Showing posts with label Psikolog. Show all posts
Showing posts with label Psikolog. Show all posts

Friday, December 25, 2009

Komplo teorisyenleri gibi yaşıyorsun

İSTANBUL - İspanyol Şair Federico Garcia Lorca idam edildiğinde yıllardan 1936’dıydı. eşcinsel olup olmadığı konusunda çok büyük tartışmalar olan Lorca öldürülmeden önce idam mangasından birinin “İ.ne olduğu için kıçına iki kurşun sık” dediği iddia edilir. Aradan 73 yıl geçti ama birçok yerde eşcinsel evliliklere izin verilse de eşcinselliğin algılanışı ile ilgili çok fazla şey değişmedi.
B. İstanbul’da yaşıyor. Eşcinsel ve ailesi de eşcinsel olduğunu biliyor. Hatta annesi 2006’da Lambda İstanbul Aile Grubu’nu kuranlardan. Kavramsal sanatçı olarak hayatını idame ettirmeye çalışan B. hayatının bir döneminde Lambda’nın çeşitli medya komisyonlarında çalışmış, eşcinseller, biseksüeller, travestiler ve transeksüellerle ilgili yaşanan olaylarda söz sahibi olan bir kurumun “teyze bilir”i konumundaydı da diyebiliriz. Artık bağımsız, belki dili daha sivri, belki de seçtiği kelimeler üzerinde eşcinsel olmasından kaynaklanan tek bir es’ten daha fazlası durmuyor. Hande Yener’i gey divası olarak görmüyor ve eşcinsellik karşıtı ideolojilerin kökeninde yazılı ve sözlü mirasın yattığına inanıyor.
Eşcinsel olduğunu açıklamadan önce psikolojik destek aldın mı?
B: Hayır almadım.
Nasıl karar verdin?
B: Karar vermek diye bir şey yok zaten. Böyle bir durumda ben sana sorayım, sen heteroseksüel olduğuna nasıl karar verdin?
Ama benim birine söylemem gerekmiyor...
B: Senin gerekmiyor benim gerekmek zorunda bırakıldığım için bir şekilde bir isme ulaşmam ve o isim neticesinde kendime bir yafta yapıştırmam lazım ya hani, ben o süreci bambaşka geçirdim, çoğumuz aslında öyle geçiriyoruz. Cinsel arzumuzun ne olduğunu aşağı yukarı biliyoruz ama sürekli bir inkarla geçiyor. Ben 16 yaşında ilk kez eşcinsel olduğumu itiraf edebildim kendime. İtiraf etme sürecine kadar sürekli inkarla geçti çok uzun bir süre. Ama kendimi bildim bileli sürekli erkeklerden hoşlanıyordum aslında.
Peki ilk kime söyledin?
B: Çok yakın bir arkadaşım, onun da eşcinsel olduğunu tahmin ettiğim için ona açıldım. O da bana “Aramıza hoş geldin” dedi.
.QuotesWrapper {} .QuotesUp { background-image:url(http://media.ntvmsnbc.com/i/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/Z_Common/BalloonUp.jpg); background-repeat:no-repeat; height:20px; } .QuotesDown { background-image:url(http://media4.ntvmsnbc.com/i/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/Z_Common/BalloonDown.jpg); background-repeat:no-repeat; height:32px; } .QuotesContent { font-family:Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:12px; margin:0 10px 0 15px; width:245px; line-height:17px; color:#666; } .QuotesContainer { background-image:url(http://media2.ntvmsnbc.com/i/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/Z_Common/BalloonBorder.jpg); background-repeat:repeat-y; width:245px; } .Quotes1 { margin:0 0 10px 15px; } .Quotes2 { margin:0 0 10px 200px; } .QuotesHeader { color:#7c7c7c; text-align:right; width:245px; font-family:Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:12px; font-weight:bold; margin-top:10px; } Modern açık fikirli bir aileydik ama eşcinselliği kabuledecek kadar yüzde 100 tutarlımodern bir aile değildik tabii. B. Peki aileden ilk kim öğrendi?
