Showing posts with label facebook. Show all posts
Showing posts with label facebook. Show all posts

Wednesday, February 17, 2010

Ferrarim olsa satmazdım

Levent Soygür'ün "Biraz Hikaye, Biraz Şiir' adını taşıyan ve Goa Yayınları tarafından yayımlanan kitapta her biri ayrı bir renkle özelleştirilen 17 kısa Hikaye ve 24 Şiir yer alıyor.



Şu anda Coca-Cola'da İş geliştirme Yöneticisi olarak çalışan ve pazarlama alanında özellikle Rock'n cock başta olmak üzere Müzik ve Futbol konularında başarılı programlara imza atan Levent Soygür, yazdıklarının Robin Sharma'nın yazdıklarıyla bir yakınlığı olmadığını belirtiyor ve "Ben Ferrarim olsa satmayı değil, hediye etmeyi tercih ederdim. Bilgelik anlayışı bunu gerektirir. Benimkisi kendi kendime verdiğim bir sorumluluk sözü. Seçme şansı olmayıp da seçim yapmak zorunda bırakılanlar adına bu kitabı yazdım" diyor.



Soygür, kitaba giden yolculuğun Eminönü-Kadıköy vapurunda bir karton koli kağıdı üzerine yazdığı ilk satırlarla başladığını ve değişik zaman aralıklarına, değişen duygu zenginliklerine ve gözlemlerine dayalı diğer öykü ve şiirlerin de birbirini izlediğini söylüyor.



"İSTANBUL Mazoşist BİR SEVGİLİ GİBİ, HEM ACI VERİYOR HEM DE KOPAMIYORSUNUZ"



İstanbul'a 11 yıl önce geldiğini ve şehirdeki ilk izleniminin yalnızlık duygusu olduğunu ifade eden Soygür, "İstanbul'daki ilk dönemlerinde bir anlamda şehirle arkadaş oldum. İstanbul'a sevgi biraz mazoşist bir sevgi. Hem insana acı veriyor hem de onsuz yapamıyorsunuz" dedi.



Kitabın ismi ile ilişkili "Neden biraz hikaye biraz şiir, bu bir güvensizlik işareti mi?' sorusuna Soygür, "Kitapta hem kısa öyküler hem de kısa şiirler yer alıyor. Bunu bir teknik olarak düşünmedim. Yazdığım öyküler bazen şiirlerini üretti. Bazen de şiirler öyküye dönüştü. O yüzden öykülerle şiirler arasında tamamlayıcılık da var. Aslında bu öykülerin hepsi bir araya gelse belki bir uzun hikaye çıkabilir. Yazdıklarım ne bir Roman ne de deneme. Belki ilerde bu öykülerden bir roman yazmayı da düşünebilirim" yanıtı veriyor.



Levent Soygür, hayata ve insan görüntülerine, olaylara bir gözlemci olarak baktığını, yazdıklarını da yaşadığı gözlemlerden yola çıkarak kaleme aldığını belirterek, "Her bir öyküye ayrı bir renk verdim ve toplam 17 öykü oldu. Her bir öykü ile o renklerin anlamları ve çağrıştırdıkları arasında doğrudan bir ilişki var. Yazdıklarımla benim kişisel hayatım arasında doğrudan paralellikler var, ancak gerçeğe yakın kurgularla bazı öykülere zenginlik katmaya çalıştım" diyor.



