Showing posts with label Devlet Bahçeli. Show all posts
Showing posts with label Devlet Bahçeli. Show all posts

Wednesday, February 17, 2010

Bahçeli kıskanç

DEVLET Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamalarında "kendi tasavvurundaki içe kapanık, vizyonsuz Türkiye'nin profilini çizdiğini" belirterek, "Bahçeli'nin geçmişte içinde yer aldığı hükümet döneminde sergilediği acizlik bugün kendisinde AK Parti hükümetinin icraatlarına karşı bir kıskançlık haline dönüştü" dedi.

Bahçeli kıskanç'

Gül ün görev süresi 5 yıl

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün görev süresinin 5 yıl olduğunu savundu. Bahçeli grup toplantısının çıkışında gazetecilerin cumhurbaşkanının görev süresi ile ilgili sorularını yanıtladı ve Gül'ün görev süresinin 5 yıl olduğunu belirterek, şöyle dedi: "5 yıl üzerinde sürdürülebilecek her hangi bir tartışma, çok farklı anlaşılmalara sebebiyet verebilir. Ve özellikle demokrasinin üzerinde aşırı derecede vurgu yaparak sonradan demokrat olma heveslerine karşı da çok büyük bir gölge düşürür." Bahçeli bu sürenin ne şekilde belirleneceği ile ilgili bir başka soruya da, "Okuma yazma bilen herkes belirleyebilir" yanıtını verdi.

'Gül'ün görev süresi 5 yıl'

Adlarını ağzıma almayacağım

Başbakan Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye 'psikolojik sorunları var' imasında bulundu. İki lideri sert sözlerle eleştiren Erdoğan, "Fevkalade bir durum olmadıkça bundan sonra kolay kolay adlarını ağzıma almayacağım" dedi. CHP'nin vermeye hazırlandığı "Habur Gensorusu"nu da eleştiren ve "Gensoru bu ülkede yalama oldu" diyen Erdoğan, Habur benzeri uygulamaların geçmişte de yapıldığını belirterek Silivri'de Ergenekon, İmralı'da Abdullah Öcalan yargılamalarını örnek gösterdi. Erdoğan, dün partisinin grup toplantısında şu mesajları verdi: ÖNCE BAYKAL

Baykal bir kez daha anket konusunu gündeme getirdi. Bizim oy oranımız seni niye bu kadar meşgul ediyor, çok mu yükseldi oylarımız yoksa? Sen onları bize bırak, biz takip ediyoruz. Hamdolsun milletimizin teveccühü her geçen gün artıyor. Anketler partin hakkında ne söylüyor, sen çık bunu anlat.

Sayın Baykal sen iktidar olmak için değil partinin başında kalabilmek için gayret sarf ediyorsun. Blair'in, Schröder'in oyları düştü, çekildi. Sen niye bu kadar dayatıyorsun ya bırak; artık senden sosyal demokratlar da memnun değil, 'çakıldın kaldın' diyorlar.

Ben bundan memnunum. Senin gibi ana muhalefet liderine can kurban, yeter ki orda kalıver ya. Psikoloji biliminde Sayın Baykal'ın bu yaklaşımına 'yansıtma' derler. Bir savunma mekanizmasıdır bu aslında. Kişi kendisindeki olumsuz durumları başkasına yakıştırır. Yalnız Sayın Baykal'a bir tavsiyem var, yansıtmanın ileri derecesi düşünce sapmasıdır ki bu taşkınlıktır, en tehlikelisi de halüsinasyondur. Kendini darı ambarında görmeye başlamaktır, bu çok daha tehlikelidir. Umarım Baykal, Türkiye'nin gerçek gündemine döner, bizim oylarımızı bırakıp kendi oy oranlarıyla ilgilenmeye başlar. Bunun ruh sağlığı için de partisi için de hayırlı olacağına inanıyorum.

