Showing posts with label Dizi. Show all posts
Showing posts with label Dizi. Show all posts

Saturday, April 10, 2010

Türk yöneticiye rekor ceza

LONDRA/İSTANBUL - İngiltere Finans sektörü denetleme kuruluşu FSA, aralarında Çukurova Grubu'na bağlı Genel Enerji'nin CEO'su Mehmet Sepil'in de bulunduğu üç Türk yöneticiye piyasayı kötüye kullandıkları gerekçesiyle 1.16 milyon sterlin ceza verdiğini açıkladı.
FSA tarafından yapılan açıklamada, Sepil'in Heritage Oil hisselerinde yaptığı işlemler sebebiyle 967,005 sterlin cezaya çarptırıldığı ve bunun kuruluş tarihinde özel kişilere verilen en büyük ceza olduğu belirtildi.
Genel Enerji ile Heritage Oil, geçen Haziran'da birleşmek için bağlayıcı olmayan bir anlaşma yapmış, ancak Kasım'da birleşmeden vazgeçilmişti.
Genel Enerji'nin Kuzey Irak'ta ikisi Petrol üretilen saha olmak üzere toplam 7 adet ruhsatı bulunuyor.
SEPİL: HUKUKİ KISITLAMADAN HABERDAR DEĞİLDİKMehmet Sepil yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti: "Geçtiğimiz yıl Genel Enerji yöneticilerinden Levent Akça , Murat Özgül ve şahsım tarafından Londra borsasında işlem gören Heritage Oil Plc. (Heritage) hisseleri ile ilgili alım satım işlemleri yapılmıştır.
FSA tarafından yapılan basın açıklamasında, ne şahsım ne Murat Özgül ne de Levent Akça tarafından piyasa istismarına yönelik bir niyet içinde bulunulmadığı açıkça ifade edilmektedir. Söz konusu hisse alım satımları, ilgili ülkedeki hukuki kısıtlamalardan haberdar olunmadan yapılmıştır. Buna rağmen bahsedilen işlemleri yapmış olmaktan dolayı üzüntü duymaktayız.
Genel Enerji hukuk danışmanlarının uyarısı üzerine, hisse alım satımıyla ilgili olarak tarafımızca FSA’e gönüllü olarak başvuruda bulunulmuştur. Ayrıca araştırmanın her safhasında FSA ile işbirliğinde bulunulmuş ve ilk fırsatta elde edilen kârın geri verilmesi teklif edilmiştir."
CEZA GETİREN ALIM SATIM SÜRECİFSA'nın internet sitesinde yer alan açıklamada ise hisse alım satım süreci hakkında bilgi verildi. Açıklamada, Genel Enerji ve Heritage Oil'in Kuzey Irak'ta bulunan Miran sahasında petrol arama çalışmaları için 31 Mart 2009'da ortaklık kurdukları ve 17 Nisan ile 3 Mayıs tarihleri arasında sahadaki arama çalışmaları hakkında kamuya açık olmayan bilgilerin günlük olarak Genel Enerji ile paylaşıldığı kaydedildi.
Açıklamaya göre Sepil, Özgül ve Akça 4 Mayıs'ta katıldıkları ve olumlu arama sonuçları hakkında bilgi aldıkları bir Dizi toplantının ardından ertesi gün aracı kurumlar vasıtasıyla Heritage Oil hissesi aldı.
Üç yönetici, Heritage tarafından Miran sahasında büyük miktarda petrol bulunduğuna yönelik 6 Mayıs'ta yapılan açıklamanın ardından yüzde 25 civarında değer kazanan hisseleri satarak kâr etti.
Türk yöneticiye rekor ceza

Thursday, December 31, 2009

The Economist ten kozmik oda yorumu


Türkiye’nin generalleri için iyi bir yıl olmadığı ifade edilen makalede basına sızdırılan bir Dizi gizli belge, dinlenen telefonlar ve zaman zaman sıradan kazalarla en güçlü laiklerin bile orduya inancının sarsıldığı belirtildi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “tarihi değişikliklerden” bahsettiğinin altı çizilen dergide sivillerin generallerden emir aldığı günlerin sona ermiş olabileceği ifade edildi.

