Showing posts with label inşaat. Show all posts
Showing posts with label inşaat. Show all posts

Saturday, April 10, 2010

Sofya Metrosu nda tünel kazısı başladı

SOFYA - Doğuş İnşaat'ın Temmuz 2008'de ihalesini aldığı Sofya Metrosu Genişletme Projesi'nde tünel kazısına geçildi.
Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da düzenlenen törende yerden yaklaşık 16 metre derine indirilen 9.5 metre çapındaki Tünel Delme Makinası çalışmaya başladı.
Dört istasyonun yapımını kapsayan Sofya Metrosu genişletme çalışması, AB fonlarından yararlanılarak Bulgaristan'da gerçekleştirilen en büyük altyapı projesi olma özelliğini taşıyor.
Törene katılan Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov, nüfusu iki milyona yaklaşan şehirde toplu taşımayı artırmak için metro ağını genişlettiklerini söyledi.
Borisov, projenin Sofya ve Bulgaristan için öneminin büyük olduğunu vurguladı.
TALU: MONTAJI 1.5 AYDA TAMAMLADIKDoğuş inşaat Yönetim Kurulu Başkanı Gönül Talu, projede Doğuş İnşaat'ın kendi ekibiyle Bulgaristan'ın yerel işgücünün harmonize edildiğini ifade etti.

Bini aşkın Bulgar personele istihdam sağladıklarını söyleyen Talu, çalışanların Tünel Delme Makinası'nın montajını zorlu kış şartlarında 1.5 ay gibi kısa sürede tamamladıklarını kaydetti.
ŞAHENK: TÜRKİYE İÇİN GURUR VERİCİDoğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, şunları söyledi: "Sadece Doğuş için değil, Türkiye için de çok gurur verici. İş zamanında yürüyor. Başbakan'ın gelmesi de işe verdiği önemin göstergesi. Bu projenin bir özelliği de, yeraltında böyle önemli bir Proje yapılırken şehirdeki Trafik engellenmiyor, tamamen yerin altında çalışmalar yapılıyor. Çok özel bir metodla yapılıyor. Bu kaliteli işin sonunda Doğuş İnşaat buradaki işini daha da büyütecek. AB'den böyle bir fon alabilmek için firmanın dünya normlarında iş yapması lazım. Bu işin ardından Avrupa'da çok daha büyük işlere imza atacağız."
GÜNDE 9 METRE KAZACAKDoğuş İnşaat'ın yürüttüğü projede hat uzunluğu toplam 3.8 kilometre. Hat üstünde dört istasyon bulunuyor.Tünel Delme Makinası, günde ortalama dokuz metre kazı yapacak. Projenin Ağustos 2012'de tamamlanması planlanıyor. Projenin yüzde 70'i AB fonlarından, yüzde 30'u ise Sofya Belediyesi tarafından karşılanıyor.
Sofya Metrosu'nda tünel kazısı başladı

Friday, December 25, 2009

Ömrünün yarısını bu katedrale verdi

MADRİD - İspanya'nın başkenti Madrid'in Mejorada del Campo ilçesinde yaşayan 84 yaşındaki Justo Gallego Martinez, Katolik inancına bağlılığını göstermek için tek başına başladığı katedral inşaatını 48 yıldır sürdürüyor.
Gallego, gençliğinden beri hep dindar olduğunu ve Din adamı olmak için girdiği manastırı tüberküloz hastalığına yakalanmasından dolayı bıraktığını anlattı.
Köyüne geri döndüğünde ailesine ait 20 bin metre karelik arazi içinde, 1961 yılından bu yana bir katedral inşa etmeye çalışan Gallego, hiçbir inşaat izni olmamasına rağmen geçen 48 yıl boyunca yaklaşık 8 bin metre karelik alana bir yapı oturttu ve bunun katedral olarak tanınıp resmen İspanya'nın kültürel mirası kabul edilmesini başardı.
Kendisinin çabalarını "delilik" olarak görenlere "Onlar beni tanımıyorlar" diye cevap veren Gallego, Hz. İsa'nın sevgisini her zaman yanında hissettiğini ve 48 yıldır pazar günleri hariç haftanın her günü, bazen sabah 03.00'den itibaren katedrale gelip çalıştığını ifade etti.
İnşaatta kullanılan demir, kiremit ve kum gibi malzemeyi diğer inşaatların artıklarından toplayarak veya gelen bağışlarla temin eden Gallego'nun inşaat veya mimarlıkla ilgili hiçbir eğitimi bulunmuyor. "Katedral, kale veya dünyadaki önemli yapıtların inşaatı hakkında kitapları okudum" diyen Gallego, kağıt üzerinde hiçbir plan veya projesinin bulunmadığını söyledi.
Dış yapıyı büyük ölçüde bitiren, ancak eseri tamamlamak için daha çok zamana ihtiyacı olan Gallego, "Benim için katedralin herhangi bir bölümünün önce veya sonra bitmesi önemli değil. Bunu bitiremeden ölebilirim de, ama her şekilde ben memnunum" dedi.
"AZİZ OLMAK İSTEMEK SUÇ MU?""Ben konuşmayı sevmiyorum, zaten benim hayatımı bilenler ve katedrali görenler ne olduğumu anlıyor" diye devam eden Gallego, öldüğü zaman tek istediğinin "iyi bir Hristiyan" olarak hatırlanmak olduğunu söylüyor. "Kendini bu kadar dine veren biri aziz olur" yorumuna, "Sen aziz olmak istemez misin? Herkes ister. Aziz olmak istemek bir suç mu?" cevabını veren Gallego, yaptığı katedrali İspanya ve Papaya hediye etmek istediğini söyledi.

