Showing posts with label Marka. Show all posts
Showing posts with label Marka. Show all posts

Saturday, April 10, 2010

Akenerji nin gözü elektrik özelleştirmesinde

ANKARA - Akenerji Genel Müdürü Ahmet Ümit Danışman, enerjide önemli bir fırsat olarak gördükleri elektrik dağıtım özelleştirme ihalelerini 2010 yılında da yakından izlemeye devam edeceklerini, özelleştirilecek üretim portföyleriyle ilgili olarak çalışmalara başladıklarını söyledi.
Reuters'ın sorularını yanıtlayan Danışman, elektrik sektöründe devam eden dağıtım özelleştirmelerinin yanı sıra 2010 yılında üretim özelleştirmelerine hız verilmesinin öngörüldüğünü, bu kapsamda özelleştirilecek üretim portföylerinin belirlenmiş, önümüzdeki dönemde açılması planlanan ihale çalışmalarının da başladığını anımsattı.
"Entegre bir enerji şirketi olma vizyonuyla 2009 yılında SEDAŞ dağıtım şirketini bünyesine katan Akenerji, öncelikle devraldığı SEDAŞ'ı dağıtım şirketleri arasında bir Marka haline getirmeyi hedeflemektedir. Bunun yanı sıra önemli bir fırsat olarak gördüğü dağıtım özelleştirme ihalelerini 2010 yılında da yakından izlemeye devam edecektir" diyen Danışman, şöyle devam etti:
"Dağıtım özelleştirmelerinin yanı sıra, beş yıl içinde 3,000 MW kurulu güç hedefine paralel olarak Akenerji, belirlenen üretim portföyleri kapsamında özelleştirilecek üretim tesisleri ile ilgili çalışmalarına da başlamıştır."
Akenerji'nin gözü elektrik özelleştirmesinde

Saturday, December 19, 2009

İyi ki Öcalan ve Sakık yaşıyor

Yılmaz, “PKK’ya karşı çatışmalara girerek mücadele ettim. O tarihlerde Öcalan ve Sakık’ın öldürülmesini çok istiyordum. Şimdi söylerken bile canım yanıyor, ama iyi ki Öcalan ve Sakık yaşıyor. İyi ki askerlerimizi Şehit edenler yakalandı ve cezaevinde. Araştıranlar gitsin onlarla konuşsunlar” dedi. Yılmaz, Elazığ İl Jandarma Komutanlığı yaparken, Bingöl sınırında PKK’lıların saldırısında 33 askerin şehit edilmesi üzerine Elazığ 8’inci Kolordu Askeri Mahkemesi’nde yargılandı. 5.5 yıl süren ve Askeri Yargıtay’da son bulan yargılama sonunda beraat etti. Yılmaz, o dönemdeki 33 askerin şehit edilmesi olayının Ergenekon davası kapsamına alınmasını şöyle değerlendirdi.Ateşkes rehaveti vardı 1993 yılında PKK terör örgütünün ateşkes ilan etmesi nedeniyle bölge sakindi, hiçbir olay yaşanmıyordu. Bu da rehavete neden olmuştu. Ortam o kadar sakindi ki, ben olaydan iki gün önce Alay Komutanı olarak hiçbir koruma almadan Van’da yapılan bir toplantıya gittim. Forsu açık olan Kartal Marka makam aracımda eşim de vardı. Bölge sakindi. Bunu Cumhurbaşkanı, Başbakan ve dönemin Genelkurmay başkanları biliyordu. Hiçbir nokta operasyonu yapılmıyordu. Dağ teröristlere kalmıştı. Yani bir rehavet vardı. Yaşanan saldırıda ihmal yok muydu? Tabii ki vardı. Mutlaka hata vardı. Ama o hata Malatya’dan kaynaklandı. Yollar güvenli diye kafileleri rastgele yola çıkartmaları, zamansız bilgi vermeleri ve terör örgütünün yol kesme olayını karanlıktan yararlanıp rahat kaçması için akşam karanlığından bir saat önce yapması gerçeğini rehavetten dolayı dikkate almamalarıydı.İyi ki yargılandıkAbuk sabuk ithamlar bizi çok ama çok üzdü. Şimdi iyi ki yargılanmışız ve beraat etmişiz diye düşünüyorum. Hatta davamızın Yargıtay Ceza Dairelerine kadar gitmesi sevindirici. Beraat ettiğimiz halde bu kadar suçlamalara maruz kalıyoruz. Kendimizi savunmuş olmasaydık, ilk mahkemede beraat etmiş olsaydık, ne tür suçlara maruz kalırdık düşünemiyorum. Ayrıca askerlerimiz şehit edilince ‘Keşke öldürülseler’ diye dualar ettiğimiz Abdullah Öcalan, Şemdin Sakık’ın şimdi yaşadığına dua ediyorum. Düşünebiliyor musunuz? İyi ki onlar öldürülmedi. Askerlerimizi şehit edenlerin bir kısmı vuruldu. İyi ki diğerleri yakalandı ve yaşıyor. Cezaevindeler. Hepsinin adresi belli. Bu olayı Ergenekon kapsamına almak isteyenler gidip onlarla konuşsunlar. Onların yaşaması bizim ithamdan kurtulmamız demek. Canım acıyarak bunları söylüyorum. Bu ithamdan kurtulmamız gerekiyor.
İyi ki Öcalan ve Sakık yaşıyor