"YEMEĞE ARA VERİLMESİN İSTEDİM"



Soygür, kitabın gerek içerik gerekse boyut olarak küçüklüğü konusunda şu yorumu yapıyor:



"Okuma kolaylığı olsun istedim. İnsanlar, ara vermeden başka bir uğraşı ile bölünmeden 45 dakikada okuyabilsinler istedim. Nasıl ki ara verilen yemeğe soğursak, benim kitabım için de aynı şey olabilir diye düşündüm. Nitekim okuyucuların pek çoğu aldıklarında hemen bitirdiklerini söylüyorlar." Soygür, kitapla ilgili okurlardan birçok yorum aldığını, genelde bu yorumların okuyanda yarım kalmışlık duygusu verdiği şeklinde olduğunu söylüyor. Kitapta herkesin kendine ait bir şeyler bulduğunu anlatan Soygür, "Hikayelerim çok samimi bulunmuş. Keşke hikayeler daha uzun olsaydı diyenler de var. Düz bir anlatımı tercih ettim ve duygularıma hiçbir şekilde maskeleme yapmadım" diyor. Kitapla ilgili yorum ve eleştirilerin Facebook, Twitter gibi sosyal paylaşım sitelerinde bugünlerde sıklıkla yer aldığını ve her gün okuyuculardan çok sayıda mail geldiğini belirten Soygür, bu konuda şu görüşleri dile getiriyor: "Kitabıma tepkisiz kalınmaması beni çok sevindirdi. Ne kadar sattığından ziyade bu tepkilerin yoğunluğu da önemli. İmza günleri düzenlemesem de, okuyucularımdan gelen tek tek imza taleplerini de karşılamaya çalışıyorum. Kiminin kitabını bir Alışveriş merkezinde, kiminin kitabını da bir arkadaş grubu içinde imzalıyorum. Bu da hem kitabı hem de okuyucu profilini farklılaştıran bir başka nokta."



"İŞ HAYATINDAKİ CESARET İLE EDEBİ CESARET ÇOK FARKLI"



Coca-Cola'nın iş hayatındaki ilk şirketi olduğunu ve şirkete satış elemanı olarak girdiğini ve bugün İş Geliştirme Müdürü olarak çalıştığını belirten 1972 doğumlu Levent Soygür, kitaba giden yolculuğun iç dünyasını şu sözlerle ifade ediyor:



"Kendi kendiniz için yazdığınızda bunu büyük bir zevkle yapabilirsiniz. Ancak bunu başka birileriyle paylaşmaya yani kendi iç dünyanızdan dış dünyaya açmaya karar verdiğinizde iş zorlaşıyor. İş hayatında gösterdiğim cesaretin yüzde birini öykü ve şiir yazmakta gösterebildiğimi bile söylemek çok zor. Yazdıklarımın bir kitabın konusu olabileceği konusunda da bir hayli tereddüt ve tedirginlik yaşadım. Edebiyatla ilgili şiir olsun, öykü olsun en küçük bir çalışmayı bile birilerinin önüne götürmek ve kitaplaştırmaya çalışmak gerçekten büyük cesaret istiyor. Neyse ki bu cesareti yakın çevremdeki insanların ve kimi iş arkadaşlarımın da desteğiyle gösterebildim ve kitabımı yayınlatmayı başardım."



"CESARETE GİDEN ÜÇ TEMEL SORU"



Soygür, iş hayatındaki cesaret ile edebi cesaret arasında çok büyük farklar olduğunun altını çizerek, bu konuda şu yorumda bulunuyor:



"Bir işe kalkışmadan önce kendime hep şu üç soruyu sorarım. Her bir soruya doğru yanıtlar bulmadan diğer soruya da geçmem. Birincisi 'Doğru nedir ve bu doğru ile hangi sonuçlara ulaşabilirim? İkincisi risk ya da riskler nedir ve bu riskler için elimi taşın altına koyabilir miyim?' diye sorarım. Üçüncü temel soru da 'Eğer kendi şirketim olsa ne yapardım?' Kendi şirketim için yapmayacağım şeyi çalıştığım şirket için de kesinlikle yapmam. Hatta bu konuda çalıştığım şirket için daha fazla düşünürüm. Çalıştığım şirkette şimdiye kadar hep cesaret gerektiren çok fazla kararlar aldım. Ve bu ilkeler bana doğru kararlar almamda hep yardımcı oldu. kitap yazarak ve bunu da yayınlatarak yeni bir cesareti daha denemiş oldum. Artık heyecanımı ve tedirginliğimi yendim, daha fazlasını yapabilirim. Belki sırada bir romansı cesaret gelebilir."
'Ferrarim olsa satmazdım'

Tuesday, December 29, 2009

Facebook güzellik yarışması

Sosyal ağ sitesi Facebook, şimdi de Güzellik yarışmasına ev sahipliği yaptı. İşte Romanya'nın en güzel Facebook kızı...