84 yaşında olmasına rağmen çok dinç ve çalışkan olduğu gözlenen Gallego, "Normalde vejetaryenim, ama bu kadar çalışınca iskelet gibi oldum ve güçlü olmam için artık et de yiyorum" diye anlattı. Kız kardeşiyle birlikte yaşayan Gallego, ailesinden hep destek gördüğünü, ancak son dönemlerde karşı çıkanların olduğunu belirterek, "Maddi yardımı kesince bana karşı olmaya başladılar! Biraz kıskançlık var, ama bunlar ailevi konular" diye konuştu.
Bu arada, 48 yıldır süren inşaatın son yıllarda dünya basınının ilgisini çekmesiyle uluslararası alanda da tanınmaya başlayan Gallego, Avrupa'nın birçok yerinden genç Hristiyan dindar grupların katedralin inşaatında kendisine yardımcı olmak için geldiğini kaydetti. Oldukça dindar bir Katolik olan Gallego, Müslümanlar hakkında sahip olduğu ön yargıları dile getirmekten kaçınmazken, "Türkiye'den de gelip yardım etmek isteyen olursa kabul eder misin?" sorusuna, "Geleni geri çevirmek olmaz, ama dikkatli olmak lazım, iyi Müslümanları kabul ederim" cevabını verdi.
REKLAM FİLMİNDEN KAZANDIĞINI KATEDRALE YATIRDIİspanya Katolik Kilisesi, Mejorada del Campo Belediyesi veya bölge insanının yardımları dışında finansman sağlamak için katedrali ziyaret edenlerden de yardım isteyen Gallego, ayrıca ünlü bir firmanın reklam filminde oynamasından dolayı kazandığı parayı ya da hayatı ve katedralle ilgili bastırdığı kitaplardan gelen gelirleri de inşaat için harcıyor.
Halen yanında iki kişi çalıştıran ve birine günde 200 avro, diğerine 50 avro ödeyen Gallego, inşaat süresince en çok "Vatikan kubbesi" olarak tanımladığı yaklaşık 40 metre yüksekliğindeki kubbeyi yaparken zorlandığını söyledi.
Ömrünün yarısını bu katedrale verdi

Thursday, December 24, 2009

9 yaşındaki kız boğazı kesilerek öldürdü


MERSİN'DE Vahşet / WEB TV

Mersin'in merkez Mezitli İlçesi'nde ilköğretim okulu 3'üncü sınıf öğrencisi Hatice T. (9), marangoz komşusu bir çocuk babası A.S. (29) tarafından boğazı kesilerek öldürüldü. Korkunç cinayeti itiraf eden katil zanlısı A.S., olay sonrası adı öğrenilemeyen amcasının oğlunu telefonla arayarak, "Ben bir suç işledim, çok acil eve gel" diye eve çağırdı. Bunun üzerine eve gelen amcaoğlu, A.S.'nin cinayet işlediği öğrenince polise Haber verdi. Olay yerine gelen polis ekipleri, iki katlı evde yaptığı araştırmada, damda boğazı kesilerek öldürülmüş Hatice T.'nin yarı çıplak haldeki cesediyle karşılaştı. Polis ekibi katil zanlısını gözaltına alarak herhangi bir linç girişimine karşı olay yerinden hemen uzaklaştırırken, küçük kızın cesedi ise incelemenin ardından otopsi yapılmak üzere Mersin Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Bu sırada olayı duyan mahalle halkı, olup biteni anlamaya çalıştı. Zanlının evinin yaklaşık 50 metre yakınına toplanan kalabalığın yanına giderek gazetecilerle görüşen inşaat işçisi 3 çocuk babası Nejat T. (41) kızının öldürüldüğünden habersiz, "Benim kızım Kayıp, saat 16.00'dan beri evde yok" diyerek dert yandı. Gazetecilerin polise yönlendirdiği Nejat T., götürüldüğü hastanede yapılan teşhiste öldürülenin kendi kızı olduğunu öğrenince sinir krizleri geçirdi.

