Showing posts with label Sigara. Show all posts
Showing posts with label Sigara. Show all posts

Thursday, December 24, 2009

Baykal, TEKEL işçileriyle buluştu


İşte Baykal'ın açıklamasından satırbaşları:
Sevgili kardeşlerim siz bu mücadeleyi bu aşamaya getirdiniz. Ben de dayanışma duygularımı yanlış bir şey yapamadan nasıl ifade ederim diye düşünürken bir baktım 'Belediye Başkanımız ve Türk-İş Genel Sekreterimiz işçi arkadaşlarımızla sizi ziyaret etmek istiyoruz deyince' elbette dedim. 'Ben zaten sizlerle konuşma istiyorum. Siz bizi ziyaret etmek istiyorsanız şeref duyarım dedim' ve randevu verdim.

ELİNDE BOMBA MI VAR
Sonra ne oldu? Birdenbire öğrendik ki buradaki işçi kardeşlerimin sendikalarımızın ayırdığı otobüslerle bize ziyaret yapmalarına, o ziyarette sorunlarını anlatmalarına izin vermeyi uygun görmemişler.
Demişler ki “hayır olmaz”. Ne olmaz? Tekel işçisi derdini ana muhalefet partisine gidip derdini orada ifade edemez.
'Ne olmaz' ana muhalefet lideri işçinin derdini dinleyemez.
Arkadaşlarım hangi çağda yaşıyoruz? Buraya gelecek insan Türkiye Cumhuriyeti'nin bir vatandaşı.
Gelmek isteyenin elinde bomba var mı? Yasa dışı bir işi var mı? Elinde onun bunu poster var mı?
Sadece gelip derdini anlatacak.

Dediler ki Tekel işçisinin CHP’ye gelmesini kentin güvenliği açısında yetkililer uygun görmemişler.
Arkadaşlardan rica etti. Valiyi, Emniyeti, İçişleri'ni, Cumhurbaşkanı'nı arayın dedim.
Nasıl olur da memleketin pırıl pırıl vatandaşları dertlerini ana muhalefete anlatamaz.

Bir süre bekledim Haber yok onun üzerine dedim ki işçi arkadaşlarımız CHP’ye gelmelerine izin verilmiyorsa ben Deniz Baykal olarak işçi arkadaşlarımdan ayrılmayacağım.
Arkadaşlarımızla dedik ki biz gider işçi arkadaşlarımızla kucaklaşırız.
Sizi CHP Genel Merkezi’ne çay içmeye davet ediyorum. Engellemek isteyeler engellesin ben sizi çağırıyorum. Çayınız hazır.

Bu olay birden bire büyük bir anlam kazandı çok büyük bir olay haline geldi. Eğer Başbakan bu yanlış tutumunu sürdürmeye devam ederse çok daha büyük bir olay haline gelecektir.
Bu olay hangi konuları gündeme getirdi? 4C’yi. 4C sosyal hukuk devletinde tasavvur edilemeyecek bir kölelik düzeni.
Türkiye bu 4C ayıbıyla daha devam edemez. Devlet kaçak sigortasız işçi çalıştırır gibi 4C içinde güvencesiz işçi çalıştırıyor. Bu olmaz.
İki ne ortaya çıktı, özelleştirmenin iç yüzü ortaya çıktı.

Tekel’in içki bölümünü sattılar 292 milyon dolara. Alanlar biraz bekledi sonra 900 milyon dolara sattılar.
Tütün Sigara üretiminde çalışanlar özelleştirmeden sonra ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldılar.
Sadece işçiler değil tütün üreticisi perişan oldu. Tütün ihracatı yarıya düştü, ithalatı katlandı.
Sigara fabrikalarını alan yabancı şirketle kazançlarını arttırdı. Onlar zenginleşti, Türkiye zarar etti.
Bu özelleştirme politikasının sonucu.