En son olarak özel kuvvetlerden iki subayın TBMM’nin “sofu” başkanı Bülent Arınç’a suikast düzenleme planları yaptıkları iddiaları üzerine bir Skandal patladığı hatırlatılan yorumda, subaylardan birinin üzerinde Arınç’ın ev adresinin yazılı olduğu bir kağıt parçasını yemeye çalışırken yakalandığı belirtildi.

RESMİ AÇIKLAMA SAVCILARI TATMİN ETMEDİ
Ordudan gelen resmi açıklamada arabadaki subayların Arınç’a gizli bilgiler taşıyan bir meslektaşlarını gözledikleri ifade edilse de savcılar pek tatmin olmadı. Daha sonra suikast iddiaları üzerine başka subaylar da kısa süreliğine gözaltına alındı.

Olaylar ilk patlak verdiğinde güçlü bir direniş yaşansa da müfettişler özel kuvvetlerin bir zamanlar girilmesi imkansız olduğu düşünülen Ankara üslerine girip ülkede istikrarı bozacak ve Ak Parti hükümetini devirecek planlar için arama yapmayı başardı. Dergideki yorumda bu arama yapılan büronun 6-7 Eylül Olayları’nın arkasında olduğuna inanılan kurumun üssü olduğu belirtildi.

Son operasyonun asıl öneminin sivil yetkililerin belki de ilk defa orduya karşı bu kadar büyük bir faaliyete geçmesi olduğu ifade edilen makalede bu faaliyetin yolunun Haziran 2009’da orduyu sivillerin denetimi altına alan yasayla açıldığı hatırlatıldı.

"GÜN GEÇTİKÇE ŞÜPHELENENLER ARTIYOR"
Bir süre tereddüt yaşayan Erdoğan’ın artık orduyla uğraşmaya hazır göründüğü belirtilen yazıda emekli generaller dahil pek çok kişinin Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunduğu ifade edildi.

“Silahlı kuvvetleri suçlayan her yeni detayla, daha fazla Türk ordunun devletin altını oyuyor olabileceği ihtimalini göz önünde bulundurmaya başlıyor” denilen yorumda bu hafta başında Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un Özel Kuvvetler Komutanlığı’ndaki aramaların yasal olduğu yönündeki açıklamasına da yer verildi.

Orduyu karalamaya çalışan isimsiz düşmanlarla ilgili zaman zaman şikayetler dile getirilse de General Başbuğ’un bu incelemede sessiz sakin bir biçimde hükümetle işbirliği yaptığı ifade edildi.

SİYASETÇİLER ORDUDAN BETER
“Türkiye’de 1960’lardan bu yana dört hükümet deviren ordu Türkiye’de istikrarlı bir demokrasinin inşa edilmesinin önündeki en büyük engellerden biriydi” yorumuna yer verilen makalede kavgacı siyasetçilerin de ordudan aşağı kalır yanının olmadığı belirtildi.

Ana muhalefet lideri Deniz Baykal’ın askerlerden daha fazla Darbe yanlısı olduğu da savunulan yorumda Ak Parti’nin göreve gelişinden bu yana yedi yıl geçmesine rağmen ifade özgürlüğünün önünde hala engeller olduğu da belirtildi.

Makaleye son yaşanan olayların en ilginç noktasının da ordunun içinden isimlerin kendi silah arkadaşlarının arasındaki lekeleri temizleme çabaları olduğu yorumuyla son verildi.
The Economist'ten 'kozmik oda' yorumu

Wednesday, December 9, 2009

Çin’in büyümesi hızlanıyor endişeler artıyor


The New York Times'ta yayınlanan bir Haber analizde, ülkede uygulamaya konulan 585 milyar değerideki teşvik paketi, artan kredi kullandırma oranı ve ihracata verilen büyük destek sonucunda GSYH'da, üçüncü çeyrekte yüzde 8.9 oranında büyüme yakalandığı ancak bunun beraberinde endişeleri de getirdiğinin altı çizildi.