B: Aileden ilk annem öğrendi, asılnda annemle babam aynı anda öğrendi. Ben kendime açıldıktan yaklaşık üç buçuk dört ay sonra annemle konuştuğumuz bir sırada, annemin de benim eşcinsel olduğumdan şüphelendiği sırada, bana sürekli arkadaşlarının kız arkadaşları oluyor, birileriyle öpüşmüşsündür niye bana söylemedin gibi soruları vardı. Bir gece uzun bir konuşma eşcinselliğe gelip orda kapandı. Ertesi gün de bir baktım annem de babam da halihazırda beni bekliyor konuşmak için. Ben böyle bir dört beş saat “Hayır”, “Yok bir şey”, “Önemli değil”, “Gidin başımdan” gibi bir sürü şey söyledikten sonra “Ben geyim” dedim, bir rahatladılar. Onlar daha farklı kötü şeyler bekliyorlarmış kafalarında, başıma bir şey geldi, tecavüze uğradı, bela aldı filan gibi. Benim eşcinsel olduğumu öğrenince bir “Oh” dediler sonra olayın devamında kendi endişeleri şüpheleri ortaya çıkmaya başladı. Ne bu şimdi, değişen bir şey mi, birinden mi etkilendi, biz mi yanlış bir şey yaptık yetiştirirken, tahmin edebileceğin Dünyanın her yerindeki anne babanın aklına gelen bütün o sorular takır takır gelmeye başladı. Yardım almamız gerekiyor, biz bu konu üzerine hiçbir şey bilmiyoruz dediler. Bunun üzerine hepimiz bir terapiste taşındık.
Lambda nerde devreye girdi?
B: Lambda çok sonra devreye girdi. Biz kendimiz münferit bir şekilde çıktık bu yolculuğa. Biz psikoloğa gittik. Psikolog benim dışarı çıkmamı istedi. Annemle babama bu olayın değişemeyeceğini, değişme gibi herhangi bir şeyin olmadığını, cinsel yönelim denen şeyin olgunun yani heteroseksüellikle, eşcinselliğin biseksüellikle aynı şey olduğunu, dünyanın herhangi bir yerinde kadınların erkeklerden, erkeklerin kadınlardan, erkeklerin erkeklerden, kadınların kadınlardan neden hoşlandığına dair herhangi bir verinin tıp tarafından bulunamadığını, o yüzden 1973 yılından beri hastalık olmadığını anlattı. Onlar da bu şekilde bütün endişelerini kırdılar orada. Bunun değişmez bir şey olduğunu kabul ettiler. Tabii bir buçuk sene evde o gergin hal kaldı. Zamanla ama, cidden zaman çok onarıcı bir şey, alışkanlıkla da alakalı bir şey, kafasındaki mürüvvet olgusunun kırılışı, evlenecek çocuk yapıcak, erkek çocuktan toplumsal kodlar tarafından beklenti haline sokulmuş anne babaların bekleyeceği her türlü şeyi onlar da bekliyorlardı aşağı yukarı. Modern açık fikirli bir aileydik ama eşcinselliği kabul edecek kadar yüzde 100 modern tutarlı bir aile değildik tabii. Ama onlar da, özellikle annem o arayı sürekli okuyarak kendini geliştirerek kapattı. Annemle aynı dönemde psikoloğa gittik, annem dört ay ben bir yıl kadar gittim. Çünkü çocukluk tramvalarım vardı, eşcinsel olmamdan dolayı yaşadığım abuk subuk olaylar oluşumdan ötürü çevrem dolayısıyla yaşadığım birçok olay peşisıra oluşmuş sıkıntılarım vardı. Onları atlatıp tanımlamak için bir sene kadar terapiste gitmem gerekti.
Lambda ile olan ilişkin ne zaman başladı?
B: Kendime açıldıktan dört sene sonra Lambda’ya gittim. O zamanki erkek arkadaşımla beraber onun ödev konusu için arşiv araştırmasını yapmaya gitmiştik. O dönem ikimiz medyada travestiler ve transeksüeller nasıl yer alıyorla ilgili bir belgesel yapıyorduk. internet öncesi gazeteleri taramıştık.
.QuotesWrapper {} .QuotesUp { background-image:url(http://media.ntvmsnbc.com/i/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/Z_Common/BalloonUp.jpg); background-repeat:no-repeat; height:20px; } .QuotesDown { background-image:url(http://media4.ntvmsnbc.com/i/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/Z_Common/BalloonDown.jpg); background-repeat:no-repeat; height:32px; } .QuotesContent { font-family:Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:12px; margin:0 10px 0 15px; width:245px; line-height:17px; color:#666; } .QuotesContainer { background-image:url(http://media2.ntvmsnbc.com/i/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/SectionsThumbnails-TSM-Colorbox/Z_Common/BalloonBorder.jpg); background-repeat:repeat-y; width:245px; } .Quotes1 { margin:0 0 10px 15px; } .Quotes2 { margin:0 0 10px 200px; } .QuotesHeader { color:#7c7c7c; text-align:right; width:245px; font-family:Arial, Helvetica, sans-serif; font-size:12px; font-weight:bold; margin-top:10px; } Annemin yazdığı mektubundayandığı yerler güzeldi,mağduriyet üzerine kurulubir metin değildi. B. Annen ne zaman dahil oldu?
'Komplo teorisyenleri gibi yaşıyorsun'