12 BİN İŞÇİ KURBANLIK KOYUN MU
Siz bu 12 bin işçiyi kurbanlık koyun mu bellediniz. Satarken bir Darbe kapatırken başka bir darbe.
Devlete verilen zararların faturasını 12 bin Tekel işçisi mi ödeyecek?

Başka ne ortaya çıktı? Bu iktidarın insan hakları, demokrasi, hukukun üstünlüğü, çalışanların hakkı, emek, emeğin örgütlenmesi konularında nasıl bir ikiyüzlülük içinde olduğu demokrasi lafını ağzından düşürmediği halde uygulamada emekçilerin işçilerin üzerine yürüyebildiği ortaya çıktı.
Çalışanları coplayarak, gazlayarak onlara zulmetmek demokraside var mı?
Hepinizin vicdanına yansıyan kareler var. O karelerin içinde bir de bir arkadaşımızın gözüne 15 santimden hedef gözeterek gaz sıkması var.
Bun gerçek de ortaya çıktı. Bu da bir deneyim oldu. Siz olaya Tekel işçilerinin sorunu olarak başladınız ama olay Tekel’i aştı. Türkiye’de yapılan sosyal haksızlıkların ortadan kalkmasına bir vesile oldu.

Eskiden işçi sorunu dediğinizde gazetede yer bulmak mümkün değildi. Bu konunu üzer,ine ölü toprağı atılmış gibi bir görüntü vardı.
Bazen bir olay bu sorunların su yüzüne çıkmasına vesile olur. Kısa bir süre önce 19 işçimiz maden ocağında hayatını kaybetti.
İşin altında tam bir sorumsuzluk yatıyor. Olacak iş değil. İtfaiyecilerin, demiryollarında çalışanların sorunları hepsi göz ardı edilmeye çalışılıyordu.
Ama Tekel işçilerinin eylemi Türkiye’de sosyal bilincin yükselmesine medyanın bu gerçeği keşfetmesine yardımcı oldu. Olay bir büyük konu haline geldi.

BAŞBAKAN BU KONUDAKİ KIZGINLIĞINI KONTROL ET
Ben buradan pek kulak asacağına ihtimal vermiyorum ama Sayın Başbakan’a bir tavsiyede bulunmak istiyorum ''Bu konudaki kızgınlığını kontrol et ve Tekel işçilerinin sorunun hemen çöz.''

Bir an önce bunu çöz. Eğer bunu çözmezsen bu olay hızla büyüyecek. Bu olayın altında kalırsın sayın Başbakan.
Bir an önce bu konuyu tatlıya bağla. Bir çözüm bulun. Olmazsa bu iş büyür ve altında bu iktidar kalır.

EYLEMİNİZ HERKESE ÖRNEK OLSUN
Tekel işçileri....Bu işi şu ana kadar çok iyi götürdünüz, bundan sonrada çok iyi götüreceksiniz.
Siz önce kendi aranızda bir birlik sağladınız. Kardeşlik nasıl olurmuş. Eylem içinde birlik bütünlük nasıl gerçekleşirmiş en güzel örneğini verdiniz.
Sadece kendi aranız birliği sağlamakla kalmadınız Türkiye’de işçi sorunlarının farkında olmayan pek çok insanın da sizin etrafında dayanışma göstermesini sağladınız. Herkese örnek oldunuz.
Bu eyleminiz herkese örnek olsun. Kimse bu işi daha fazla uzatmasın. Ailesinden kopup gelmiş kardeşlerimizi kimse daha fazla meşgul etmesin.
Hareketiniz içinde yer alan bu mücadelede yer alan herkese çok büyük saygı duyuyorum.
Emeğin alın terinin yok sayıldığı daima taviz verdiği haklarından mahrum bırakıldığı bu dönemi artık noktalayalım.
Biraz da milletin yüzü gülsün. Dilerim bu iktidar giderayak bu sorunu kendinden sonraya bırakmasın.