Gayri safi yurtiçin hasıladaki bu büyümenin ikinci çeyrekteki yüzde 7.9 oranından bu noktaya yükselirken aynı zamanda da ekonomistlerin ülkedeki istihdam ve sosyal istikrarın sağlanması için gerekli gördüğü yüzde 8 seviyesinin de üstüne çıkmış oldu.

VARLIK BALONU ENDİŞESİ
Bu haber her ne kadar bu yıl işini kaybeden çok sayıdaki işsizi sevindirse de diğer yandan enflasyon ve borsa ile Gayrimenkul piyasasındaki sürdürülemez artışla ilgili endişe yarattı.

Çin'deki gelişmeler ile ilgili görüşlerine yer verilen ekonomik analizler yayınlayan Moody’s Economy.com'dan Alistair Chan, "Yönetim yeni bir balonu başlatmaktan oldukça çekiniyor" dedi.

Ülkede devlet tarafından kontrol edilen bankacılık sisteminden bu yıl içerisinde 1.27 trilyon dolar değerinde rekor seviyede kredi sağlanırken, uzmanlar bu kaynağın çoğunun hisse senetleri ve konut sektörüne yöneldiğini söylüyor.

Bunun neticesinde gayrimenkul fiyatlarında yüzde 73'e varan artış görülürken, Şanghay Borsası yılın ilk yedi ayında bankalarda sağlanan kredi miktarının normale dönmesinden ve bir Dizi halka arzın yatırıma olan talebi gidermesinden önce yaklaşık yüzde 80 oranında değer kazandı. Borsanın şu andaki 2009 kârı ise yüzde 70'e yakın seviyede bulunuyor.

DOĞRU ZAMAN DEĞİL
Hisse senetlerinde ve gayrimenkul piyasasında yaşanan bu balon yine de bazı analistlerin ülke ekonomisinin sallantıda olduğu görüşünü değiştirmiyor.

Bu şekilde düşünen analistler yönetimin uyguladığı mali genişleme politikalarını şimdilik devam etmesi gerektiğini söylerken ülke ekonomisinin toparlanma ve istikrar için can alıcı bir dönemden geçtiğini belirtiyor.

Çin ekonomisini ihracata dayalı yapısını göz önünde bulundurulduğu bu yorumlara bir destek de Çin Mİlli İstatisik Kurumu sözcüsü Li Xiaochao'dan geldi. Li Xiaochao, Reuters haber ajansında yer alan haberde şunları kaydetti:

"Toparlanmanın temelleri henüz sağlam değil, dış ihracat talebi üzerindeki baskı hala ciddi boyutta ve iç talebi artırmak ve ekonominin yapısını değiştirmek bizim için hâlâ zor bir görev."

İhracat, ülkenin ekonomisindeki önemini korurken, bu sayede elde edilen gelirin oranı Batılı ülkeler resesyondan çıkış sürecine girmesine rağmen hâlâ önceki yılların altında seyrediyor.

FAİZ ARTIRIMI BEKLENMİYOR
Haber analizde bu nedenle, ülkede para ve Ekonomi politikalarında faizlerde artırıma gitmek gibi büyük adımların atılmasının beklenmediği de ifade edildi.

Analistlerin daha çok küçük ve yönetimsel adımlar atacağı belirtilen analizde, bunun bankaların ellerindeki rezervleri artırma türünden adımlar olabileceği söylendi.

Çin uzun zamandır küresel ticaret dengesizliği gidermesi için baskı ile karşı karşıya. Birçok uzman, ülkenin ihracata dayalı ekonomisini, sosyal Güvenlik sistemi, Eğitim ve Sağlık sistemini geliştirerek vatandaşların daha fazla harcamaya yöneltmesiyle, daha fazla iç talebe dayalı hale gelmesini tartışıyor.

Analize Chan'ın şu sözleri ile son verildi: "Çin, Perşembe gelen son veriden sonra başlıca probleminin üstesinden geldi ancak günün sonunda ülke ekonomisi yine ABD'ye yapacağı ihracata dayanıyor."
Çin’in büyümesi hızlanıyor endişeler artıyor