Showing posts with label Trabzon. Show all posts
Showing posts with label Trabzon. Show all posts

Saturday, April 10, 2010

Ülker yeni ortaklık peşinde

İSTANBUL - Yıldız Holding Yatırımlar ve İş geliştirme Başkanı Zeki Ziya Sözen'in katılımıyla gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında verilen bilgiye göre, 1,4 milyar liralık kısmı yurt dışı satışlardan olmak üzere geçtiğimiz yıl Gıda faaliyetlerinden elde ettiği konsolide brüt cirosu 8,8 milyar lira seviyesinde gerçekleşen Holding, 2009 yılında gıdadan 428 milyon lira faaliyet karı elde etti.
2009 yılında 2 bin 500 kişiye yeni istihdam sağlayan Holding, 2010 yılında bin 400 kişiye yeni iş imkanı yaratmayı hedefliyor.
Geçtiğimiz yılı 274 milyon liralık yatırımla kapatan Yıldız Holding, 2010'da yeni global ortaklıklar ve Kişisel Bakım alanında yeni kategorilerde olmayı planlıyor.
ÇORLU'DA 200 MİLYON LİRALIK YATIRIMDanimarkalı Gumlink ile toplamda 200 milyon lirayı bulacak yatırımla Çorlu'da kurulan fabrikayı faaliyete geçiren Holding, çay alanında ortaklık yapılan Alman Laurens Spethmann Holding ile de yeni bir üretim tesisi kuracak.
2009 yılında Alman çay şirketiyle başlanan görüşmelerin tamamlandığı, yapılan anlaşmanın ardından siyah çay ve bitçi çayı alanında faaliyet gösterecek olan Milford Yıldız şirketinin kurulduğu belirtildi.
Milford Yıldız'ın yeni bir üretim tesisi kuracağı, Trabzon Arsin'de bir çay alım ünitesi açacağı kaydedildi.
KİŞİSEL BAKIMA 100 MİLYON LİRALIK YATIRIMYıldız Holding, 2010'da gıda operasyonları konsolide cirosundaki büyümeyi yüzde 12 olarak bütçelerken, 2010'da yeni bir global ortaklığın daha gerçekleşmesi konusunda çalışmaların sürdüğü bildirildi.
Ülker yeni ortaklık peşinde

Monday, December 14, 2009

Deli olmadığını ispat için beş rapor aldı

YAZGÜL Karalar Trabzon SSK’dan 2006’da emekli olduktan sonra eşinden boşanarak memleketi Kars’a dönen, (53), 2007’de alkol alıp tartıştığı annesinin şikâyetiyle önce polis merkezine, ifadesi alındıktan sonra da Kars Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Karalar’ın annesi şikâyetinden vazgeçti ise de hastanenin Psikiyatri Uzmanı Dr. Fatma Oya Er, Karalar’ı Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’ne sevk etti. 14 gün bu hastanede gözetim altında tutulan Karalar’a, ‘Bipolar affektif bozukluk, manik epizod (depresyon ve mani nöbetlerinin ortaya çıktığı bir duygudurum bozukluğu) teşhisi’ konularak rapor verildi. Kim haklıHastane, Kars Asliye Ceza Mahkemesi’ne de şüpheliye ilişkin, ‘Cezai ehliyeti yoktur. Akıl hastasıdır’ diye rapor gönderdi. Rapora itiraz eden sanık, Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na giderek hastaneye sevk edilmek istedi. Savcılık, da Karalar’ı 2008’de Ankara Numune Hastanesi’ne gönderdi. Burada Karalar’a, ‘İşlem gerektirir bir psikopatolojisi yoktur’ raporu verildi. Bu raporla yetinmeyen Karalar, Prof. Dr. Arif Verimli, Prof. Dr. Hayrettin Kara, Prof. Dr. İsmet Kırkpınar ve Doç. Dr. Erol Göka’dan da akıl sağlığının yerinde olduğu yönünde rapor aldı. Bu raporları mahkemeye sunan sanık, bu kez İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Bu kurum da Karalar’da herhangi bir psikolojik rahatsızlık tespit edemedi ancak kendisine konulan ilk teşhisin doğru olduğuna karar verdi. Mahkeme de, kurumun raporunu esas alarak Karalar’ın ‘cezaî ehliyetinin bulunmadığına’ hükmetti. Davayı temyiz eden Karalar’ın durumu, Yargıtay’ın vereceği kararla netlik kazanacak.Karalar konuya ilişkin şunları söyledi: “Çözülemeyen bu olay karşısında hayatım karardı. Artık yazı yazamıyorum. Bir kitabım, bu rapor nedeniyle geri döndü. Eğer deliysem beni tedavi etsinler. Ama aklım başımdaysa bu durumu çözmelerini istiyorum. Birisi bir kuyuya bir taş attı ancak hiç kimse çıkaramıyor.”Emekli olduktan sonra hediyelik eşya dükkanı açan Karalar’ın MEB tarafından yayımlanmış ‘Çilçilli Tavuk’ ve ‘Meraklı Minik Kuzu’ adlı çocuk kitapları ile ‘Kanserle Dost Oldum’ gibi öykü kitapları bulunuyor.
Deli olmadığını ispat için beş rapor aldı