Wednesday, December 23, 2009

Anadolu da yaşayan HIV pozitifler

İSTANBUL - Anadolu Proje'si, Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS) desteği ile İstanbul başta olmak üzere HIV pozitiflerin yoğun olarak yaşadığı illerde Pozitif Yaşam Derneği tarafından yürütüldü.
HIV ile yaşayan kişilerin tedaviye ve sosyal güvenliğe erişimi ile ilgili problemlerin, uğradıkları ayrımcılık ve damgalanmayı tespit ederek, bölgesel farklılıklar açısından değerlendirmek amacıyla 2008–2009 arasında 1 yıl süreyle yürütülen Proje kapsamında 163 HIV ile yaşayan kişiye ulaşıldı.
Anadolu Projesiyle Türkiye’de en fazla HIV ile yaşayanların bulunduğu 10 ilde (İstanbul, İzmir, Antalya, Adana, Ankara, Kayseri, Mersin, Bursa, Kocaeli, Trabzon) HIV pozitif kişilere ulaşmak, HIV tedavisi ve hakları konusunda onları bilgilendirmek ve destek hizmetlerine yönlendirmek, mevcut durumlarını Analiz etmek ve yaşadıkları sorunlara çözümler üretmek hedeflendi. HIV POZİTİFLERİN UĞRADIĞI HAK İHLALLERİProjede aynı zamanda hedeflenen illerdeki HIV pozitifleri takip ve tedavisini yapan kliniklerin teknik ve fiziki koşulları hakkında veri toplama ve gözlem yapma fırsatı ile birlikte yerel yönetimlerin HIV/AIDS konusuna yaklaşımlarını öğrenme ve bu kuruluşlarda farkındalık yaratmak amaçlandı. Proje sonuçlarının açıklandığı toplantıda HIV pozitiflerin uğradığı hak ihlallerinin altı çizildi. Sağlık kurumlarında, işyerlerinde, okullarda, diğer kamusal alanlarda, medyada ve sosyal çevrelerinde ayrımcılığa uğraması HIV pozitif bireyleri aşağıda özetlenen ihlallerle karşı karşıya bırakmaktadır. Mülkiyet ve barınma hakkı ihlalleri nedeniyle ev, semt-şehir değiştirme ve toplumdan izole bir yaşam, işten atılma veya bırakmaya zorlama nedenleriyle çalışma hakkının ihlali, Eğitim ve öğrenim görmeye devam edememe nedeniyle eğitim görme hakkı ihlali, isimlerinin açık şekilde medyada yer alması ile özel hayatın mahremiyeti ihlali, tedaviye erişimin önündeki engellerin kalkmaması, tedavilerini aksatması veya reddi, başka bir şehirde tedavi almak durumda kalmak, sığınmacılar ve diğer yabancı uyrukluların tedaviye erişememeleri, yeşil kart çıkartma prosesindeki güçlükler nedeniyle tedaviyi aksatma, hastanelerde uygulanan eksik ve yanlış tedaviler / bilgilendirmeler ile HIV pozitiflerin sağlık hakkı ihlali ve kimi zaman yaşama hakkı ihlalleri.
DESTEK HİZMETLERİ YAYGINLAŞTIRILMALIPozitif Yaşam Derneği (PYD) yönetim kurulu üyesi Tekin Tutar, hastanelerdeki hasta hakları birimleri, sosyal hizmet uzmanları, Psikolog ve psikiyatristler ile valilik ve kaymakamlıklar bünyelerindeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına HIV ile yaşayan kişilerin ulaşmasını ve böylece kişilerin maddi ve manevi yönden güçlendirilmelerini sağlamaya yönelik çalışmaların yapılması gerektiğini vurguladı. “HIV pozitif bireylere sağlanan destek hizmetlerinden sadece PYD’ye ulaşanlar yararlanabilmektedir. Oysa ki destek hizmetlerinin sağlık sistemi içine dahil edilmesi ve yaygın bir destek sisteminin oluşturulması gerekmektedir” dedi.