Gözyaşlarına boğulan acılı baba, güçlükle sakinleştirildi. Anne Emel T. (39) ise, "Kızım okuldan geldikten sonra komşumuz A.S. ile birlikte sokakta top oynuyordu. Sonra aniden kayıplara karıştı" diye konuştu.

Olay yerine gelen polisin yaptığı incelemede, 9 yaşındaki Hatice'nin tecavüze uğradığı, boğulduktan sonra bıçaklanarak ve boğazı kesilerek öldürüldüğü belirlendi.
Bu arada, zanlı A.S.'nin kavga ettiği eşinin, kızıyla birlikte bir süre önce baba evine gittiği öğrenildi.

9 yaşındaki kız boğazı kesilerek öldürdü

Saturday, December 19, 2009

Euro borç korkusuyla değer kaybediyor


The Wall Street Journal’da “Debt Fears Rattle Europe” başlığıyla yayımlanan Haber analizde, İspanya ve Yunanistan’ın ekonomik sıkıntılarına ek olarak, Avusturya’nın bankacılık sisteminde yaşanan son gelişmelerin de piyasaları sarstığına dikkat çekildi.
Avusturya, Avrupa Merkez Bankası’nın emriyle Pazartesi günü başka bir yerel bankanın devlet kontrolüne geçirilmesinin ardından, ülkede başka bir bankanın Doğu Avrupa’daki riskli yatırımlarında sorun yaşadığı dedikodularıyla sarsıldı.
Bu gelişmelerin ardından Euro, Salı günü dolar karşısında ekim ayından bu yana görülen en düşük seviye olan 1,4505’e geriledi.
YUNANİSTAN BUZ DAĞININ GÖRÜNEN KISMI
Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Hıristiyan Demokrat Birliği’nin başkanı da olan bütçe sözcüsü Norbert Barthle, “Yunanistan buz dağının görünün kısmı” yorumunu yaptı.
Haber analizde, Euro Bölgesi bölgesinde bütçe açıklarının artması ve bazı ülkelerin ekonomilerin çok zayıf olmasının Almanya ve diğer güçlü ekonomilere sahip ülkelerin, bölgedeki zayıf ülkeleri olası bir finansal krize karşı nasıl koruyacakları üzerine düşünmek zorunda bıraktığına dikkat çekildi.
Euro Bölgesi içinde, Portekiz, İrlanda, İtalya, Yunanistan ve İspanya oldukça yüksek bütçe açıklarına sahipken bu ülkelerin büyüme olasılıkları da düşük görülüyor. Uzmanlar, bu durumun, ülkelerin borçlarını hızlı bir şekilde artırabileceği uyarısını yapıyor.
EURO BÖLGESİNİN GÜVENİRLİĞİ ZARAR GÖRÜYOR
Analizde, ülkelerin Euro Bölgesi üyesi olduğu için para birimlerinin değerini düşürerek, sıkıntılarını gideremediklerine ve bu durumun kıtanın para birimiyle bağlantılı devlet tahvilleri için sıkıntı yarattığına dikkat çekildi.
Ülkelerin cari açıklarının artmasının, Euro Bölgesi’nin uluslararası piyasalardaki güvenirliğini sarsması da işaret edilen diğer bir nokta oldu.
WSJ, Avrupa Merkez Bankası, bu soruna doğrudan müdahale etmeyeceğini belirtirken, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in fon kaynağı olarak Uluslararası Para Fonu’nu (IMF) tercih ettiğine de vurgu yaptı.
SORUN YAPISAL AKSAKLIKLARDAN KAYNAKLIYOR
Analizde, Avrupa’nın güneyinde yaşanan bu sıkıntıların en büyük etkenlerinden birinin, ülkelerin kendi ekonomilerinde yaşanan yapısal aksaklıklar ve etkisiz bürokrasi olduğu belirtildi.
Bununla birlikte, İspanya ve Yunanistan’da son dönemde yaşanan büyümenin inşaat ve tüketici harcamalarındaki balonlara bağlı olarak gerçekleştiğine de dikkat çekildi. İtalya ve Yunanistan’ın ise özellikle kamu idarelerini yönetmek konusunda sorun yaşadığı ve ülkelerin geçmişten kalan vergi kaçakçılığı sorunuyla boğuştukları belirtildi.
Makalede, İrlanda’nın daha esnek bir ekonomiye sahip olmasına ve genç nüfusunun büyüme hedeflerine daha kolay erişilebilme olasılığı yaratmasına rağmen, ülkenin İngiliz sterlinin değer kaybetmesinden, sorunlu İngiltere hükümetinden ve büyük İrlanda piyasasından etkilendiğinin altı çizildi.
Euro borç korkusuyla değer kaybediyor