Saturday, December 12, 2009

20 bin kişi kör olacağını bilmiyor

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Oftalmoloji Derneği Glokom Birimi Sekreteri Prof. Dr. İhsan Öge, Türkiye'de ve dünyada körlüğe neden olan en önemli hastalığın halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokom olduğunu vurguladı.Türkiye'de 1.5 milyon glokom hastası olduğuna işaret eden Öge, “Bunun 30 bini de Samsun'da. Bu hastaların sadece 10 bini hastalığından haberdar. 20 bini hastalığın farkında değil ve bu 20 bin hasta yavaş yavaş kör oluyor” dedi.Hastalığın hiçbir bulgu ve belirtisi olmadığını, bu nedenle hastaların yavaş yavaş kör olduklarını anlatan Öge, şu bilgileri verdi:“Ne ağrı, ne kanlanma, ne sızı.. Hiç bir belirti vermeden hastaların görmeleri yavaş yavaş kayboluyor ve bu giden görme geri gelmiyor, hasar kalıcı. Bu nedenle hastalığın erken evrede yakalanması lazım. Bunun için göz tansiyonunun ölçülmesi lazım. Bu sebeple herkesin 40 yaşından sonra yılda bir kere göz tansiyonunu ölçtürmesi gerekir. Bu ölçüm yapıldığı taktirde hastalık yakalanıyor ve tedavisine erken başlıyoruz ve hastalar Yaşam boyu görme sağlıklarını koruyabiliyorlar.”Özellikle ailesinde glokom hikayesi, migren, şeker ve yüksek miyopisi olanlarla kol tansiyonunda yükselme veya düşme olan hastaların öncelikle göz tansiyonlarına bakılması gerektiğinin altını çizen Öge, “Eğer erken teşhis edilirse tedaviye başlıyoruz ve hastaları yaşam boyu görür durumda tutabiliyoruz” diye konuştu.Türk Oftalmoloji Derneği'nin düzenlediği aracın içinde glokom tanısı için gerekli tüm Modern cihazların ve teknik ekibin bulunduğunu söyleyen Öge, bu ekiple tüm Türkiye'de tarama yapıldığını, Samsun'daki taramanın yarın da devam edeceğini kaydetti.Samsun'dan önce Karadeniz Bölgesi'nde Trabzon'da tarama yapıldığını belirten Öge, Samsun'dan sonra İç Anadolu Bölgesi'ne geçileceğini kaydetti.Prof. Dr. Öge, Samsun'daki taramada 300 ile 500 arasında kişiye hizmet sunmak istediklerini belirtti.
20 bin kişi kör olacağını bilmiyor