Organize tecavüz iddiası

TATİLE gittiği Antalya’da bir hastanenin tuvaletinde Temizlik görevlisi Hayri Güçcük’ün tecavüzüne uğradığını iddia eden ingilizce öğretmeni G.T., başına gelen olayın organize olduğunu öne sürdü. Antalya 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava kapsamında Şişli Adliyesi’nde talimatla ifadesi alınan G.T., şunları anlattı: “Arkadaşım A.D.’yle kaldığımız pansiyonda içki içtik. Bir süre sonra fenalaşan arkadaşımı Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne götürdüm. İçeri girerken ben de fenalaştım. Muhtemelen alkolden zehirlendik. Bana içinde sakinleştirici bulunan serum verildi. Bir ara kendime gelir gibi olduğumda tekerlekli sedyede olduğumu fark ettim. Bir süre sonra iç çamaşırlarımla, ardından cinsel bölgelerimle oynandı. Bu sırada tuvalet ihtiyacı hissettim. Ayağa kalktım, koluma giren mavi kıyafetli birini hatırlıyorum. Ayağında Nike Marka kırmızı çizgili ayakkabı vardı. Erkek mi, kadın mı olduğunu hatırlamıyorum. Tuvalete gittik. Tuvalet alafrangaydı. Ayağa kalkamadım. Benimle birlikte tuvalete giren Hayri Güçcük beni kaldırdı. İç çamaşırımı çekmemiştim. Yardım edeceğini düşünmüştüm. Daha sonra, ‘Birlikte olmak istiyor musun?’ diye sordu. Şiddetle reddetme rağmen eliyle ağzımı kapatarak kendimi savunamayacak durumda olmamdan faydalandı ve tecavüz etti. O bana tecavüz ederken, dışarıdan ‘Hadi Hayri’ diye bir ses geldi. Bundan, bana yapılanın organize olduğunu anladım. Bu ses üzerine sanık külotumu yukarı çekerek beni yattığım sedyeye kadar götürdü ve çekip gitti.”Öğretmenliği bıraktı G.T., olaydan sonra psikolojisinin bozulduğunu, öğretmenliği bırakmak zorunda kaldığını da anlatarak, “Kimse gerçekte böyle bir şey yaşamasa kendini rezil etmez. Sanığın kendi rızamla ilişki istediğim yolundaki savunmasını kabul etmiyorum. Bu hayatın olağan akışına aykırı” dedi.Kendi istedi demiştiCİNSEL saldırı suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Hayri Güçcük, “Benimle ilişkiye girmek istediğini söyledi. Olay kendi isteğiyle olmuştur” iddiasında bulunmuştu. Sanık avukatı da, ”Kamera görüntülerine göre müvekkilim tuvalette sadece 2 dakika 2 saniye kalıyor. Bu kadar kısa sürede tecavüz mü olur?” savunmasını yapmıştı.
Organize tecavüz iddiası