Sizlerle tam bir dayanışma içinde olduğumuzu arkadaşlarımızın sadece cop yiyerek değil, yerlere devrilerek değil sonuna kadar sizinle beraber olacağını bilmenizi istiyorum.
Buradan çıkıp CHP Genel Merkezine gidilmesine izin verilmeyeceği haberini kesinlikle kabul etmiyorum.
Türkiye’de hiçbir makamın Tekel işçisini CHP’ye gelmesini engellemeye hakkı ve yetkisi yoktur.









Baykal, TEKEL işçileriyle buluştu

Wednesday, December 23, 2009

Cildinizin yaşlanma sürecini yavaşlatın

İSTANBUL -
Güneş ışınları, Beslenme alışkanlıkları, derinin dış fiziksel ve kimyasal uyarılara fazla maruz kalması, Sigara kullanımı, fazla alkol tüketimi yaşlılık belirtilerini artırıyor, bu etkilerden kaçınmak yaşlanmayı yavaşlatabiliyor.

En büyük organ olan derinin de diğer organlarla birlikte 20 yaşından itibaren yaşlanmaya başladığını söyleyen Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Dr. Buket Pençe, yaşlanırken ciltte oluşan değişiklikleri, bu süreci yavaşlatmak ve etkilerini azaltmak için neler yapılması gerektiğini anlattı.Derinin üst tabakası yani epidermis incelir ve kırışıklıklara neden olur, derinin yaralanması kolaylaşır. Epidermisin en üst tabakasının yenilenmesi gecikir ve deri soluk bir renk alır. Derinin onarımı yavaşlar ve küçük yaralar bile geç iyileşmeye başlar. Deriden su kaybı kolaylaştığı için deri kurur ve kaşınır. Deriden giren kimyasal maddelerin atılımı gecikir ve kontakt dermatitler yani ekzemalar artar. DERİNİN BARİYER FONKSİYONLARI BOZULURBunun nedeni ise derinin bariyer fonksiyonunun bozulmasıdır. Derinin yaşlanmasıyla melanosit denen renk yapan hücreler azalır. Ultraviyoleye karşı koruyuculuğu azalır güneş lekeleri artar. Derinin bağ dokusu yani elastik ve kollagen liflerdeki bozukluk nedeniyle deri gevşeyerek sarkar, elastikiyeti azalır, mimik çizgileri oluşur, sertleşir ve pürüzlenir. Deride kalın, pürtüklü lekeler artar, alerjik reaksiyonlara neden olan mast hücreleri azaldığı için erken tip ilaç ve besin alerjileri azalır. Eller ve yüzde deri altı yağ dokusu azalırken, uyluklar ve karında artar. Bu da kadınlarda kalça, erkeklerde bel bölgesinin genişlemesine neden olur. Derinin direnç fonksiyonu bozulduğu için deri kanserleri artar. Ter bezleri azalır ve sıcak çarpması riski artar. Deride kılcal damarların görünümü ile kendiliğinden oluşan morluklarda artış görülür. Derinin ısı regülasyonu bozulur ve yaşlılar daha çok üşür. Yaş ilerledikçe yüzde gözenekler genişler ve siyah noktalar artar. Saçlar incelir, yavaş uzar, dökülür, beyazlaşır. Erkeklerde Saç Dökülmesi 20’li yaşlarda, kadınlarda ise menapozdan sonra başlar. Yaşla kadınlarda çenede istenmeyen kıllar oluşurken, erkeklerde kaş, burun içi, kulak kılları uzar. Tırnaklar incelir, yavaş uzar, kurur, matlaşır ve kolay kırılırlar.