Tuesday, December 8, 2009

Beşiktaş şampiyon olacak

Her kehaneti çıkan Mustafa Denizli, F.Bahçe derbisi öncesi konuştu

BEŞİKTAŞ Teknik Direktörü Mustafa Denizli, dün LİG TV’de Ömer Güvenç ve Bahri Havadır’ın birlikte hazırlayıp sunduğu 2’ye 1’e konuk oldu ve Beşiktaş’ın şampiyon olacağını ilân etti. İşte ‘Nostradamus’ Denizli’nin A’dan Z’ye söyledikleri:* “12 ile 15. haftalarda ligin tablosu şekillenir, dedim. Puan farkı şimdilik 7. Derbiden sonra tablonun ne olacağını görürüz. Bu tahminleri yaparken bu zamana kadarki şartları, takımımı ve kendimi değerlendiriyorum. Tüm bunların sonunda kafamdaki süreç bellidir. Bunda yanılgı payı %3-5 civarındadır. Onun dışında büyük anormalliğin ortaya çıkması lazım. Önümüzdeki süreçte bunun doğruluk payının olduğunu yine kamuoyuyla paylaşırız.”* “GAYET tabii ki ‘Beşiktaş şampiyon olur’ diyorum. Şampiyon olacağız. Buna mani olunmaz. Şu tablo oraya gidiyor.” * “BEN iyi futbola prim veren, mutluluğu onunla yaşayan bir insanım. Çeşitli faktörlerin bir araya geldiği bir süreçteyiz. Bunu sağır sultan bile biliyor. Biz stadımızda taraftarımızla direkt olmasa bile en direkt bir sorunu paylaşıyoruz. Sadece başkana tepki olursa bundan başkanımız ve yönetimimiz etkilenmez. En çok sahadaki futbolcularım etkilenir.”* “BEŞİKTAŞ’TA göreve tribündeki aynı uğultularla başladım. Ama sene sonunda tam tersi “Yeter Yıldırım Demirören yeter, bu kadar kupa bize yeter”e döndü. Tablo yine oraya gider. Beşiktaş’ın elinde herhangi kayıp-eksik yok.”* “HİÇ lânet olsun, bırakayım demedim. Öyle bir şey içimden geçerse, dışımdan da geçer anında. Onu demek bizim karakterdeki insanların işi değil. 20 yıl önceki tablo bizim mücadeleye başladığımız yıllardı. Bu mücadeleden korkmayıp içine balıklama dalan bizlerin 2 mağlubiyetten sonra lânet olsun ben gidiyorum demesi doğru değil.” * “YEDİĞİM yemeklerin tartışılması anlamsız. Benim hayatımı 10 parça olarak değerlendirirsen bir parçası Mahmut Özgener ile geçmiştir. Bunun içinde yüzlerce yemek var. Evlerde, maçlarda buluşmuşluk, asgari 35 sene var. Ancak İstanbul’da bir kez yemeğe çıktım. O da son oldu. O İstanbul’u çok iyi bilmez, ben 26 senedir İstanbul’dayım. Kiminle yemeğe çıkılıp çıkılmayacağını bilirim. BİR Gazete biz yemeğe çıktık diye bunu Haber yapıyorsa eğer, ben inadına Mahmut Özgener’le, Oğuz Sarvan’la haftada 3 defa yemeğe çıkarım. Kendimden mi, Özgener’den mi, Sarvan’dan mı korkuyorum? Benim futbolculuk yıllarımı bilenler pislikleri nasıl temizlediğimi de iyi bilirler. TFF Başkanı İzmirli ve benim dostum diye, onunla yemek yemeyeceksem bu ülkeye defalarca yazıklar olsun. ‘GİZLİ YESEK NEYSE!’EĞER bu yemek şampiyonluğa bizi götürecekse, o yemeği bir kere değil bin kere yerim. Çekinecek hiçbir şeyim olmaz. Bir kişi çıksın, 40 yıllık Futbol hayatım boyunca futbol adına şu kadarcık olumsuz bir şey söylesin. Benim alnım açık. Yaram yok ki, gocunayım. Ama şu Spor medyası 35-40 yıllık dostluğu bir yemekle farklı bir yöne çekiyorsa.. MAHMUT Özgener ile Çeşme’de, onun evinde de kendi evimde de yerim. O zaman sorsun insanlar ‘Niye evde yemek yiyor?’ diye. Yüzlerce kişinin gittiği restoranda Mahmut ile övünç duyarak yemek yerim. Kim ne düşünürse düşünsün umurumda olmaz. Çünkü kendimi ve Mahmut’u biliyorum. Eğer insanlar bunu konuşabiliyorsa ayıp orda aranmalı. Bizim yemek yememizde değil..“ F.BAHÇE’YE SALDIRACAĞIZ“İYİ futbol oynamamız yakın. Devreyi iyi futbolla bitiririz. Derbide Trabzon maçındaki gibi oynamayız. İyi defans yaptırmak kolaydır ama ayrı bir zekâ gerektirir. Ben defans yaparak kazanmayı istediğim maçların tamamını kazandım. Ama Beşiktaş’ın şu halinden mutlu değilim. Futbolun güzelleşmesine damgayı Beşiktaş vurur. Bu sözü saklayın, sezon sonu çıkarıp tekrar bana gösterin.