350 milyondan fazla kayıtlı kullanıcısı bulunan Facebook üzerinde düzenlenen bir güzellik yarışmasında, Romanya güzeli seçildi. Facebook'ta resimleri en çok oy alan Iulia Mladin, aldığı 644 oyla rakiplerini geride bırakmayı başardı.



Kullanıcıların "Beğendim" butonuna tıklayarak ilgili Facebook grubundan oy verdiği henüz 22 yaşındaki Mladin'in sadece bir fotoğrafı 644 kez "beğenildi".



Facebook üzerinde düzenlenen renkli etkinlikler arasında yer alan güzellik yarışmasından Romanya güzeli Iulia Mladin'i galerimizde görebilirsiniz...


Facebook güzellik yarışması

Youtube neydi? Ne olacak?

Son on yıla bakıp sosyal ağlarla ilgili bir tahmin yürütmek istesek herhalde söyleyebileceğimiz tek şey popüler olmaya devam edecekleri olur.

Önümüzdeki on yılda ne olacağını söylemekse biraz zor. Geride bıraktığımız on senede inanılmaz popülerliğe ulaşıp sonra kimsenin yüzüne bakmadığı birçok site sayabiliriz. Son iki senede inanılmaz popülerliğe ulaşan Facebook önümüzdeki senenin Friendster'ı olabilir. Ya da 2009'un bombası Twitter'ı iki sene sonra kimse hatırlamayabilir.

Sosyal ağlar inanılmaz bir gelişim ve değişim gösterirken, bazıları Moda olup bazılarının modası geçerken hep aynı yerde kalan bir site vardı: Youtube! Bu yazıda da YouTube'un nereden nereye geldiğini, nereye doğru gittiğini ve onu popüler yapan özelliklerini gözden geçireceğiz.

Youtube neydi? Ne olacak?

Friday, December 25, 2009

Facebook ta hareket çekmek...

Craig Lynch bir hırsız ve 7 yıllık hapis cexasını doldurmak üzereyken cezaevinden kaçtı.

Suffolk'daki Hollesley Bay cezaevinden kaçtıktan sonra Facebook üzerine kendisi için bir sayfa açan Lynch, atlattığı polislerle bu sayfa aracılığıyla dalga geçiyor! Polise hareket çekip bunun fotoğrafını da profiline yükleyen kaçak mahkumum Facebook'ta 199 arkadaşı var.

Ev partilerinde çekilmiş fotoğraflarını paylaşan Lynch, yediği lezzetli yemeklerden ve sıcak evinden bahsediyor. Yılbaşı partisinden ve Norwich'te Şubat ayında bir etkinliğe gideceğinden bile bahsediyor.

'Hızlı yaşa, genç öl' sözlerini profiline yazan Lynch hakkında polis yorum yapmıyor. Ama çoktan kullanılan adres takibe alınmış ve yakalanması için gereken araştırma başlatılmış.

Facebook'ta hareket çekmek...

2009 Facebook raporu

Facebook yılsonunun yaklaşmasıyla birlikte Amerika'da durum güncellemelerinde en çok kullanılan kelimelerin bir listesini yayınladı.

Bu liste Facebook kullanıcılarının en çok ilgilendiği konuları gösteriyor ve halkın nabzını tutuyor. Facebook bu listeye "Memology: Yeni fikir ve trendlerin Facebook'ta nasıl yaygınlaştığının incelenmesi" diyor.

