Showing posts with label Birleşmiş Milletler. Show all posts
Showing posts with label Birleşmiş Milletler. Show all posts

Wednesday, December 23, 2009

Anadolu da yaşayan HIV pozitifler

İSTANBUL - Anadolu Proje'si, Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı (UNAIDS) desteği ile İstanbul başta olmak üzere HIV pozitiflerin yoğun olarak yaşadığı illerde Pozitif Yaşam Derneği tarafından yürütüldü.
HIV ile yaşayan kişilerin tedaviye ve sosyal güvenliğe erişimi ile ilgili problemlerin, uğradıkları ayrımcılık ve damgalanmayı tespit ederek, bölgesel farklılıklar açısından değerlendirmek amacıyla 2008–2009 arasında 1 yıl süreyle yürütülen Proje kapsamında 163 HIV ile yaşayan kişiye ulaşıldı.
Anadolu Projesiyle Türkiye’de en fazla HIV ile yaşayanların bulunduğu 10 ilde (İstanbul, İzmir, Antalya, Adana, Ankara, Kayseri, Mersin, Bursa, Kocaeli, Trabzon) HIV pozitif kişilere ulaşmak, HIV tedavisi ve hakları konusunda onları bilgilendirmek ve destek hizmetlerine yönlendirmek, mevcut durumlarını Analiz etmek ve yaşadıkları sorunlara çözümler üretmek hedeflendi. HIV POZİTİFLERİN UĞRADIĞI HAK İHLALLERİProjede aynı zamanda hedeflenen illerdeki HIV pozitifleri takip ve tedavisini yapan kliniklerin teknik ve fiziki koşulları hakkında veri toplama ve gözlem yapma fırsatı ile birlikte yerel yönetimlerin HIV/AIDS konusuna yaklaşımlarını öğrenme ve bu kuruluşlarda farkındalık yaratmak amaçlandı. Proje sonuçlarının açıklandığı toplantıda HIV pozitiflerin uğradığı hak ihlallerinin altı çizildi. Sağlık kurumlarında, işyerlerinde, okullarda, diğer kamusal alanlarda, medyada ve sosyal çevrelerinde ayrımcılığa uğraması HIV pozitif bireyleri aşağıda özetlenen ihlallerle karşı karşıya bırakmaktadır. Mülkiyet ve barınma hakkı ihlalleri nedeniyle ev, semt-şehir değiştirme ve toplumdan izole bir yaşam, işten atılma veya bırakmaya zorlama nedenleriyle çalışma hakkının ihlali, Eğitim ve öğrenim görmeye devam edememe nedeniyle eğitim görme hakkı ihlali, isimlerinin açık şekilde medyada yer alması ile özel hayatın mahremiyeti ihlali, tedaviye erişimin önündeki engellerin kalkmaması, tedavilerini aksatması veya reddi, başka bir şehirde tedavi almak durumda kalmak, sığınmacılar ve diğer yabancı uyrukluların tedaviye erişememeleri, yeşil kart çıkartma prosesindeki güçlükler nedeniyle tedaviyi aksatma, hastanelerde uygulanan eksik ve yanlış tedaviler / bilgilendirmeler ile HIV pozitiflerin sağlık hakkı ihlali ve kimi zaman yaşama hakkı ihlalleri.
DESTEK HİZMETLERİ YAYGINLAŞTIRILMALIPozitif Yaşam Derneği (PYD) yönetim kurulu üyesi Tekin Tutar, hastanelerdeki hasta hakları birimleri, sosyal hizmet uzmanları, Psikolog ve psikiyatristler ile valilik ve kaymakamlıklar bünyelerindeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına HIV ile yaşayan kişilerin ulaşmasını ve böylece kişilerin maddi ve manevi yönden güçlendirilmelerini sağlamaya yönelik çalışmaların yapılması gerektiğini vurguladı. “HIV pozitif bireylere sağlanan destek hizmetlerinden sadece PYD’ye ulaşanlar yararlanabilmektedir. Oysa ki destek hizmetlerinin sağlık sistemi içine dahil edilmesi ve yaygın bir destek sisteminin oluşturulması gerekmektedir” dedi.
Tutar’a göre destek hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının önemi ise söyle:“HIV pozitif kişilere yönelik danışmanlık ve destek hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının kişilerin HIV statülerini kabullenmeleri ve HIV ile yaşama becerilerini geliştirmelerini kolaylaştıracağı düşünülmektedir. Bunun aynı zamanda yaşadıkları sorunların tespitini ve çözümlenmesini de sağlayacak bir unsur olduğu da yapılan çalışmalarda tescillenmiştir. Bu kişilerin ulaşabileceği bir destek mekanizmasının yoksunluğu sadece HIV ile yaşayanları değil aynı zamanda onların yakınlarını, doktorlarını ve aslında tüm toplumu olumsuz etkilediği gözlemlenmiştir.
İller bazında bakıldığında hastane-destek hizmetleri arasındaki işbirliğinin, HIV pozitif kişilerin sorunlarını çözerek yaşam kalitelerini arttırdığı görülmüştür. İzmir, Antalya ve Kayseri illerindeki işbirliği sayesinde kişilere daha fazla ulaşılabilmiştir. Eğitim düzeyi düşük ve kırsal kesimde yaşayan HIV pozitif bireylere ulaşmada doktorların gayretleriyle olumlu neticeler alınmıştır. Kayseri ilinde ulaşılan kişilerde Doktor yönlendirmesi etkin olarak varlık göstermiş ve ulaşılması neredeyse imkânsız olduğu düşünülen kişilere bu sayede ulaşılmıştır.”
ÇÖZÜM İÇİN İŞBİRLİĞİPozitif Yaşam Derneği Başkanı Arzu Kaykı ise ''Yaşanan sorunlara çözümler geliştirmeye yönelik Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşların işbirliği içinde çalışmalar yapılması ve böylece tedaviye erişimin önündeki engellerin ortadan kaldırılması sağlanmalıdır. Bu hem HIV pozitif bireylerin yaşamlarını hem de toplum sağlığını olumlu etkileyecektir. Tüm işbirliklerine açığız” dedi.
Anadolu’da yaşayan HIV pozitifler