Sayın Baykal hizipçilikte mahir olduğu için, 'her kurum içinde hizipler oluştuğu iddiasıyla nasıl bölünme meydana getiririm, bu kurumları hükümetin üzerine nasıl gönderirim' diye hesap yapıyor. Yargının aldığı her kararı biz de memnuniyetle karşılamıyoruz. Ama çıkıp da hükümeti yıpratmaya çalışıyorlar demiyoruz. Baykal, işine gelen yargı kararları karşısında 'şeriatın kestiği parmak acımaz' derken, işine gelmediği yargı tasarrufları karşısında hükümeti yandaş yargı oluşturmak gibi ağır ithamlarda bulunuyor.

Tutmuş Habur Sınır Kapısı'ndaki yargılamalar hakkında bir takım hezeyanlara tutuluyor. Affınıza sığınıyorum gensoru da artık bu ülkede yalama oldu. Diyarbakır Valiliği'nin Cumhuriyet Savcılığı'na yaptığı başvuru üzerine Güvenlik gerekçesiyle savcılar Habur'a gitmiştir. Bu, kanunlar çerçevesinde bir uygulamadır. Türkiye'de ilk kez vuku bulmuyor. Ergenekon davasının Silivri'de görülmesi, Abdullah Öcalan'ın davasının İmralı'da görülmesi bunun açık örnekleridir.



SONRA BAHÇELİ

MHP liderinin konuşmalarına yansıyan hırçınlık, siyasete seviye kaybettiriyor. Bu, Siyaset tarihine en çirkin üslup olarak geçecektir, hatırlanmak istenmeyecektir. Sağlıksız, problemli bir ruh halini gösteriyor. Bizim sıralarımıza gelebilirsin bizim kapılarımız açık. Ertesi gün arkadaşlarımız ziyaret ettiler, bir metre uygulanmadı, ne oldu?

Bundan sonra da fevkalade bir durum yaşanmadıkça ne Sayın Baykal'ı ne Bahçeli'yi ağzıma kolay kolay almayacağım. ANKARA

'Adlarını ağzıma almayacağım'

"Görev süresi 5 yıl"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Cumhurbaşkanımızın görev süresi 5 yıldır'' dedi.



MHP grup toplantısının ardından, gazetecilerin Cumhurbaşkanının görev süresine ilişkin tartışmalarla ilgili sorusuna Bahçeli, ''Cumhurbaşkanımızın görev süresi 5 yıldır. 5 yıl üzerinde sürdürülebilecek herhangi bir tartışma, çok farklı anlaşılmalara sebebiyet verebilir. Özellikle demokrasinin üzerinde aşırı derecede vurgu yaparak sonradan demokrat olma heveslilerine karşı da çok büyük bir gölge düşürür'' karşılığını verdi.



''5 yıl süresi YSK tarafından mı belirlenmeli? Yoksa ek bir yasal düzenleme mi yapılmalı?'' sorusu üzerine de Bahçeli, ''Okuma yazma bilen herkes belirleyebilir'' dedi.



Devlet Bahçeli, İçişleri Bakanı Beşir Atalay hakkında verilecek gensoru önergesine destek verip vermeyeceklerine ilişkin soruyu ise cevaplandırmadı.

"Görev süresi 5 yıl"

Tuesday, December 8, 2009

En iyi dostu onu bugün yalnız bırakacak

Prompter cihazı isteğine Meclis onay vermedi...
TBMM Başkanlığı’nın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün Meclis kürsüsünde yapacağı Kürt açılımı konuşması için prompter cihazı (yazıların aktığı ekran) talebini reddettiği öne sürüldü.Milliyet gazetesinden Önder Yılmaz'ın haberine göre prompter cihazının reddedilmesine gerekçe olarak, daha önce böyle bir uygulamanın olmaması ve diğer liderlere de aynı imkânın verilmemesi gösterildi.TBMM’de Kürt açılımı için yapılacak genel görüşmelerde konuşacak liderler dün hummalı bir hazırlık çalışması yürüttüler. MHP lideri Devlet Bahçeli parti genel merkezinde, bugün yapacağı konuşmaya ilişkin olarak danışmanları ve kurmaylarıyla uzun süren değerlendirme toplantısı yaptı. Erdoğan’ın ise açılımın detaylarını, tablo tablo ve madde madde sıralayarak anlatmak istediği öğrenildi. Erdoğan’ın, detaylı konuşma olacağı için TBMM’den tıpkı Ak Parti grup toplantılarında olduğu gibi hatip kürsüsüne prompter cihazı yerleştirilmesi talebinde bulunduğu öne sürüldü. Ancak TBMM Başkanlığı’nın cumhurbaşkanlarının konuşmaları dahil bugüne kadar kürsüye prompter konulmadığı bilgisini ilettiği öğrenildi. TBMM Başkanlığı’nın böyle bir imkânın Erdoğan’a verilmesi halinde diğer liderlere aynı hakkın tanınması gerektiği aksi taktirde tartışma konusu olacağı görüşünü dile getirdiği iddia edildi.
En iyi dostu onu bugün yalnız bırakacak