Facebook'un bu listeden gizlilikle ilgili endişelere yer vermemesi de dikkati çekiyor.

Listenin sonunda yer alan Ben, ya da İngilizcesiyle I, durum güncellemelerinde mesajın başında kişi isminin otomatik gösteriminin kalkmasıyla birlikte yaygın kullanılmaya başlandı.
2009 Facebook raporu

Canlı duvar yılın en orijinal buluşlarından

ANKARA - Time dergisi tarafından "2009'un en iyi 50 buluşu"ndan biri seçilen "canlı duvar", aslında sanatçı ve Bilim adamı Patrick Blanc'ın bir eseri.
Blanc'ın, toprağa gereksinim olmadan dikey bir şekilde büyüyen bitki buluşları, sadece Londra'da değil, Bangkok, Paris, New York ve Tokyo'da da birçok yapının duvarlarını kaplıyor.
Bu bitkileri sarmaşıklardan ayıran özellik ise toprağa gereksinim olmadan büyüyebilmeleri. Yaklaşık 10 yılını kayalar ve ağaçlar üzerinde doğal olarak büyüyen yabani bitkileri inceleyerek geçiren Blanc, incelemelerinin ardından bu bitkileri binaların duvarlarında da yetiştirmeyi başarmış.
Bitkileri yerleştireceği şehirlerdeki iklime ve görsel estetik ile uyuma göre, hangi bitkileri binalarda kullanacağı seçen Blanc, 1994'den bu yana 140 adet "dikey bahçe" oluşturdu. Bunların en bilinenleri ise Paris'teki Quai Branly Müzesi, New York Manhattan'daki Marithe ve François Girbaud mağazası, Cenevre'deki Akvaryum ve Bangkok'taki Siam Paragon Alışveriş merkezi.
Londra'nın merkezindeki Green Park'ın tam karşısında bulunan bir otelin bir cephesini kaplayan Blanc'ın "yaşayan duvarı" ise sanatçının Birleşik Krallık'taki ilk ve tek eseri.
Otel yetkilileri, "dikey bahçeyi" duvarlarına yerleştirme kararını şöyle açıkladı:"Neden dikey bahçeyi otelimizin duvarına yerleştirdik? Çünkü, estetik olarak Green Park'ı bütünlüyor, ayrıca Londra'nın biyodeğişimini simgeliyor ama en önemlisi çok eğlenceli ve biz bu bahçeyi çok sevdik."
"Canlı duvarın", internetteki sosyal iletişim ağı Facebook'ta bir hayran sayfası bile olduğunu söyleyen yetkililer, botanik meraklılarının Blanc'ın duvar için hangi bitki türlerini kullandığını ve bunların adlarını bu sayfadan öğrenebileceklerini belirtti.
'Canlı duvar' yılın en orijinal buluşlarından

Wednesday, July 8, 2009

Facebook'ta CV oluşturmak

Kariyer sitelerini kullanan işyerleri arasında yapılan bir araştırmaya göre işverenlerin yüzde 22’si işe alacakları kişiler hakkında mutlaka internet araştırması yapıyor
Kariyer sitelerini kullanan işyerleri arasında yapılan bir araştırmaya göre işverenlerin yüzde 22’si işe alacakları kişiler hakkında mutlaka internet araştırması yapıyor. Özellikle Facebook, Myspace gibi sosyal paylaşım sitelerinde yer alan fotoğrafları, yorumları ya da videoları bu kişilerin kaderini belirleyen unsurlar arasında yer alıyor. Olumsuz etkileyen faktörler arasında içki ya da uyuşturucu kullanırken çekilmiş fotoğraflar, eski işveren hakkında olumsuz yorum yazılması ve uygunsuz yazılar başı çekiyor