“BIRAKMAYI ÇOK İSTEDİM“GEÇEN sezon sonu bırakmak samimi düşüncemdi ama buna hakkım yoktu. ‘2-3 hafta önce şampiyonluğu ilan etseydik’ çalışma şansım sıfırının altındaydı, hiç yoktu.. Çünkü Beşiktaş’ın o kısa sürede transfer politikasını ayarlayacak hoca bulması imkânsızdı. Kendimi eleştirerek bırakma kararımın yanlışlığını ortaya koydum. Bu düşüncemi kulüp içinden kimseyle paylaşmadım. Ama bu düşünce gizli kalmazdı.”‘Reha’yla konuşan belli’“REHA Muhtar’a “Gol çalışması bile yapmıyoruz” diyen futbolcunun kim olduğunu biliyorum ama önemli değil. Ona kırılmadım. Türkiye’de en fazla gol çalışması yapan takımız. Ama futbolcu gol atmada beceriksiz ise hiçbir şeyi değiştiremezsiniz. Gol sıkıntısı çektiğimizi ondan evvel ben görüyorum. Ki, benim takımlarım ortalama 2 golün altına düşmez.BÜTÜN hayatını gol üzerine geçirmiş biriyim. 2 keyfim var: İlki topun ağlara girişi, ikincisi misinanın ucuna balığın gelişi.. Ben gol kralı oldum. Yanımda gol kralları çıkarttım. Çalıştığım takımlarda Avrupa Gol Kralı olan futbolcular var..İNSANLAR bunları kamuoyu ile paylaşılsın diye konuşmaz. Sohbet ortamında paylaşır.. Bunu söyleyenle konuyu konuşmadım. Beni üzen, incir çekirdeğini doldurmayacak hadisenin böyle büyütülmesi.”‘Başkan, Tabata’da sınırı aştı’“TABATA’YI transferin son günü aldık. O dönemde işin mali portresine bakacak değildim. Bakacak olsaydım, geçmiş zaman; ’Evet mi derdim hayır mı derdim’ ona net karar veremem. Başkanımız benim isteklerimi karşılayabilmek için biraz sınırı aştı. Çünkü 8 milyon Euro önemli para. Şimdi Tabata’nın o kadar değeri olup olmadığını dünyada veya Türkiye’de kimse değerlendiremez. ŞU an için o para fazla gibi gözükebilir. Bu değerlendirmeyi 2 aylık-3 aylık periyotta düzgün yapamazsınız. Sözleşmesinin sonuna doğru bunun yanıtı ortaya çıkacaktır. Gün gelecektir öyle bir hareket yapacaktır ki, Beşiktaş’ın 10 milyon Euro kazanmasını sağlayacaktır.. Bu olay onu baskı altına alıyor. TÜRKİYE’DE 8 milyon Euro edecek birkaç oyuncu var.. Bizde de var, rakiplerde de. Zira Nihat için de aynı şeyler geçerli. Hakettiği mali portrenin içinde Beşiktaş’a gelmiştir..”‘Tello ile görüşeceğiz’MUSTAFA Denizli röportajın bir kısmında takımla ilgili 2 kritik konuyu da aydınlattı. “Ocakta Delgado takıma katılacak” diyen Denizli, Tello ile ciddi bir görüşme yapacağını da söyledi. İşte ’Delgado gelir, Tello gider‘ şeklinde anlaşılacak o sözler: ”Delgado ocak başında gelecek. Bunu herkes bilmeli. Ama gidecek olanı bir tek ben söylerim. Henüz karar vermedim, veremem. Yarın biri sakatlansa ne yaparım?İYİ bir Delgado’yu ben de arkadaşları da Taraftar da arıyor. Hatta kendisi bile arıyor. Tello ile milli maç arasından sonra detaylı bir konuşma yapacağım. Fazlasıyla fırsat buldu ama hâlâ yeteneklerini ortaya çıkartamadı.”‘Nobre 1 metreden bile gol atamıyor’“NOBRE, Batuhan, Bobo önemli golcüler. Nobre 1 metreden boş kaleye topu sokamıyor. Bu normal değil. Bir atsa uçup gidecek. Batuhan hâlâ 100 kilonun altında değil. Beşiktaş bu sene 5-6 gollü bir galibiyet alacak. O zaman Stres bitecek.. Ben herkesten akıl alıyorum. Bunun zararı yoktur. İşine geleni kullanırsın. Bana ikide bir akıl verenlerin aklını da tartarım. Vıdı vıdı birşey söylüyorsa ona cevap da veririm. Zaten yılda bir cevap veriyorum o da 5 sene konuşuluyor.”‘GEZER ATANIRSA SAYGI DUYARIZ!’“EGER Merkez Hakem Kurulu derbi maça Bünyamin Gezer’i atarsa saygı duyarız. Bizim maçtan mağlup ayrılacağımıza neden olacak bir karar verse bile çok önemli değil. Benim hakemlerle ilgili yaklaşımım değişmez. Peki içim acımaz mı, acır... Sinirlenmez miyim, sinirlenirim. Ama bunu kamuoyu ile asla paylaşmam. Bu arada Milli Takım’ın başına yabancı hoca gelirse ‘Niye?’ diye sormam. Ben yerliyi isterim ama o tercih Mahmut Özgener’indir..”
Beşiktaş şampiyon olacak