Muhalefe şok suçlama

Meclis'teki Demokratik Açılım görüşmelerinde Başbakan Erdoğan konuşuyor...
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in başkanlık ettiği genel görüşmede, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ile AK Parti Adana Milletvekili Ömer Çelik'in partilerinin düşüncelerini dile getirdiği konuşmalarının ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan kürsüye çıktı.Hükümet adına eleştirileri yanıtlayan Erdoğan, TBMM'nin izleyici locasında yaşanan protesto eylemeleri hakkında şok suçlamalarda bulundu. Eylem düzenleyen kişilerin muhalafet tarafından organize edildiğini ima eden Erdoğan, "İzleyici tribünlerine eli tutularak getirilenler olursa bunlar bu Meclis'in asaletiyle bağdaşmaz" diye konuştu. İşte Erdoğan'ın "açılım" açıklamaları:Milli Birlik ve Kardeşlik sürecimizi ele almak üzere yaptığımız genel görüşmenin ülkemiz milletimiz ve demokrasimiz adına hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. 3 gün önce vefatını minnetle andığımız Gazi Mustafa Kemal TBMM'nin açılışı öncesinde yayınladığı tebliğinde o günden itibaren askeri ve sivil bütün makamlarla bütün milletin tek mercinin TBMM olacağını ifade etmişti. O günden beri Meclis'teki merci oldu bu meclis Gazi Meclis'tir Kurtuluş Savaşımız'ı sevk ve idare eden Meclis'tir.Atatürk'ün en büyük başarılarından bir her türlü farklılığı önce TBMM çatısı altında ardından Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı çatısında birleştirmek olmuştur. İlk Meclis'in açılışından Gazi'nin şu cümleleri hatırda bulundurulmalı, "Efendiler burada maksud olan ve Meclis'i alinizi temsil eden zevat yalnız Türk değildir, yalnız Çerkez değildir, yalnız Kürt değildir, yalnız Laz değildir. Fakat hepsinden mürekkep anaıssırı İslamiyedir samimi bir mecvmuadır. Bu Meclis aziz milletimizin hamuru çokluk içinde birlik anlayışıyla yoğrulmuş milletimizin birlik ruhunu tesis etmiştir. Baykal, Erdoğan atışması Video için tıklayınTBMM'nin Kayseri'ye taşınması karşısında söz alan ve biz buraya Ankara'dan kaçmak için gelmedik savaşarak ölmeye geldik" diyen Dersim mebusu Diyap Ağa bu Cumhuriyet'in hangi ruh üzerine inşa edildiğinin en sonut abidelerinden bir tanesidir."89 yıl boyunca da bu meclis hep milletin meclisi olarak kaldı bundan sonra da evelallah hep öyle kalacaktır. Türkiye'de her meselenin cesaretle konuşulacağı zemin bu meclistir. ^Bu meclis 89 yıl öncesinin gerisine düşemez. Bu meclis 89 yıl önce renklilik üzerine demokrasi üzerinde inşa ettiği temelerden ve ilkelerinden taviz veremez. Varlık yokluk istiklal mücadelesi veren bu şanlı meclis elbette her türlü sorunu ele alabilecek tarihi geçmişe tacrübe ve sağduyuya sahiptir.Her meselenin özgürce konuşulduğuı nezaketele adapla karşılıklı saygıyla ele alındığı ilk meclis bugünkü meclis için model olmak bir ilham kaynağı olmak zorundadır. Değerli arkadaşlarım iktidar kadar muhalefet de