Çinli hacker'lardan Facebook tuzağı

Facebook gibi sosyal ağların günden güne kullanıcı kitlesinin genişlemesiyle beraber hacker'ların da bu sitelere ilgisi hızla artmaya devam ediyor. Bunun son örneği ise bu sefer Çin'den gelen yoğun phishing saldırıları oldu.Facebook, bir süredir Çin kaynaklı phishing saldırılarının hedefi oluyor. Ancak işin daha da korkulacak yanı, bu saldırılarının her birinin sofistike, yani karmaşık bir yapıya sahip olması. Phishing saldırıları nasıl meydana geliyor?Facebook'ta yer alan arkadaşlarınızdan biri, sizden 'şifrenizi ve kullanıcısı isminizi' istiyor; akabinde siz de bunu kabul ettiğinizde ise bu bilgilerinizi tehlikeye atmış oluyorsunuz. Ancak daha kötüsü kullanıcıların pek çoğunun Facebook hesabında kullandığı şifrelerin diğer hesaplarıyla (Paypal gibi) aynı olması. Bu nedenle bu saldırılar Facebook'un da ötesine taşınıyor ve büyük bir tehdit ortaya çıkıyor.Eğer size de böyle bir şifre talebi gelirse kesinlikle kabul etmeyin; çünkü özellikle şu sıra Çin'den gelen phishing saldırıları, çok kişinin canını yakacağa benziyor

Facebook StudiVZ'ye dava açtı

Kendisini kopyaladığı gerekçesiyle Alman sosyal ağ sitesi StudiVZ aleyhine dava açan Facebook'un, aslında ilk başta siteyi satın almak istediği ortaya çıktı. Almanya'da sadece 1,2 milyon civarında kullanıcısı olan Facebook, kendisinin 10 katı kullanıcıya sahip olan klonu StudiVZ'i öncelikle Holtzbrinck Gruppe adlı medya şirketinden satın alma yoluna gitmek istemiş.Klon SavaşlarıAncak 2007'de siteyi 134 milyon dolara kendisi alan medya şirketi, bu bedelin çok üstünde bir meblağ talep edince anlaşma sağlanamamış. Aslında tüm bunlar, Facebook'un geçtiğimiz yıla kadar uluslararası piyasayı hiç önemsememesinden kaynaklanıyor. Bu esnada palazlanan yerel klon sitelerle şimdi Almanya, İspanya, Fransa gibi ülkelerde baş etmesi gerekiyor. Bakalım StudiVZ davasından ne sonuç çıkacak

Facebook'ta Kişisel Güvenlik

Facebook'da her önünüze gelen uygulamayı, yayıncısına güvenip profilinize ekliyorsanız, tekrar düşünün deriz. Zira, kişisel bilgilerinize erişim izni verdiğiniz bu yazılımcıkların kodları içine "solucan"lar gizlemek pek hayli kolay. Haftalık bilişim güvenliği buluşması Black Hat'in bu haftaki toplantısında, ağ güvenliği uzmanları bu konuyu gündeme getirerek, "İstesek şimdi bile herkesin Facebook'unu, Myspace'ini kırarız ki," dedikten sonra, kullanıcıları tekrar tekrar uyardı.
Uzmanların ifadesine göre, Myspace'de de kullanılan bu gibi uygulamalarla kullanıcıların hesabına dalan "hacker"lar, ondan sonra e-posta adresinden arkadaş listesine kadar ne bulurlarsa talan ettikten sonra, kullanıcının kendi hesabına erişimini engelleyip bilimum arkadaşlarına bir güzel yayılıyorlar. Aynı işlem, forumlara postalanan "X yazılımını güncelleyin!! Çok önemli " içerikli mesajlarla da gerçekleştirilebiliyor. Ancak tabii bu gibi durumlarda kötü niyetli programlar linki verilen "güncelleme"de bulunuyor
haber facebook