Bütün bu değişikliklere engel olabilmek için ilk ve en önemli yapılacak şey güneşten korunmaktır. Çünkü ultraviyole ışınları, deride serbest radikal üretimini artırarak ve antioksidan savunma kapasitesini azaltarak foto yaşlanmaya neden olurlar.İkinci aşamada deri yaşlanmasına engel olmak ve tedavi etmek amacıyla beslenmeye dikkat edilmeli, yaşa göre vitaminler, alfa hidroksi asitler, bitkisel ürünler, biyolojik faktörler, serbest radikal yakalayıcılar, antioksidanlar, bazı hormonlar dıştan veya ağızdan kullanılmalı alkol ve sigara içilmemelidir.
KOZMETİK AÇIDAN ÖNEMLİ VİTAMİNLERVitamin A ve deriveleri: Retinoik asit, betakaroten ve retinol en sık kullanılanlardır. Bunların hem ağızdan alınmaları hem de kozmetiklerde kullanılması güneşe ve diğer tüm etkenlere bağlı deri yaşlanmasını geriye döndürebilir. Bu etkinin görülebilmesi için retinoik asit içeren kozmetiklerin en az 6 hafta kullanılması gerekir. Ancak deriyi tahriş edici etkisine dikkat edilmeli, geceleri kullanılması tercih edilmelidir.Vitamin E: Kuvvetli bir antioksidandır. Ultraviyole ışınlarından korur, nemlendiricidir, kızarıklık ve lekelenmeyi engeller. Topikal kullanıldığında alfa tokoferol olarak kırışıklıkları önler ve kollajen sentezini artırır.Vitamin C: Antioksidan ve leke açıcıdır, hücrelerde kollajen sentezini düzenler ve ultraviyole ışınlarından korur.Vitamin B: Vitamin B3 (Niasin) derinin su kaybını önler, deriyi nemlendirir ve antioksidandır. Provitamin B5 (Pantenol) ise nemlendiricidir ve saç bakım ürünlerinde yüzde 5 oranında kullanılabilmektedir.
Alfa Hidroksi Asitler: Meyve asitleri olarak bilinirler. En çok kullanılanlar glikolik asit ve kaltik asittir. yüzde 2 oranında nemlendirici etkisi olan glikolik asittir, yüzde 8 ile 12 oranında kollajen sentezini artırır, yüzde 70 oranında ise peeling yapar.
Bitkisel Ürünler: Ginkgo biloba ekstresi, soya fasulyesi, mercimek ve kırmızı şarapta bulunurlar. Serbest radikallerden ileri gelen yaşlanmayı geciktirebilir. Piyasada vitaminlerle birlikte yaşlanma karşıtı preparatlarda bulunur.
Polifenoller: Yeşil çayda bulunurlar. C ve E vitamininden daha kuvvetli serbest radikal tutucudurlar. Saç toniklerinde erkek tipi saç dökülmesine karşı da kullanılırlar.
Aloe vera jeli: Ultraviyoleden koruyucu, kızarıklık düzeltici, nemlendirici olarak yaşlanmayı geciktirmek amacıyla kullanılır.
Biyolojik Faktörler: Kallikrein: Domuz pankreasından elde edilir. Yara iyileşmesini hızlandırır ve kırışıklık oluşumuna engel olur. Plasenta Ekstreleri, insan veya hayvan kaynaklı olabilir, hücre yenilenmesini sağlar, derinin esnekliğini artırır.
Cildinizin yaşlanma sürecini yavaşlatın