Tutar’a göre destek hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının önemi ise söyle:“HIV pozitif kişilere yönelik danışmanlık ve destek hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının kişilerin HIV statülerini kabullenmeleri ve HIV ile yaşama becerilerini geliştirmelerini kolaylaştıracağı düşünülmektedir. Bunun aynı zamanda yaşadıkları sorunların tespitini ve çözümlenmesini de sağlayacak bir unsur olduğu da yapılan çalışmalarda tescillenmiştir. Bu kişilerin ulaşabileceği bir destek mekanizmasının yoksunluğu sadece HIV ile yaşayanları değil aynı zamanda onların yakınlarını, doktorlarını ve aslında tüm toplumu olumsuz etkilediği gözlemlenmiştir.
İller bazında bakıldığında hastane-destek hizmetleri arasındaki işbirliğinin, HIV pozitif kişilerin sorunlarını çözerek yaşam kalitelerini arttırdığı görülmüştür. İzmir, Antalya ve Kayseri illerindeki işbirliği sayesinde kişilere daha fazla ulaşılabilmiştir. Eğitim düzeyi düşük ve kırsal kesimde yaşayan HIV pozitif bireylere ulaşmada doktorların gayretleriyle olumlu neticeler alınmıştır. Kayseri ilinde ulaşılan kişilerde Doktor yönlendirmesi etkin olarak varlık göstermiş ve ulaşılması neredeyse imkânsız olduğu düşünülen kişilere bu sayede ulaşılmıştır.”
ÇÖZÜM İÇİN İŞBİRLİĞİPozitif Yaşam Derneği Başkanı Arzu Kaykı ise ''Yaşanan sorunlara çözümler geliştirmeye yönelik Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşların işbirliği içinde çalışmalar yapılması ve böylece tedaviye erişimin önündeki engellerin ortadan kaldırılması sağlanmalıdır. Bu hem HIV pozitif bireylerin yaşamlarını hem de toplum sağlığını olumlu etkileyecektir. Tüm işbirliklerine açığız” dedi.
Anadolu’da yaşayan HIV pozitifler

Wednesday, December 16, 2009

Berlusconi nin gazetesi saldırganla konuşmuş

İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'ye saldıran 42 yaşındaki Massimo Tartaglia'nın elektronik tutkunu olduğu ve 25 yaşında Music Picture isimli bir Oyun keşfettiği ortaya çıktı. Berlusconi ailesine ait "Il Giornale" gazetesi ise bu oyun nedeniyle Tartaglia ile bir söyleşi yapmış.

10 yıl psikolojik tedavi gördüğü belirtilen Massimo Tartaglia'nın tedavisiyle ilgilenen Psikolog dasaldırganın gözaltında tutulduğu Milano Emniyet Müdürlüğü'ne çağrıldı.

Babasının yanında grafiker olarak çalışan saldırganın Demokratik Sol Parti'ye oy vermek dışında Politika ile hiç ilgilenmediği bildiriliyor. Tartaglia'nın hastalığının nasıl nüksettiği ise bilinmiyor.