Facebook para dağıtacak

Facebook yönetimi daha önce dedikodusu yapılan "FBFund rant program" dahilinde geliştiricilere para kazandıracak.Facebook plaformu için geliştirilen FBML (Facebook Markup Language) ile yazılmış tüm Facebook platformu yazılımlarına açık olan yarışma üç aşamalı olarak gerçekleşecek. 22 Eylül tarihinde finallere kalan 25 yazılama 25'er bin Amerikan doları dağıtılacak, seçilen uygulamalar arasında yapılacak ikinci etap değerlendirme sonunda ise seçilecek dört kişi 250'şer bin dolar para ödülü kazanacak. Facebook'un bu yıl gerçekleştirilen F8 konferansında haberi verilen yarışma sonucunda para ödüllerine ek olarak reklam / tanıtım desteği de sağlanacak. Facebook yetkililerinin söylediğine göre bu konuyla ilgili dağıtılacak toplam para 10 milyon doları bulacak : Facebook para dağıtacak

Devlet Facebook’a rakip

Aylardır konuşulan Konut Edindirme Yardımı paraları 28 Temmuz Pazartesi günü ödenmeye başladı. KEY alacak 8,5 milyon kişinin T.C. Kimlik Numarası, SSK, Emekli Sandığı veya Bağ-Kur sicil numarası ile ad ve soyadının yer aldığı listeler Başbakanlık Resmi Gazete’de yayımlandı. Vatandaşının canını, malını ve bunun yanında bilgilerini de korumakla mükellef devlet kendi eliyle 8,5 milyon vatandaşının bilgilerini tüm dünyanın ulaşabileceği şekilde yayımladı.
Devlet Facebook’a rakip

Bilgisayar korsanları ve dolandırıcılık şebekelerinin aylarca, hatta yıllarca uğraşarak elde edemeyeceği verileri devlet tek bir günde tüm dünyaya açtı. Sanal dolandırıcılığı teşvik edecek uygulama ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yüzde 10’unun tüm bilgileri dünyanın çeşitli sunucularında yer tutmaya başladı. Bankalardan bu tip bilgileri çalan bilgisayar korsanları, elde ettikleri dataların kalitesine göre bu kayıtların her birini kimi zaman 10 dolara ulaşan fiyatlarla dolandırıcılık şebekelerine satabiliyorlar. Hangi bilgilere ulaşılabilir?TC Kimlik numarası ile vatandaşın doğum tarihi bilgisine ulaşılabiliyor. Bunun yanında vergi borçlarına da ulaşmak mümkün. Sosyal Güvenlik numarası ile ise Anne Adı, Baba Adı, Çalıştığı işyerleri, maaşı öğrenilebiliyor. Bu bilgileri toplayan birisi ise kolaylıkla vatandaşın adres bilgilerine ve telefon bilgilerine ulaşabilir. Anne adı, Baba Adı, TC Kimlik Numarası, doğum tarihi, doğum yeri, nüfus bilgileri, sosyal güvenlik numarası ve adres bilgileri ele geçirilen vatandaş adına bankalardan sahte kimlikle kredi çekilmesi, bu vatadaşların banka bilgilerini ele geçirmek, hesaplarından para transfer etmek ise çok kolay.Devlet Facebook’a rakipBilgilerinizin hacker, hırsız, dolandırıcı gibi kötü kişilerce değil de eşiniz, dostunuz, uzun süredir görüşemediğiniz arkadaşlarınız tarafından ulaşılabilmesi de olası tabii ki. Türkiye’nin önde gelen bilişim hukuku avukatlarından Mehmet Ali Köksal “Kişisel Verilerin Güvenliği Yasası”nın çıkmaması durumunda vatandaşın her şekilde mağdur olabileceğine dikkat çekerek “Tabii ki bu verilerin nasıl kullanıldığı önemli. Dolandırıcılık için de kullanılabilir. Eski arkadaşların izini bulmak için de. Devlet resmen Facebook’a rakip oldu” dedi. Ne yapılması gerekiyordu?Vatandaşın tüm bilgilerinin kolayca edinilebileceği biline biline bu listenin tamamının Resmi Gazete’de bu kadar ayrıntılı şekilde yayınlanması bir hataydı. Resmi Gazete baskısı hiç kimsenin ulaşamayacağı, sadece devletin güvenlik birimleri tarafından korunan bir şekilde bastırılmış olmalı ve bu sayı çok sınırlı olmalıydı. Resmi Gazete’nin web sitesinde bu sayı yer almamalıydı. www.keyodemeleri.com sitesi daha ilk günden vatandaşın ulaşabileceği altyapıda hazır hale getirilmeliydi. www.keyodemeleri.com sitesinde Resmi Gazete’de yapılan yanlış gibi tüm bilgiler tek bir satırda yer almamalı, onun yerine TC Kimlik No, Sosyal Güvenlik No ve Ad Soyad bilgileri girilerek sorgulama yapılacak bir ekran konulmalıydı