Wednesday, December 16, 2009

Yanlış vitamin yarardan çok zarar getirir

İSTANBUL - Soğuk havalar ve Domuz Gribi salgını doğal beslenmeye, vücut dengemizi koruma ihtiyacına ve vitaminlere olan talebi artırdı. Oysa eczanelerden satın alınıp gelişigüzel kullanılan ya da internet sitelerinden sipariş edilen vitaminler yarardan çok zarar getirebiliyor. Vitaminlerin kesinlikle Doktor kontrolünde ve dozunda tüketilmesi gerektiğini söyleyen Memorial Ataşehir Tıp Merkezi Dahiliye Bölümü’nden Prof. Dr. Birsel Kavaklı, vitamin kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalara değindi.SAĞLIĞIN ANAHTARI: VİTA-AMİNEVitaminler, birçok fizyolojik olayda anahtar rol üstlenen moleküllerdir. Vitaminler insan vücudu tarafından sentezlenemedikleri için besinlerden sağlanması gerekmektedir. Vitaminlerin isimleri latincede hayat anlamına gelen ‘vita' ve nitrojen içeren anlamına gelen ‘amine' kelimelerinin kombinasyonundan türetilmiştir. Aslında günümüzde bilinen bütün vitaminler nitrojen içermez fakat ilk bulunan vitaminler içerdiği için isim bu şekilde kalmıştır. Sağlıklı bireylerde gıdalara ek olarak vitamin almaya gerek yoktur. Ancak vitamin ihtiyacını artıracak durumlar veya eksikliğinin saptandığı olgularda vitamin verilmesi gerekir.BİLİNÇSİZ VİTAMİN KULLANIMININ SAKINCALARIBilinçsiz vitamin kullanımı karaciğer bozukluğundan böbrek rahatsızlıklarına kadar pek çok hastalığa neden olabilir. Vitaminin doktor kontrolünde kullanılması gerekir. Kişinin kafasına göre ya da eş dost tavsiyesi ile vitamin alması kesinlikle yalnıştır. Mutlaka doktor önerisiyle alınmalıdır. Bilinçsizce tüketilen A vitamini karaciğer bozukluğuna, fazla C vitamini böbrek taşına ve mide rahatsızlıklarına, D vitamini intoksikasyona sebep olabilir.
ÇOÇUĞA D, Sigara İÇENE C, VEJETARYENE B12 Büyüme ve gelişme çağında, hamilelikte, ileri yaşlarda, kronik hastalığı olanlarda, alkolizmde eksikliği saptanan vitaminler kullanılmalıdır. Gerekli olan vitamin miktarı genellikle tavsiye edilen günlük miktar RDA olarak tanımlanmaktadır. Bu değerler ürünlerin etiket bilgilerinde yer almaktadır. Ama yine de ihtiyaç duyulan miktar kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir. Örneğin belirli hastalıklarda kişiye daha yüksek oranda vitamin tavsiye edilir; ayrıca ilaçlar vitaminlerin aktivitelerini engelleyebilmektedir. Belirli grupların özel vitaminlere daha fazla ihtiyacı vardır. Örneğin çocuklar (D vitamini), hamile bayanlar (folik asit), yaşlılar (D vitamini), sigara içenler (C vitamini), çok alkol tüketenler (B1 vitamini) veya vejeteryanlar (B12 vitamini) belirli vitaminlere daha fazla ihtiyaç duyarlar.
ANTİBİYOTİK TEDAVİSİNDE VİTAMİNGerekmedikçe vitamin kullanmak vücuda yarar yerine zarar getirecektir. Vitaminlerin bilinçli ve doğru kullanılması şarttır. Örneğin antibiyotik tedavisinde bağırsaktaki yararlı bakteriler de etkilenir. Buna bağlı olarak pamukçuk gibi mantar hastalıkları, ishal, hazımsızlık ve gaz şikayetleri ortaya çıkar. Bu nedenle antibiyotik tedavisinde özellikle B kompleks vitamini almak yararlıdır. SAĞLIĞIN ABC’SİNİ GELİŞİGÜZEL KULLANMAYINA, D, E, K ve C vitaminlerine ait zarar ve yan etkiler iyi bilinmektedir. A vitamini vücutta birikip karaciğer toksisitesine yol açar. A vitamini toksisitesi, onu bağlayan proteinlerin yok olması ve bu yüzden A vitamininin hücrelere hücum etmesiyle belirir. Bu genellikle vitaminlerin diyetten alınması durumunda ortaya çıkmaz; fakat kişinin takviye kullanması durumunda belirebilir. Belirtileri mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, ishal ve kilo kaybıdır. Kas ve sinir sistemi de iştahsızlık, sinirlilik, yorgunluk, uykusuzluk, bitkinlik, baş ağrısı ve kaslarda zayıflık belirtileri göstererek etkilenir.
