda bulundurulmalı, "Efendiler burada maksud olan ve Meclis'i alinizi temsil eden zevat yalnız Türk değildir, yalnız Çerkez değildir, yalnız Kürt değildir, yalnız Laz değildir. Fakat hepsinden mürekkep anaıssırı İslamiyedir samimi bir mecvmuadır. Bu Meclis aziz milletimizin hamuru çokluk içinde birlik anlayışıyla yoğrulmuş milletimizin birlik ruhunu tesis etmiştir. Baykal, Erdoğan atışması Video için tıklayınTBMM'nin Kayseri'ye taşınması karşısında söz alan ve biz buraya Ankara'dan kaçmak için gelmedik savaşarak ölmeye geldik" diyen Dersim mebusu Diyap Ağa bu Cumhuriyet'in hangi ruh üzerine inşa edildiğinin en sonut abidelerinden bir tanesidir."89 yıl boyunca da bu meclis hep milletin meclisi olarak kaldı bundan sonra da evelallah hep öyle kalacaktır. Türkiye'de her meselenin cesaretle konuşulacağı zemin bu meclistir. ^Bu meclis 89 yıl öncesinin gerisine düşemez. Bu meclis 89 yıl önce renklilik üzerine demokrasi üzerinde inşa ettiği temelerden ve ilkelerinden taviz veremez. Varlık yokluk istiklal mücadelesi veren bu şanlı meclis elbette her türlü sorunu ele alabilecek tarihi geçmişe tacrübe ve sağduyuya sahiptir.Her meselenin özgürce konuşulduğuı nezaketele adapla karşılıklı saygıyla ele alındığı ilk meclis bugünkü meclis için model olmak bir ilham kaynağı olmak zorundadır. Değerli arkadaşlarım iktidar kadar muhalefet de demokrasinin olmazsa olma unsururdur. Muhalefetin her konuda iktidar ile aynı düşünmesi teklif edilemez. Her konuda ittifak etmesini bekleyemeyiz. Ancak her konuya sırf iktidarın önerisidir diye karşlı çıkmak yerine temelden her meselenin karşısında durmak millet istifadesine ülkemizin istifadesine değildir. Demokrasinin en temel şartı diyalogdur her konuda uzlaşmak gereği değildir demokarasinin, ama konuşamak tartışlamak çözüm aramak demokrasinin gereğidir. Hükümet kendisinin anlatmasın diye çaba göstermek farklı polemiklerle konuyu saptırmak bir muhalefet tarzı olmaz, bizler bu mecliste yeni değiliz uzun yıllardır bu mecliste olan milletvekilleri var. ERDOĞAN'DAN MUHALEFET'E ÇOK AĞIR SUÇLAMABu meclis kurulduğundaun beri tutanakları var, izleyici tribünlerine eli tutularak getirilenler olursa bunlar bu Meclis'in asaletiyle bağdaşmaz. Milletin meclisindeki üslup elbette çocuklara gençlere tüm bir millete örnek teşkil edecek bir üslup olmalı.Cumhuriyet 86 yıl boyunca dünyadaki değişimlere ayak uydurduğu ölçüde ilerlemiş ve kalkınmıştır.Trablusgarb savaşında Tobruk ve Derne'de savaşan, Balkan savaşında Gelibolu, Bolayır, İmetoka ve Edirne'yi savunan, Çanakkale savaşında Anafartalar Grup Komutanı olarak zafere imza atan ve Kurtuluş Savaşımızın Başkumandanı olarak bu ülkeyi istiklaline kavuşturan Gazi Mustafa Kemal Cumhuriyetin ilanının hemen ardından savaştığı tüm ülkelerle diplomatik ilişkilerin geliştirmenin gayreti içinde olmuştur. Atatürk kin gütmemiş, intikam duygusu içinde olmamış tam tersine Kurtuluş Savaşı'nda işgalci ülkelere gereken cevabın verildiği düşüncesiyle yeni bir dönem başlatmıştır.Gazi Mustafa Kemal, ülkenin etrafına duvarlar örmemiş, ülkenin ufkunu daraltmamış, tam tersine 'yurtta sulh cihanda sulh' diyerek Türkiyeyi büyütmenin mücadelesine istikbal mücadelesine yoğunlaşmıştır. Soruyorum:Yurtta sulhu tesis edemeyenler cihanda sulhu tesis edebilir mi?Ulusal ve uluslararası problemleri kin nefret ve intikam duygusuyla mülahaza edenler cumhuriyetin kuruluş ruhuna ve kurucusuna haksızlık ederler. Biz, TÜrkiye'nin üç tarafı denizlerle, dört tarafı düşmanlarla çevrili diyen bğir anlayışla değil yurtta sulh cihanda sulh anlayışıyla hareket ediyoruz. Biz düşman üretmek değil, dost kazanmak anlayışıyla bir yaklaşım üretiyoruz. Türkiye Cumhuriyerti 29 ekim 1923'te ne kadar büyük düşündüyse şimdi de o kadar büyük düşünmek durumundadır...Tarih boyunca her zaman büyük düşündük, büyük adımlar attık. Bugün de aynı ruh ve aynı heyecanla büyük hedeflere doğru kararlı adımlarla ilerlemek bizim ve yüce meclisimizin asli vazifesidir. Hiçbir topluluk hiçbir kurum veya zümre milletin bu aziz meclisine hiçbir şey dayatamaz. Erdoğan'ın hükümetin icraaatlarını anlatırken hızlı treni örenek vermesi üzerine CHP'li Kemal Anadol 'Hızlı tren yoldan çıktı' dedi. Erdoğan bunun üzerine 'Yoldan çıkan sensin sen' diye konuştu.
Muhalefe şok suçlama