Facebook fotoğrafını erotik siteye koydular

Facebook fotoğrafını erotik siteye koydular İngiltere'de yaşayan 22 yaşındaki Becky Spraggs'in, internetin popüler sosyal iletişim sitesi facebook'a koyduğu fotoğrafı başına dert oldu. Spraggs bu fotoğrafın, internetteki pornografik bir sitede kullanıldığını öğrendi.Fotoğrafın yanına eski kocasının telefonu ile "Kullanmak ve kullanılmak istiyorum" yazılan kadın, şoke oldu. Günde 50-60 aşk telefonu almaya başlayan ve eski kocanın uyarısı üzerine durumdan haberdar olan üç çocuk annesi "Dünyam yıkıldı" dedi.İnternetteki arkadaşlık sitelerine vereceğiniz özel bilgilere ve fotoğraflara çok dikkat edin. Bilgisayar korsanlarının ya da kötü niyetli kullanıcıların ilk hedefi internetteki "sosyal ağlar".Özellikle dünyanın dört bir yanında milyonlarca üyesi olan Facebook gibi dev sosyal ağlarda özel güvenlik ayarları bölümüne mutlaka göz gezdirin ve kişisel gizliliğinizi buradaki araçlar sayesinde koruma altına alın

Facebook'un gerçek kullanım amacı ne?


Gerek dünyada, gerekse de Türkiye'de büyük patlama yapan ve hemen hemen tüminternet kullanıcılarının bir şekilde yer aldığı, yer almayanların da yakında yer alacağı tahmin edilen Facebook son zamanlarda hız kesmiş olsa da yine de "en büyük sosyal ağ" etiketini taşımaya devam ediyor. İnternet kullanıcıları arasında gerçekleştirilen bir araştırma, Facebook özelinde sosyal ağların kullanım nedeninin oldukça ilginç bir temele dayandığını ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre kullanıcıların yüzde 70 gibi büyük bir çoğunluğu Facebook'u "diğer insanların hayatını incelemek için" kullanıyor. Eski arkadaşlarının nerelere geldiğini, eski sevgililerinin hayatlarının nasıl değiştiğini Facebook sayfalarının, profillerinin üzerinden fotoğraf ve videolarla tarayan ve arkadaşlarının arkadaşlarının resimler konusunda yaptıkları yorumları okuyup onların hayatlarını izlemeyi hedefleyen kullanıcıların sayıca ezici üstünlüğü, sosyal ağların hangi amaca hizmet ettiği sorusunun ortaya atılmasına neden oldu. "Biri bizi gözetliyor" gibi programların rating popülerliği sosyal ağlara da taşınmış gibi görünüyor.Araştırmada sosyal ağların kullanıcıları birleştirme, organizasyon düzenleme ve tekrar bir araya gelme konusunda da kullanıldığı belirtiliyor, sosyal ağların sunduğu ek uygulamaların (örneğin Facebook uygulamaları) kullanım oranının ise hızlı bir şekilde düştüğü, uygulamaları kuran ancak son bir ayda bir kere bile kullanmayan kullanıcıların yüzdesinin yaklaşık 65 olduğu ortaya konuyor