D vitamini uzun etkilidir ve birikir. D vitamininin fazlası kandaki kalsiyumun yüksek konsantrasyonda olmasına neden olur. Kalsiyum böbrek taşı oluşturabilir. Kandaki yüksek kalsiyum seviyesi ayrıca kan damarlarının sertleşmesine neden olur ki; özellikle bu da kalp ve akciğer arterleri için tehlikelidir ve ölümcül olabilir. D vitamini toksisitesinin ek belirtileri ise; iştahsızlık, baş ağrısı, zayıflık, halsizlik, aşırı susuzluk, sinirliliktir.
E vitamini ile zehirlenme çok fazla miktarda alınırsa olur; fakat A ve D vitaminlerinde olduğu gibi kolay olmaz. Belirtileri baş ağrısı, zayıflık, baş dönmesi, halsizlik ve görme bozukluklarıdır.
K vitamini zehirlenmesi sadece K vitamini için suda çözünen kaynakları tüketen insanlarda meydana gelir. Belirtileri ise kırmızı hücrelerin hemolizi, sarılık ve beyinde hasarlanmadır.
Tiaminin (B1)anormal bir şekilde çok alımı sinir sistemini etkiler. Güçsüzlük, baş ağrısı, alınganlık ve uyku bozukluğuna yol açar. Ayrıca taşikardi yapabilir.
Yüksek miktardaki niasin (B3) sinir sisteminde, kandaki glukoz ve yağda uyuşturucu etkisi yaratabilir. Kusma, dilin şişmesi, bayılma gibi belirtiler meydana gelebilir. Ilaveten, karaciğerin fonksiyonunu etkileyebilir ve düşük kan basıncına neden olabilir.
B6 vitamininin uzun süreli yüksek dozda alımı, kimi zaman geri dönüşümü olmayan sinir hasarlarına neden olur. Ayaklarda uyuşmayla başlar, sonra ellerde his kaybolabilir ve ağız uyuşabilir. Daha başka toksik semptomlar ise yürümede zorluk, bitkinlik ve baş ağrısıdır. Alımı azaltıldığı zaman bu semptomlar azalır; fakat her zaman tamamen kaybolmaz.
Folat’ın toksisite belirtileri ishal, uyku bozukluğu ve alınganlıktır. B12 vitaminiyle olan yakın ilişkisinden dolayı, folatın yüksek miktarı B12 vitamini eksikliğini kapatır. C vitamini toksisitesi kusma, karın krampları uyku bozukluklarıdır. Böbrek taşına da yol açabilir.
VİTAMİN KULLANIMI KANSERİ TETİKLER Mİ?ABD'de yapılan bir Bilimsel araştırmada aşırı vitamin kullanımınıyla ilerlemiş prostat kanseri arasında bağlantı olabileceği bildirildi. araştırma kapsamında 300 bin erkeğin Sağlık durumlarına ve Beslenme alışkanlıklarına bakıldı. Bunlardan üçte birinin, her gün çeşitli vitaminler aldıkları ve yüzde 5'inin aşırı vitamin tükettiği belirlendi. Araştırmanın başlamasından itibaren geçen 5 yıl içinde, 10 bin 241 erkeğe prostat kanseri teşhisi konuldu. Journal of the National Cancer Institute dergisinde yayınlanan araştırmada, aşırı miktarda vitamin kullananlarda öldürücü prostat kanserine yakalanma riskinin hiç kullanmayanlara oranla iki kat fazla olduğu sonucuna varıldı. Bununla birlikte araştırmacılar, vitamin kullanımıyla prostat kanserinin ilk safhası arasında ilişki bulamadılar. Araştırmacılar, yüksek dozda vitaminin tümör ortaya çıkana kadar etkisinin fazla olmadığı; ancak tümör oluştuktan sonra muhtemelen hızla büyümesine yol açtığı tahmiminde bulundular. Daha az kapsamlı benzer araştırmalarda da aynı sonuca varılmasına karşın, aşırı miktarda vitamin kullanımıyla prostat kanseri arasında kesin bir ilişki bulunduğunu kanıtlamak için başka araştırmalara ihtiyaç olduğu da vurgulandı.
Yanlış vitamin yarardan çok zarar getirir