demokrasinin olmazsa olma unsururdur. Muhalefetin her konuda iktidar ile aynı düşünmesi teklif edilemez. Her konuda ittifak etmesini bekleyemeyiz. Ancak her konuya sırf iktidarın önerisidir diye karşlı çıkmak yerine temelden her meselenin karşısında durmak millet istifadesine ülkemizin istifadesine değildir. Demokrasinin en temel şartı diyalogdur her konuda uzlaşmak gereği değildir demokarasinin, ama konuşamak tartışlamak çözüm aramak demokrasinin gereğidir. Hükümet kendisinin anlatmasın diye çaba göstermek farklı polemiklerle konuyu saptırmak bir muhalefet tarzı olmaz, bizler bu mecliste yeni değiliz uzun yıllardır bu mecliste olan milletvekilleri var. ERDOĞAN'DAN MUHALEFET'E ÇOK AĞIR SUÇLAMABu meclis kurulduğundaun beri tutanakları var, izleyici tribünlerine eli tutularak getirilenler olursa bunlar bu Meclis'in asaletiyle bağdaşmaz. Milletin meclisindeki üslup elbette çocuklara gençlere tüm bir millete örnek teşkil edecek bir üslup olmalı.Cumhuriyet 86 yıl boyunca dünyadaki değişimlere ayak uydurduğu ölçüde ilerlemiş ve kalkınmıştır.Trablusgarb savaşında Tobruk ve Derne'de savaşan, Balkan savaşında Gelibolu, Bolayır, İmetoka ve Edirne'yi savunan, Çanakkale savaşında Anafartalar Grup Komutanı olarak zafere imza atan ve Kurtuluş Savaşımızın Başkumandanı olarak bu ülkeyi istiklaline kavuşturan Gazi Mustafa Kemal Cumhuriyetin ilanının hemen ardından savaştığı tüm ülkelerle diplomatik ilişkilerin geliştirmenin gayreti içinde olmuştur. Atatürk kin gütmemiş, intikam duygusu içinde olmamış tam tersine Kurtuluş Savaşı'nda işgalci ülkelere gereken cevabın verildiği düşüncesiyle yeni bir dönem başlatmıştır.Gazi Mustafa Kemal, ülkenin etrafına duvarlar örmemiş, ülkenin ufkunu daraltmamış, tam tersine 'yurtta sulh cihanda sulh' diyerek Türkiyeyi büyütmenin mücadelesine istikbal mücadelesine yoğunlaşmıştır. Soruyorum:Yurtta sulhu tesis edemeyenler cihanda sulhu tesis edebilir mi?Ulusal ve uluslararası problemleri kin nefret ve intikam duygusuyla mülahaza edenler cumhuriyetin kuruluş ruhuna ve kurucusuna haksızlık ederler. Biz, TÜrkiye'nin üç tarafı denizlerle, dört tarafı düşmanlarla çevrili diyen bğir anlayışla değil yurtta sulh cihanda sulh anlayışıyla hareket ediyoruz. Biz düşman üretmek değil, dost kazanmak anlayışıyla bir yaklaşım üretiyoruz. Türkiye Cumhuriyerti 29 ekim 1923'te ne kadar büyük düşündüyse şimdi de o kadar büyük düşünmek durumundadır...Tarih boyunca her zaman büyük düşündük, büyük adımlar attık. Bugün de aynı ruh ve aynı heyecanla büyük hedeflere doğru kararlı adımlarla ilerlemek bizim ve yüce meclisimizin asli vazifesidir. Hiçbir topluluk hiçbir kurum veya zümre milletin bu aziz meclisine hiçbir şey dayatamaz. Erdoğan'ın hükümetin icraaatlarını anlatırken hızlı treni örenek vermesi üzerine CHP'li Kemal Anadol 'Hızlı tren yoldan çıktı' dedi. Erdoğan bunun üzerine 'Yoldan çıkan sensin sen' diye konuştu.
Muhalefe şok suçlama