Saturday, December 19, 2009

Çin ve ABD işbirliği dünyayı karşısına alıyor


Spiegel dergisinde “Chimerica Against the World” başlığıyla yayımlanan Haber analizde, Dünyanın en fazla karbon salınımı yapan en büyük iki ülkesinin iklim değişikliği sorununa çözüm bulma konusunda birbirinden daha fazla şey beklediklerinden dolayı, Kopenhag’da uzlaşmanın uzak olabileceği belirtildi.

Dergi, iki ülke arasındaki ilişkinin yanstılandan oldukça farklı olduğuna dikkat çekti.

Haber analizde ayrıca, Birleşmiş Milletler İklim Şefi Yvo de Boer’in her iki ülkenin de sera gazı salınımlarını azaltma konusunda daha fazlasını yapması gerektiğine inandığı belirtildi.

ABD VE Çin UZLAŞMAZLIĞI SÜRECİ ZORA SOKUYOR
Kopenhang’daki zirveye katılan müzakerecilerin küresel ısınma artışını iki dereceye indirme hedefini belirlediklerine dikkat çekilen analizde, bu hedefe ulaşmak için petrol, kömür ve doğal gaz kullanımında ciddi kesintilere gidilmesi gerektiği vurgulandı.

Küresel karbon salınımının yüzde 40’ına yakın bir oranı, Çin ve ABD’nin salınımlarından oluştuğu belirtilirken, bu sebepten dolayı Kopenhag’da iki ülkenin katılımı olmadan bir sonucuna varılmasının imkansız olduğunun altı çizildi.

Haber analizde, ABD ve Çin’in karbon salınımı konusunda farklı hedefleri olduğundan, çözümler konusunda farklı yönlerde ilerlediklerine dikkat çekilirken, görüşmelere katılan ABD’li yetkililerin ABD salınımları azaltsa bile, Çin’in küresel ısınmaya katkıda bulunmaya devam edeceği belirtildi.

Bununla birlikte, Avrupa Komisyonu Başbakanı Jose Manual Barroso’nun konu hakkındaki “Şimdi ABD ve Çin’in daha fazla şey yapıp, önerilerini masanın üzerine koyması gerekiyor” yorumuna da yer verildi.

Yapılan açıklamalar ışığında ne ABD ne de Çin’in salınımları azaltmak için kendi üretimlerini daha pahalı hale getirmedikleri anlaşılıyor. Aynı zamanda iki ülke arasındaki çekişmeler, ülkelerin ortak bir noktada buluşamayacaklarını gösteriyor.

Spiegel analizindeyse, iki ülke arasında görünenden daha fazla ortak noktanın olabileceğine dikkat çekildi.

ÇİN ABD’NİN ÜRETİM MOTORU
Siyaset ve Ekonomi çevrelerinde, Çin’in ABD’nin bankası ve fabrikası gibi hareket ettiği yorumları yapılıyor. İki ülke özellikle finansal açıdan birbirine derinden bağlı. Çin, ABD’ye ucuz ürünler ve sınırsız kredi olanağı sağlıyor

ABD’nin ise karşılık olarak Çin’e tüketici talebi ve faiz ödemeleri sağlıyor. Küresel mali kriz sürecinde Çin’in ABD’ye yeni krediler vermemesiydi, Washington ve New York’un büyük kaoslara sürüklenebilirdi.

ORTAKLIK İKLİM SORUNA DA YANSITILMALI
Haber analizde, iki ülke arasındaki bu ekonomik işbirliğinin iklim politikalarına da yansıması gerektiğine dikkat çekildi. Kopenhag zirvesinin çevre konulu bir konferansından çok bir ekonomi konferansına dönüştüğüne belirtildi.

Kısa vadede ABD ve Çin’in zenginliğinin fosil yakıtlara olan bağlılığın devam etmesine bağlı olduğu biliniyor. Öte yandan iki ülkenin küresel ısınmayla baş gösteren risklere rağmen, etkili bir iklim koruma planın kısa vadeli maliyetlerini karşılamak istemiyor.

Bununla birlikte, bu ülkeler şu zamana kadar fosil yakıtlarından vazgeçeceklerine yönelik herhangi bir açıklamada da yapmadı. Ayrıca iki ülke de ekonomilerini kömür ve Petrol ile canlandırıyor. Bu yüzden Washington ve Pekin’den iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik yapılan açıklamalara rağmen, fosil yakıtlar ülkelerin Askeri sanayi gücünü beslemeye devam edecek.

G-2 G-120’YE KARŞI
Haber analizde, fosil yakıtlara olan bağımlılığın azaltılmasının, dünyaya hükmeden iki devletin birinden birinin gücünün azalması anlamına geleceği için, ülkelerin iklim değişikliği sorunundan en fazla etkilenen çöl ülkeler, ada devletleri ve kıyı şeridinde yer alan devletlerin karşı karşıya kaldıkları tehlikeyi birinci öncelik olarak görmedikleri belirtildi.

Bununla birlikte, Kopenhag’da görünürde Çin ile ABD arasında yaşanan çatışmanın gerçekte iki ülkenin bir araya gelip, dünyanın diğer ülkelerine karşı kararlar aldıklarına dikkat çekildi.
Çin ve ABD işbirliği dünyayı karşısına alıyor