Saldırganın babası Alessandro Tartaglia ise oğlunun böyle bir eylem yapmasını şaşkınlıkla karşıladığını söyledi.


Berlusconi'nin gazetesi saldırganla konuşmuş

Saturday, December 12, 2009

Makyaj erkekleri baştan çıkarır mı?


Yıllar boyunca Kozmetik kullanımı törensel ve yüceltici nedenler de dâhil olmak üzere pek çok açıdan insanları etkilemiş ve çekicilik üzerinde önemli rol oynamıştır. Ancak Modern zamanlarda Makyaj daha çok cinsel çekicilikle bir tutulmaktadır.
Makyajın Cinsellik açısından olumlu bir etkisi biliniyor. Peki makyaj diğer insanların kişiye olan davranışını nasıl etkiler? Erkeklere yakınlaşmak için ilk adımı atma konusunda cesaret verir mi? Sosyal Psikolog Nicolas Geugen’ in yaptığı yeni bir çalışma North American Journal of Psychology’ de yayınlandı. Bu çalışma kapsamında yapılan deneyde iki genç kadın Fransa’da bir barda oturdular. Birinci koşulda kadınlar makyajlı, ikinci koşulda ise makyajsızdı. Daha sonra kadınlar kendileri ile konuşmak için gelecek erkekleri beklediler.
Deney kapsamında bir adam kadınlara yaklaşıp konuşma başlatacağı zaman kadınlardan birisi kollarını kavuşturarak Deney yapanlara kontağın kurulduğunun işaretini verdi. Diğer kadın ise arkadaşlarının gelmesini beklediklerini söyleyerek adamı kibarca geri çevirdi. Bu uygulama 2 farklı barda 1 saat içerisinde 60’ dan fazla kez tekrarlandı ve gözlem yapıldı. İşte sonuç:
• Makyaj olmayan Koşulda: İlk adam iki kadını gördükten sonra yaklaşık 23. dakika sonunda iletişim kurdu. • Makyaj olan koşulda: İlk adam kadınları gördükten yalnızca 17. dakikanın sonunda iletişim kurmaya çalıştı.
Bu deneyden elde edilen sonuç makyajın, erkeklerin kadınlara yaklaşma hızını değiştirdiğini gösteriyor. Erkekler makyajlı olduklarında kadınlara daha çabuk yaklaşıyorlar. Makyajlı kadınlarla iletişim kurmaya çalışan erkek sayısı da daha fazla oluyor. Ancak bu eğlenceli araştırmanın bir diğer boyutunda araştırmacıların açıkladıkları bazı problemler de mevcut. Kadınların makyajlı ve bakımlı olmaları erkeklere daha fazla güven ve yaklaşma cesareti vermiş olabilir. İkinci olarak ise araştırma Fransa’da yapılmıştır.
Psikolog Yasemin Yeşilyaprak, "Elde edilen bu sonuç bütün kültürler için geçerli olmayabilir. Farklı kültürlerde farklı sonuçlara ulaşılabilir. Bu çalışmada esas ilgi çekici olan makyajın sosyal ilişkiler üzerinde nasıl çalıştığıdır. Makyaj çekiciliği arttırırken öte yandan da iletişim kurmaya istekli olunduğunun göstergesi olarak algılanmaktadır" diyor. Makyaj sayesinde iş hayatında yükseliyorlar
Bununla birlikte kozmetik kullanımı statünün de göstergesi olarak yorumlanmaktadır. International Journal of Cosmetics Science dergisinde yayınlanan bir araştırma makyajlı kadınların yüksek gelirli ve saygın işlerde çalıştıklarına dair bir izlenim oluşturduklarını ortaya koymuştur. Özetle bu çalışmada, dış görünüm için estetik cerrahiye kadar varan yöntemlerin kullanıldığı günümüzde, makyajın tüm masumiyetiyle beraber hala önemli anlamlar taşıdığı anlaşılmaktadır.

Makyaj erkekleri baştan çıkarır mı?